kapat

08.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
micro
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
YAVUZ DONAT(ydonat@sabah.com.tr )


Devlet strip-tease yaparken

Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan ile İçişleri Bakanı Saadettin Tantan'a "size bir önerge göstereceğiz" dedik.

"Gensoru" önergesi.

"İçişleri Bakanı" hakkında.

Tarih 12 Şubat 1924.

Cep telefonu, araç telefonu, otomatik telefon hak getire...

Dönem "manyetolu telefon" devri.

Ayrıca...

"O bile" her yerde yok.

En önemli iletişim aracı "mektup."

Ve İstanbul Milletvekili İsmail Canbulat, İçişleri Bakanı Ferit Tek hakkında Meclis'e bir gensoru önergesi veriyor.

Önergede "milletvekillerinin mektuplarının açıldığı" iddia ediliyor.

"Sorumluların cezalandırılması" isteniyor.

Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan "önergeye" baktı.

"Vay canına" dedi:

- Demek... O dönemde de "böyle şeyler" oluyormuş.

Sonra, İçişleri Bakanı Saadettin Tantan önergeyi okudu.

Ve şöyle dedi:

- Bu çeşit işler Osmanlı'ya kadar uzanıyor.

***

Hüsamettin Özkan sordu:

- Gensoru müzakerelerinde neler olmuş?

Anlattık.

Bu arada "görüşmelere dair belgeleri" de gösterdik.

İçişleri Bakanı Ferit Tek "önergenin derhal gündeme alınmasını" istemiş.

Müzakere başlamış.

Bakan "bu iddialar gerçek değil... Kuşku doğuran husus, zarflardaki yapım hatasından" demiş.

Ama Meclis tatmin olmamış.

İstanbul Milletvekili Rauf Orbay "kürsüde söylemeyi sakıncalı bulduğum hususlar var... Durumu bir heyet incelesin" diye konuşmuş.

Ve Meclis bir karar almış:

- Hükümet bu konuyu üç gün içinde inceleyip, sonuca bağlayacaktır... Ve üç gün sonra, İçişleri Bakanı Meclis'e bilgi sunacaktır.

"Üç gün sonra" İçişleri Bakanı kürsüye çıkmış:

- ........mektupların açılmadığı... Kuşku yaratan işlemlerin, işin tekniğinden kaynaklandığı anlaşılmıştır.

* * *

1924 Türkiye'sinde bir "iddia" üç günde sonuca bağlanıyor.

1999 Türkiye'sinde ise...

O onu, bu bunu, memur amirini dinliyor.

Devlet "strip-tease" yapıyor.

***

Dün Emniyet Genel Müdürlüğü'nde "brifing" vardı.

"Yeni Bakan'a brifing.

Brifingde "bu konu... Telefon dinleme konusu" da ele alındı.

Brifingden sonra Emniyet Genel Müdürü Necati Bilican'ı ziyaret ettik.

"Bunlar... Kaç kişiler" diye sorduk.

Bilican'ın yanıtı ilginç:

- Bir elin parmaklarını geçmez.

Yani, topu topu üç, beş kişi...

Üç, beş "hırslı insan."

"Yasa tanımaz" görevli.

Onların "sorumsuzlukları" 185.000 kişilik polis camiasını yaralıyor.

Polis, en kısa zamanda, içindeki "çürük elmaları" temizlemeli.

Bu arada siyaset de kimseyi "koruyup, kollamamalı."

"1924 Meclis'i gibi" hızlı karar vermeli.

***

Polis, iki yıldır "başarıdan, başarıya" koşuyor.

Belli ki polisin bu "performansı" birilerini rahatsız ediyor.

Ve "birileri" yine polisin içindeki üç beş kişiyi kullanıp "camiayı" yaralıyor.

"Yapılacak iş" belli...

Önce "disiplinsizleri" cezalandırmak.

Sonra da...

Bakan'ın dün brifingde söylediği bir sözü "ilke haline" getirmek:

- Polis, kendine zarar verecek kişilerden uzak durmalı.

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır