kapat

08.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
micro
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr )


Canyalçınlar ailece aranıyorsunuz...

Almanya'daki fabrika işçisi Osman Kazancı Türkiye'de ev sahibi olmak için oradaki bankadan 15 bin Mark kredi çekerek, Sedat Canyalçın isimli müteahhide yolladı. Bütün emeli sağlığında ülkesinde bir ev sahibi olabilmekti.

Bu Sedat Canyalçın Malatya'lı bir müteahhit... Aradan epey zaman geçti fakat Osman Kazancı'ya söz verdiği evi vermedi. Adamcağız ne tapu alabildi, ne de parasını... Bunların şirketleri aile şirketi idi. İşte ortakların isimleri, Sedat, Fahriye, Aytaç, Armağan, Müge Canyalçın... Malatya'da kimbilir böyle kaç kişiyi daha dolandırıp, kaçtılar. 06 ZEA 82 plakalı bir araba ile İstanbul'da geziyorlar. Sanırım Malatya'daki insanlardan topladıkları paraları yiyorlar. Tabii sonunda yakalanacaklar. Sanıyorlar ki, yaptıkları yanlarına kâr kalacak.

Bana bakın Canyalçınlar ailesi, hadi içinizden bir tane, iki tane kötü niyetli çıksa eh diyeceğim, ama be acayip insanlar koca bir ailenin hepsi birden dolandırıcı olurmuş muş... Bunun en büyük örneği sizsiniz. Unutmayın ki, "Çekirge bir sıçrar, iki sıçrar, üçüncüsünde mutlak yakayı ele verir..." Sizde tıpkı bu çekirge gibi olacaksınız. Yakayı ele vereceksiniz ve ahını aldığınız insanların gazabına uğrayacaksınız. Hem de bu iş kanun yolu ile olacak. Çünkü onların hepsi sizi mahkemeye verdi. Size bir tavsiyem var, belki şu anda ailece kaçabiliyorsunuz ama sonunuz çok kötü. Beni dinlerseniz, hemen dolandırdığınız bu ailelerle irtibata geçip, ödeme planı yapın. Kurtuluşunuz ancak böyle olabilir.

İlk piyango Yaşar Okuyan'a çıktı...
Geçen günkü yazımda da söylediğim gibi, yeni hükümet üyeleri arasında yakından tanıdığım bakanlardan biri de Yaşar Okuyan'dır. İlk piyangomuz da Sevgili Yaşar Okuyan'a çıktı...

Konu şu; SSK'da tam 25 yıl, 5 ay çalışarak ve primlerini günü gününe ödeyerek, 1996 yılında emekli olan Mehmet Bahçeci, dişlerinden rahatsızlanıp, SSK'nın Bursa Diş Hastanesi'ne başvurdu. Hekimler dişlerinin çekilip, yerine damak yapılacağını söylediler. Bu arada 4 tane sağlam dişini de çektirdi ve damağın ölçüsü alınarak, 9 ay sonraya gün verildi. Bu süre içerisinde anasından emdiği süt burnundan geldi.

Neyse, 22 Mayıs'da dişleri hazırdı ve büyük bir sevinçle yeni damaklarını taktırdı. Ama ne görsün ki, daha ikinci gününde yeni dişler adamcağızın ağzından düşmeye başladı. Sonra ne oldu diyeceksiniz, tekrar hastaneye başvurdu. Onu yine heyete yolladılar, heyetten rapor aldı, damaklar birkaç defa tamir edildi ve sonunda hiçbir netice alınamayınca hastaneden kendisine, "Bu iş bundan iyi olmaz. Eğer tekrar müracaat edersen, 4 yıl sonrasına gün veririz. Prosedür böyle..." cevabını verdiler.

Yaa işte Sevgili Çalışma Bakanımız, durum böyle... Burası, bu işçilerin primlerinden kesilmiş paralarla yapılan bir hastane. Ve işçiye yapılan muamele... Ben hiç yorum yapmıyorum ve bu konuyu sana havale ediyorum. Sevgilerim ve başarı dileklerimle...

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır