kapat

08.06.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber Ýndeksi
Yazarlar
Günün Ýçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
micro
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
Bayan Sabah
Ýþte Ýnsan
Astroloji
Reklam
Sarý Sayfalar
Arþiv
Hazýrlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGÝ BASIM YAYINCILIK SANAYÝ VE TÝCARET A.Þ.
Caným Türkiye
Karabeg ailesi, Kosova savaþý çýkar çýkmaz Türkiye'ye ilk gelenlerden. Dünlerini anýlarýný, yarýna umutlarýný savaþýn çýðlýðýnda býrakmýþlardý. Þimdi Karabeg ailesi üç aydýr Ýstanbul'da hayat mücadelesi veriyor.

Onlarý, geçen mart ayýnýn sonlarýnda Kapýkule'de karanlýðýn kucaðýnda bulmuþtum. Bir cipin sürücü koltuðunda elli yaþlarýnda bir adam, yanýnda yirmisinde bir delikanlý, arka koltukta ise yüreklerini birbirine sarmýþ üç kadýn... Adam Nevzat Karabeg, karýsý Milka, oðlu Deniz, kýzý Ýnes ve komþularýnýn Arnavut kýzý Donika Hoca ile Kosova'da savaþ baþlar baþlamaz, umudun gurbetinde yeni hayatlarýnýn baharýný aramaya çýkmýþlardý.

Zaman, hayatlarýnda üç aylýk kredisini kullandý. Üç aydýr Karabeg ailesi, Bakýrköy'de akrabalarýnýn yanýnda Kosova'da "barýþ" meþalesinin ne zaman yanacaðýný beklemekte...

Üç ayýn muhasebesi
Geçen pazar günü, Karabeg ailesiyle Sarayburnu sahiline Ýstanbul'da yaþadýklarý üç ayýn muhasebesine oturdum.

Üç ay içinde ne yapmýþlardý, nasýl geçiyordu günleri ve geceleri, Kosova'dan haberler ne ahvaldeydi, "barýþ" dönüþ umutlarýna kývýlcým verebilecek miydi?

Deniz ile Ýnes, iþ bulmuþ çalýþýyorlardý. Donika, Türkçeyi anlamasýna raðmen henüz konuþamadýðý için hâlâ misafirliðin gergefini dokumaktaydý.

Sarayburnu önünde, önce Boðaz'ýn rüzgârýnda kavrulmuþ simitlerden aldýk birer tane, sonra yüzümüzü Ýstanbul'un sžretine vererek dünyanýn hali ve ahvalinden konuþmaya baþladýk Nevzat Karabeg, eþi Milka ve Donika ile... Haluk Soysal ise konuþtuklarýmýzýn fotografisini çýkardý.

Güneþin kirpikleri çay bardaklarýmýz üzerine düþerken Nevzat Karabeg, Ýstanbul'da geçen üç ayýný þöyle özetliyor:

"Ýstanbul'da misafirliðim baþlar baþlamaz iþ aramaya baþladým. Çok zor günlerdi, burada kýzkardeþim olmasaydý çok zahmet çekerdik. Kendileri dahil tam on beþ kiþiye açtý kapýlarýný... Bir aydan beri Beylikdüzü'nde Proton servisinde çalýþýyorum. Önceki gün ilk aylýðýmý aldým, tam 150 milyon lira. Bunlar gelip geçici, geçmeyen yurt özlemi... Her akþam, televizyon karþýsýnda geçiyor. Evimiz duruyor mu, oradaki akrabalar, komþular ne halde, iþte bütün bunlarýn meraký içindeyiz. Son bir aydýr telefonlar açýldý, konuþabiliyoruz. Milka'nin annesi, babasý, amcamýn oðlu ile haberleþiyoruz. Belgrat'ta bir arkadaþým var, bazan o arýyor. Hepsinin dileði, bir gün yine buluþabilmemiz. Biz erken geldiðimizden fazla acý çekmedik. Onlar telefonda çektiklerini anlatýyorlar. Mesela kardeþim, sekiz gün Makedonya sýnýrýnda beklemiþ. Maskeli polisler çok eziyet etmiþler. Ama þimdi kardeþim 'bize dokunmuyorlar' diyor. Ýþe gidiyorlarmýþ. Hayat biraz normale dönmüþ ama, þimdi de bundan sonra olacak korkusu var. En büyük korku da Sýrplarýn çekilince etrafý yakýp yýkmalarý..."

Ýstanbul'un kucaðýnda
Sohbetin mayasýna eþi Milka'nýn sözleri katýk oluyor:

"Yüreðimizi kasýp kavuran oradan bir haber alamamamýz. Düþünsenize, buraya geldikten bir ay sonra haber alabildik. O bir ay, þimdi ömrümün bir on yýlý geliyor bana."

Nevzat Karabeg iþ bulmuþ, oðlu Maslak'ta, kýzý Bakýrköy'de çalýþýyor. Uyarýna gelirse eþi de çalýþacak. Tek sýkýntýlarý baþlarýný sokacak iki göz evlerinin olmayýþý...

Ýstanbul'u soruyorum.

"Ýstanbul çok güzel" diyor Nevzat Karabeg, "insanlarý da çok medeni. Ýstanbul olmasaydý biz nereye, kime sýðýnýrdýk. O kucak açtý bize. Yýllar önce Peþmergeler Türkiye'ye sýðýndýðýnda, ki o zaman televizyonda görmüþtük Türk insanýnýn ne kadar merhametli olduðunu. O merhamet duygusu ile Ýstanbul'a geldik biz de..."

Bu, Karabeg ailesinin ilk Ýstanbul içre gezileri. Gerçi yirmi yýl kadar önce, Tito zamanýnda, Nevzat Karabeg Polenozköy'e bir ralli yarýþýna "tamirci" olarak gelmiþ, eþi Milka ile Bodrum güneþinden hayat iksirini damýtmýþ ve o günlerin fotografisi hâlâ durmakta ömür albümlerinde...

Paralarý olsa þimdi de dolaþacaklar ama, kazandýklarý ancak boðazlarýna yetiyor.

Nevzat Karabeg, "Ýlk günler belediye metro bileti vermiþti, bir ay sonra kaldýrdýlar" diyor ve eþi ekliyor:

"Kýzýlay kumanya veriyordu, kurufasulye, mercimek, yað filan. Bir kere aldým, ama sonra baktým bizden daha çok muhtaçlar vardýr, bir daha almaya gönlüm elvermedi."

Ya Karabeg ailesinin geleceðe dönük umutlarý? Savaþ biterse durumun ne olacaðý?

Nevzat Karabeg, "Savaþ biter bitmez döneceðim" diyerek sözün düðümünü atýyor:

"Ýnþallah evim, atölyem býraktýðým gibi kalmýþtýr. Onlarý satýp tekrar Ýstanbul'a döneceðim. Çocuklar zaten dönmek istemiyorlar. Ayrýca savaþ þimdi bitse de 4-5 yýl sonra yine patlak verir. Oralarý artýk iflah olmaz. Bizim geleceðimiz bundan sonra Türkiye'de, Ýstanbul'da..."


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGÝ BASIM YAYINCILIK SANAYÝ VE TÝCARET A.Þ. - Tüm haklarý saklýdýr