Krizin yükünü çeken sektörlerin başındaki tekstil ve konfeksiyon arasındaki kavgada, Sakıp Sabancı dampingli ithalatı eleştirdi
Tekstil ile konfeksiyonun arası açıldı. Uzak Doğu'nun fiyat rekabeti, Rusya pazarında finansal krizin yol açtığı çöküntü ve yüksek faiz kıskacı, tekstilcilerle konfeksiyonculara karşı cephelere düşürdü.
İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Nuri Altok, geçtiğimiz günlerde düzenlenen bir panelde "Bugüne kadar tekstil ve konfeksiyon sektörleri birlikte karar alıyordu. Artık iki sektörün birbirine etle tırnak gibi bağlı olduğu gerçeği bir tarafta durmakla birlikte döviz kazandırma, istihdam ve katma değer yönünden iki sektörün farklılıklarını gözler önüne serecek çalışma başlatıyoruz" diyerek yeni rotayı çizdi.
İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Oğuz Satıcı, bir ayrılığın söz konusu olmadığında ısrar edip, gümrüklerden giren düşük faturalı mallara hazır giyimcilerin de karşı çıkmaları gerektiğini vurguladı.
Geçtiğimiz günlerde İstanbul Tekstil Üreticileri Derneği'nin (İTÜD) Hilton'da yemeği vardı. Burada da İTÜD Başkanı Yılmaz Kabarık, konfeksiyonla, tekstilin etle-tırnak gibi olduklarını vurguluyordu. Kabarık'ın konuşmasından sonra salonda bulunan davetlilerden Sakıp Sabancı kürsüye davet edildi. Sabancı tekstilcilere hedef koyuyordu:
"Çaputçuyum... Babam Hacı Ömer Sabancı 1953 yılında Adana'da Bossa'yı kurduğunda, Celal Bayar, 'Allah benim ömrümden alsın sana versin' diyordu. Ankara'ya sesinizi duyurmak için gidin, derdinizi anlatın. Onlardan bir şey istemeye gitmiyorsunuz, daha çok vergi vermeye gidiyorsunuz. Size randevu vermeye mecburlar."
Sabancı, tekstilcilerin anti-damping yasasının çıkması için Ankara'da yürüttükleri lobiyi de destekleyerek "Damping, damping dans ediyor. Eller kota koyup, Türk malını sınırlarken, biz kapıları açmışız. Ankara'da oturanlar Allah'tan korkun, dampingli ithalat yoluyla Hasan, Mehmet baltalanmıyor, Hazine kaybediyor" diyerek konuşmasını sürdürdü.
Ziyaret sonuç vermedi
Kabarık, bundan 15 gün önce Altok'a bir nezaket ziyaretinde bulunup, konfeksiyoncularla, tekstilcilerin pazar daralması, Uzak Doğu rekabeti ve finanman gibi sorunları elele vererek aşmaları gerektiğini söylemişti. Daha doğrusu söylemek istemişti. Ancak Altok, Kabarık'ı lafları karnında gönderdi. Kabarık, ikinci nezaket ziyaretini tekstilcilerin temsilcisi Oğuz Satıcı'ya yaptı. Satıcı tekstille, konfeksiyonun karşı karşıya gelmesinden rahatsızlığını söyleyince Kabarık'ın içi rahatladı.
Hilton'daki yemekte her ne kadar Sabancı "Hükümetin ilk icraatı, Seçim Kanunu'nu değiştirmek olmalı" dediyse de, tektilcilerle, konfeksiyoncuların antidamping kavgası her an öne çıkabilir.