kapat

31.05.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
I H Y
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
CAN DÜNDAR(cdundar@sabah.com.tr )


Apo ne diyebilir?

Tarihi davalarda ilk duruşma önemlidir. O ilk duruşmada mahkemenin ve sanıkların tavrı ciddi toplumsal akisler yaratacak mahiyettedir.

O dönemde özellikle yurtdışı yayınlar izlendiğinde gözlerin bugün başlayacak Öcalan davasında bu iki unsura çevrildiği görülecektir.

Mahkeme açısından tam yargılama aşamasında (dere geçilirken) DGM'nin askeri üyesi üzerine bir tartışma açılması talihsizlik olmuştur. Türkiye'nin bütün uyarılara rağmen yıllarca çözmemekte direndiği bu sorunu şimdi Apo için apar topar çözme gayreti trajikomik bir manzara arz ediyor.

Apo'ya gelince... Avukatlarının verdiği bilgiye bakılırsa Öcalan tek kişilik hücresinde sadece FM kanallı bir radyoyu dinleyerek dışardan haber almaya çalışıyor. Bir ulusal gazeteyi (kendisiyle ilgili haberler kesildikten sonra) okuyabiliyor. Bu arada kendisine gönderilen mektuplardan bazılarını alıp cevap yazabiliyor. Kimi satırları karalanmış olsa da bu mektuplar Apo'nun ruh haline ilişkin ipuçları veriyor. Bunları daha önceki savcılık ifadeleriyle ve avukatların açıklamalarıyla değerlendirince Öcalan'ın ne tür bir savunma hazırladığı da anlaşılabiliyor.

İlk duruşma öncesi bu ipuçlarını sizlere yansıtmaya çalışacağım:

ooo

Apo'nun içinde bulunduğu psikolojiye ilişkin en ilginç satılar Nisan ayında İmralı'dan Teslim Töre'ye yazdığı mektupta yeraldı. Şöyle diyordu:

"Bu ruh halimle ne hatıralara, ne hayallere hiç hazır değilim. Yağmur yağarken yaprak yeşerirken bile kendimi tutamıyorum."

Bu ifadelerden Apo'nun ruhen pek iyi durumda olmadığı anlaşılıyor. Ne geçmişe ne de geleceğe bakabilecek halde... Bugünü kurtarmaya çalışıyor. El yazısıyla 100 sayfayı geçen savunmasını hazırlıyor.

Mektuplarda sık sık "önünün bulanık olduğundan" söz ediyor ve "yaşamama izin verilirse" gibi ifadeler kullanıyor.

Uçakta gözleri açılınca sarf ettiği "yardıma hazırım" sözünü mahkemede tekrarlamaya hazırlanıyor. İddianamedeki suçlamalara tek tek cevap vermek yerine genel bir savunma yapacağı ve davayı siyasi bir platforma dönüştürmeye çalışacağı anlaşılıyor. Geçmişte özellikle sivillere yönelik saldırılarla ilgili olarak günah çıkaracağı, muhtemel eylemlerin önlenmesi konusunda da "yardım vaadi"dinde bulunacağı tahmin ediliyor.

Dışarı sızan mesajlarda ilginç olan birkaç unsur daha var:

Biri Apo'nun "ülke bütünlüğü ve devletin bağımsızlığı"nı vurgulamaya başlaması...

Öcalan bırakın bağımsız bir Kürt devletini federasyon, otonomi gibi formülleri bile reddediyor. Çözümün "demokratik sistem" olduğunu belirtiyor.

İkinci ilginç nokta, Apo'nun ilk ifadesinde de belirttiği "Ben Atatürk'e, Türk Ulusu'na ve bayrağına saygılıyım" mesajını daha sık dile getirir olması.

"Yakalandığımda Türk Bayrağı'na karşı saygımı öperek gösterdim" şeklinde savcılık ifadesi bu örneklerden sadece biri.

Bir başka ifade de yeni kurulan hükümetle ilgili... Apo, MHP'nin değişip değişmediği tartışmasına dahil olurken kendine özgü Türkçesi ile şöyle diyor:

"MHP ders almayı eğer demokrat bir çizgiye çekip pratikte de tutarlı olursa bu da iyi bir gelişme sayılmalıdır."

ooo

Anlaşılan o ki, Apo da sıkışınca modaya uyup "merkeze yaklaşma" eğilimine girdi.

Ama yine anlaşıldığı kadarıyla "... Artık çok geç..."

Bu ifadelerin 15 yıllık kanlı macerada toprağa düşmüş 30 bin kişiyi unutturması imkansız.

Diyelim bugün başlayacak dava, yeni bir başlangıca vesile olsun.

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır