|
|
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr
)
|
  
Üniversitenin kalite belgesi, kendi profesörünü yaktı...
İnsanın aklına en son gelecek şey ama, kader bu... Sen o üniversitenin öğretim üyesi ol, reklamlarda kendi üniversitesinin garantisini gör, malı al, ondan sonra da "Yandım Allah" de...
İşte bizim Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Seyfi Kulaklı'nın başına böyle bir şey geldi. Hoca 1997 yılında Doğtaş Mobilya'dan ayıptır söylemesi, 1,5 milyar lira ödeyerek mobilya takımı aldı. Bu firmayı seçmesine neden gazetede okuduğu bir reklamdı. Reklamda bu firma, ürettikleri mobilyaların Hacettepe Üniversitesi kalite belgesine sahip olduğunu ilan ediyordu.
Prof. Seyfi Kulaklı aldığı eşyaların daha iki yılı doldurmadan deforme oluşuna anlam verememişti... Firmayı aradı ama kendisine, muhatap bulamadı. Bunun üzerine üniversitede bir araştırma yaptı. Öğrendiğine göre, bu öğretim kurumunun bazı hocaları (ki isimleri bende mevcut) Doğtaş Mobilya ile gizli bir anlaşma yapıp, okulun mühürünü kullanmışlar ve ona yeterlilik belgesi vermişler.
Böyle bir kepazelik nasıl olur bilemiyorum. Ama durum Sanayi Bakanlığı'na, Tüketici Koruma Derneği'ne, YÖK'e ve Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü'ne bildirildiği halde, hiçbiri ilgilenmediyse işin içinde bir bit yeniği var demektir. Ya bu mobilya mağazasının torpili çok büyük, ya da sırtını çok kalın bir ağaca yaslamış. Ama bunlar bize sökmez. Bu konuyla hangi birim, hangi kuruluş ilgileniyorsa hemen harekete geçsin. Geçmezse ben onları harekete geçirmesini bilirim.
Araba kullanırken gazetesini okuyan adam, milleti hasta ettin
İstanbul şehir içinde araba kullanmanın bir dert haline geldiği artık herkes tarafından biliniyor. Hele hele trafiğin yoğun olduğu sabah ve akşam saatlerinde bu dert gittikçe büyüyor. Ama aramızda öyle becerikliler var ki, akılları durduruyorlar.
İşte bunlardan biri, 34 AHY 30 plakalı gri renkli, Opel Vectra'nın ismini bilmediğimiz sürücüsü... Bu arkadaş 8.4.99 günü sabah 8.30 sıralarında Boğaziçi Köprüsü-Beylerbeyi ayaklarından Beşiktaş yol ayrımına kadar hem arabasını kullandı, hem de direksiyonunun üstüne serdiği gazeteyi başından sonuna kadar okudu.
Olacak iş değil... Kardeşim, hadi kendini düşünmüyorsun, etrafını da mı düşünmüyorsun?... Haydi sana bir şey olup olmayacağını düşünmeyelim, onu bir kenara bırakalım... Ama biliyor musun, o köprünün başından Beşiktaş kavşağına gidene kadar etrafındaki bütün sürücüleri hasta ettin. Millet sana bakmaktan araba kullanamaz oldu. Hünerin sana kalsın. Başın belaya girmeden bırak bu huyunu... Gazeteni git evinde veya ofisinde oku, etrafa da kötü örnek olma...
|
 |
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|