Sonucu etkisiz bir maçı oynamak da zor, izlemek de zor. Hem G.Saray, hem de G.Antep, ligde alacakları yeri almışlar. Ama ne var ki, G.Saraylılar özelikle de Terim, şampiyonluğun tadını bir galibiyetle çıkarmak istiyordu.
Bu nedenle sarı-kırmızılı futbolcular, maçın büyük bir bölümünde özveriyle oynadı. Böyle maçlarda futbolcuları eleştirirken biraz insaflı davranmak lazım. Ama ben yine de G.Saray'daki futbolcuları sizlere teker teker anlatayım.
Taffarel, her zamanki ciddiydi. G.Saray kalesine gelen tehlikeli topları açıları iyi kapatarak önledi. Savunmanın göbeğinde oynayan Bülent-Popescu ikilisinden daha iyi olan Popescu'ydu.
Savunmanın kenarında oynayan Fatih ve K.Hakan hem savunmada iyiydiler, hem de hücuma katkıda bulundular. Orta alanın tilkisi ve şeytanı yine küçük Emre idi. Hücumda G.Saraylılar, B.Hakan'ı yeterince iyi kullanamadılar. Her maçta olduğu gibi dün de B.Hakan'ı marke etmek için bir futbolcu görevlendirilmişti. B.Hakan da bu markajdan kurtulmak için büyük çaba harcadı. Ne var ki B.Hakan, arkadaşlarının yardımından yoksundu. G.Saray'ın her zamanki lokomotifi Hagi ise eski görüntüsünde değildi. G.Antep, boş takım değil. Bu nedenle G.Saray'ı zorladılar. "Siz şampiyon olabilirsiniz ama biz de kendi kategorimizin şampiyonuyuz" dercesine oynadılar.
Sonuç ne olursa olsun, G.Saraylılar mutlu bir gece yaşadı. 7'den 70'e tribünlerde büyük bir coşku vardı. Bu coşkuyu da G.Saray bileğinin gücüyle haketti. Tüm G.Saraylıları kutlarım. Ve de G.Saray'ın Avrupa Şampiyon Kulüpler Ligi'nde başarısının devamını dilerim.