kapat

29.05.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
I H Y
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ZEYNEP GÖĞÜŞ(zgogus@sabah.com.tr )


Fransa bile..?

Avrupa bizi anlamıyor, ya biz Avrupa'yı? Vatandaşlık kavramı ve tekil/üniter devlete yaklaşım bakımından Türkiye'ye en yakın Avrupa ülkesi Fransa'dır. Gelgelelim Fransa'yı bile ne kadar anladığımız şüpheli.

Bizim aydınlarımız benzer meselelere nasıl bakıyor, onlarınkiler ne diyor? Fransa'dan güncel iki örnek: Birincisi geçenlerde Korsika'da deniz kenarındaki bir çardak kafede çıkarılan yangın. Korsika'da ayrılıkçı teröre bulaştığı sanılan mafyozi tiplerin kafa çektiği bir yerdi burası, müdavimlerin bir önceki valinin öldürülmesi olayına karıştığından kuşkulanılıyordu.

Çardak kafe yangını önce terör olayı sanıldı. Ancak hemen ardından anlaşıldı ki bu bombayı Fransız devletinin jandarması patlatmış. Gözdağı niyetine...

Paris'te kıyametler koptu. Korsika Valisi istifa etti. "Haberim yoktu" diyen başbakanın otoritesi sarsıldı.

Bana asıl ilginç gelen Fransız basınında çıkan yorumlarda devletin daha fazla yıpratılmamasına gösterilen özen... Gazeteciler olaya Fransa'nın ve devletin valisinin saygınlığı açısından baktılar. Ortak aklın gayreti, devletin bu tür pis işlerden korunması üzerinde yoğunlaştı.

İkinci örnek, geçen 7 Mayıs'ta Fransız hükümetinin imzaladığı Avrupa Konseyi Yerel Diller Sözleşmesi. Sosyalist hükümet, ülkede mevcut 75 yerel dilin kelaynaklar gibi koruma altına alınması ve bir kültür hazinesi olarak saklanması gerektiği görüşünde. Fransız sağı ve kimi solcular ise buna karşı çıkıyor, çünkü onlara göre bu sözleşmeyi imzalamak üniter devletin sonunu getirme riskini taşıyor. Muhaliflere göre Fransızca sırtından bıçaklanmakta, toplum etnik ayrışıma uğratılmakta ve vatandaşlık kavramı tartışmaya açılmakta...

Bu noktada Fransız hükümetinin kendini savunurken neler söylediğine dikkat etmeli. Konuyla ilgili bakan, Fransa'nın kendine özgü bir konumu olduğunu, meseleye İspanya'daki gibi belirli bir dil hakkının elde edilmesi diye bakılamayacağını vurguladıktan sonra, milletin birleşmesinde Fransız dilinin birkaç yüzyıldır çok belirleyici bir rol oynadığının altını çiziyor: Bu rol tamamlandığına göre Fransız hükümeti yerel dillerin artık milletin bütünlüğü açısından bir tehlike oluşturmadığına inanmaktadır...

"Fransa bile..." diye örnek arayanlar, yukarıdaki paragrafta yer alan nüanslara dikkat etmeli. Ayrıca Fransa'da Yerel Diller Sözleşmesi'ni savunanlar "Biz demokratız, karşı çıkanlar anti-demokrat" demiyor. Tartışma, "Böyle yapmak ulusal bütünlüğe zarar verir mi, vermez mi? sorusu etrafında dönüyor.

Onların ne dediğini doğru ve dürüst bir anlayabilsek, kendimizi anlatmamız da daha kolay olacak...

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır