kapat

29.05.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
I H Y
Siber Haber
L E I T Z
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Mağdur ama mağrur Mudanya
Mudanya sanki muhasara altında. Bir yandan müthiş titiz güvenlik önlemleri, binlerce polis ve asker, öte yandan dünyanın her tarafından doluşan gazeteciler. Halk tedirgin ama dünyanın ilgi odağı olmaktan da memnun...

Terörist başı Öcalan'ın duruşması için gün sayılırken, hapishane adası İmralı'ya ulaşımın sağlandığı, Türk ve dünya basınının duruşmaları izlemek için kendine üs olarak seçtiği Mudanya'da, alınan olağanüstü güvenlik önlemleri halkın özel hayatı kadar, iş hayatını da kısıtlıyor.

Mudanya 50 bin civarında nüfusu olan bir kent. Bursa'nın yazlık sayfiyesi, biraz iç turizm, biraz balıkçılık, biraz tarımla geçinip giden, sakin bir hayat süren bir ilçeyken, terörist başı Öcalan'ın 16 Şubat'ta, Kenya'da derdest edildikten sonra Türkiye'ye getirilip, Mudanya sahilinin 25 kilometre ötesindeki İmralı'ya konulmasıyla bu hayatları altüst oldu.

Huzurumuz kaçtı
Bugün artık Mudanya'ya ancak üç kontrol noktasından geçtikten sonra girilebiliyor. İmralı'ya ulaşımın sağlandığı ana iskele yüksek tel örgülerle çevrilmiş, her köşeye yerleştirilen kameralarla denetim altına alınmış durumda. Şehir içinde adımbaşı kimlik kontrolü yapılıyor, sivil polislerin yoğunluğu kimsenin gözünden kaçmıyor. Emniyette Mudanya'nın her yanını izlenmesini sağlayan bir kapalı devre televizyon sistemi kurulmuş durumda...

AFP muhabirinin sorularını yanıtlayan Mudanyalı bir ev hanımı, "Huzurumuz kaçtı. Başlarına bir şey gelir diye çocuklarımızı sokağa bırakmaktan korkuyoruz" diyor. Aşırı sıkı güvenlik önlemleri insanların içinde ister istemez bir korku yaratıyor. Mudanya'nın balık lokantaları meşhur. Civar kentlerden Mudanya'ya balık yemeye geliyor insanlar. Şimdi lokanta sahipleri, "Kimse bir balık yemek için böyle sıkı güvenlik kontrollerinden geçmeyi göze almıyor" diye yakınıyor. Yabancı ve Türk gazetecilerin sayısı da, kaçan müşteriyi karşılayacak düzeyde değil.

Dünya duyacak adımızı
Yine de kent halkı Öcalan davasını bir nevi 'eğlencelik' olarak değerlendirmekten vazgeçmiyor. Mudanyalı banka memuresi Ayşen Gonca, "İşin en ilginci, bura halkının olaya ilgisinin hiç sönmemesi. Ne zaman avukatlar adaya gidip dönse millet iskeleye doluşuyor" diyor. Kimisi protesto ediyor avukatları, kimisi uzaktan ilgiyle izlemekle yetiniyor olan biteni. Ama kesin olan Mudanyalının aklı fikri hep sahilde, iskelede. Orada olup bitenleri gözlüyor, televizyoncuların telaşlı koşuşturmalarıyla eğleniyor, yabancı gazetecilerin ilgisiyle keyifleniyor, Mudanya'yı bütün dünyaya naklen bağlayan yayın araçlarını merak ediyor.

Sahilde mağazası bulunan Tarık Dulluoğlu durumun farkında, "Bu olaya kadar Mudanya'yı kim bilirdi, artık dünya duyacak adımızı" diyor keyifle...

Havası latif güzeli bol
Evliya Çelebi, Mudanya'yı, 'hoş bir kazadır' diye tasvir ediyor. 'Üç cami, yedi mihrabı, üç hanı, bir hamamı, iki çocuk mektebi, 200 kadar dükkanı vardır. Halkı Rumdur. Su ve havasının letafetinden Rum güzelleri çoktur. İnciri, üzümü, zeytini, şırası meşhurdur' diye devam ediyor. 1900'lü yılların başında Mudanya toprağının bereketinden ötürü zengin ve kalabalık bir kent. 25 bin civarında nüfusu var ve bunun sadece 7 bini Türk. Ancak Kurtuluş Savaşı'nın sona ermesiyle iki halk arasında birarada yaşamanın koşulları ortadan kalkmış. Bugün hala zeytini meşhur Mudanya'nın. Sakin huzurlu bir deniz, bu bölgenin en gözde sayfiyelerinden birisi olmasını beraberinde getiriyor. Kışın 20 bin olan nüfus yazın 70 bini buluyor... Kasabanın dingin atmosferi şimdi kaçmış olsa da, cumbalı eski tahta evlerin olduğu, dar ve loş sokaklar da yine de tarih havası solumak mümkün...

Mudanya Mütarekesi'nden Abdullah Öcalan Duruşmalarına
Mudanya'da 11 Ekim 1922'de Türk Yunan Savaşı'na son veren ve bir anlamda Krutuluş Savaşı'nın Türkiye'nin zaferiyle bittiğini ilan ve tescil eden Mudanya Mütarekesi imzalanmıştı. Türk heyetine İsmet Paşa (İnönü) başkanlık ediyordu. İtilaf Devletleri adına Fransız generali Charpy, İngiliz generali Harrington ve İtalyan generali Monbelli katılmıştı görüşmelere. Yunan generali mütarekenin imzalanmasına katılmayıp, Mudanya açıklarında bir savaş gemisinde beklemişti. Amerikalı ünlü gazeteci-yazar Ernest Hemingway, görüşmeleri izlemişti. Mudanya'yı, 'Marmara kıyısında sıcak, toz toprak içinde eciş bücüş yollarıyla ikinci sınıf bir kıyı kasabası' diye tarif ediyor. Batılılar, diyor Hemingway, buraya 'Barış dilenmeye geldiler.'

Şimdi 77 yıl sonra, Batı, daha çok gazeteci kimliğiyle yine Mudanya'da. bu kez bir şey dilemeye değil, izlemeye geliyorlar. Türkiye'nin adaletini görecekler.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır