|
|
Döviz faizi fahiş uyarısı
Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince, tasarruf toplamada kayıt dışı piyasaların oluştuğunu, döviz faizinin yüzde 20'ye kadar fırlamasının bu kesimler tarafından başlatıldığını söyledi
Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince, tasarruf toplamada kayıt dışı piyasaların oluştuğuna dikkat çekerek, "fahiş" olarak nitelediği döviz faizlerinin yüzde 20'ye çıkmasını da bu kesimlerin başlattığını söyledi. Dün Bankalar Birliği'nin 49'uncu Genel Kurul toplantısında konuşan Ersin Özince, sistemin TL faizleri konusunda çoktan pes ettiğini, son olarak döviz faizlerinde de fahiş seviyelere ulaşıldığını belirtti. Özince şöyle konuştu:
"TL faizleri konusunda sistem kamunun hakimiyetine çoktan yenik düşmüştü. Tasarrufların bankacılık sistemine yansıyan bölümünden başka bir de yansımayan bölümü var. Sıkıntı yanlız bankacılık sisteminin içinde değil. Bankacılık dışındaki alanlarda da çok ciddi tasarruflar toplanıyor. Bu sistemin de kayıtsızı gelişti ne yazık ki."
Bankaların bir yıl önce uluslararası fiyatlara yakın seviyelerden döviz kredisi verdiklerini hatırlatan Özince, "Ne oldu da Türkiye'de doların faizi 5 katı oldu" diyerek sıkıntının boyutunu işaret etti. "Bu fahiştir" diyen Özince, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu serbest piyasa mantığının gereği değil. Dolara, marka yüzde 20 faiz verilmesi bankacılık dışında başlamıştır. Bu banka dışındaki bir takım oyuncuların gereksiz büyümelerinin sonucudur. Bunun durdurulması gerekir. Birşeyi önlemek için illa geri vitese takıp arabanın şanzımanını dağıtmanız gerekmez. Önce yavaşlatmaya çalışılır. Likidite nedeniyle zorunlu olarak yüksek faiz veren müesseseye, (vermiyeceksiniz bu faizi) diyemezsiniz. Ama hiç değilse, (sikletini muhafaza et, böyle sıhhatsiz şişmanlaşmaya devam edersen kendine de bana da dert olacaksın) dersiniz. Sıhhatsiz büyümeyi durdurur, sonra ne yapacağınıza karar verirsiniz" diye konuştu.
Kriz çığlığı yanlış
Özİnce, son dönemlerde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'a devredilen bankalar konusunda da şunları söyledi: "Sistem kan kaybediyor, yazık oluyor. Türkiye, tasarrufların kısıtlı, mali sistemin küçük olduğu gelişen bir ülke. Bir kısım kaynakları demek ki uçup gitmiş, heba olmuş. Onları bulup kolay geri getiremezsiniz. Getirseniz de onun faturasının kimin ödeyeceğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Ama sistemde ciddi, güçlü, çok fazla adette oyuncu ve kültürel birikim var. Böyle birkaç olumsuz örnek bizi altüst edip, (bittik, ölüyoruz, çöküyoruz) şeklinde yapmamalı. Bu konuda toplum olarak özellikle kendimize özeleştiriyi çok yoğun olarak tuttuğumuz için, dünya da bizi öldük, bittik zannediyor. Durumun öyle olduğunu düşünmüyorum."
Ekonomide kriz çığlıklarına da katılmadığını belirten Özince, sözlerini şöyle tamamladı: "Bir kere çığlığın hiç doğru olmadığını düşünüyorum. Çünkü ekonomide çok fazla çığlık olmasını doğru bulmuyorum. Bugün karşınıza gelen yabancı muhataplarınız size şunu soruyor: (Türkiye'de filanca sektörde kriz var) Sektörde kriz olur mu? Sıkıntı olabilir, ama şu veya bu sektörde sıkıntıdan daha az etkilenen kuruluşların olduğunu da hesaba katmak lazım."
11 Haziran fobisi yersiz
Bankalar Birliği'nin 49. Olağan Genel Kurul toplantısında konuşan Hazine Müşteşar Yardımcısı Osman Tunaboylu, kamuoyunda "11 Haziran fobisi" yatarıldığını belirterek bunun yersiz olduğunu söyledi. Bankalar Yasası'nın sadece bir bankanın yönetimini fona devrine ilişkin hümkünün uygulamadan kaldırılacağını hatırlatan Tunaboylu, "bu açıdan 11 Haziran'da bir kaos yaşanacağı söyletileri yersizdir" dedi. Tunaboylu tasarruf sahiplerinin endişe edeceği bir durum olmadığını ve devlet güvencesinin devam ettiğini sözlerine ekledi. Tunaboyla, bankacılık sektörünün 1980 sonrasında önemli gelişmeler gösterdiğini, ancak gelinen noktada bazı sorunların olduğnu ifade etti. Tunaboylu sistemin sıkıntılarını şöyle açıkladı:
*Mali sistem yeterli derinliğe ve büyüklüğe ulaşamadı.
*Kamu bankalarının ağırlığı kaynakların rasyonel olarak kullanılmasını kısıtlıyor. Kamuların ağırlığının azaltımsa için özelleştirme önem arzediyor.
*Bankaların uluslararası standartlara uygun olarak özykaynak miktarını ve özkaynak yaratma kapasitesini artırması gerekiyor. Yeni ortak bulmak veya birleşmelerle özkaynakların artırılması, mali bünyelerin güçlendirilmesi gerekiyor.
*Tasarruf mevduatına verilen yüzde 100 devlet güvencesi rekabeti ve rasyonelliği olumsuz yönde etkiliyor. Bankalar Yasası'nın çıkarılmasının ardından bu güvencenin kademeli olarak indirilmesi ve sigorta primlerinin yeniden belirlenmesi için çalışmalar yapılacak.
*Bankacılık sistemi faiz ve kur riskine maruz.
* Zaman zaman bankaların, dahil oldukları sermaye gruplarının yararını önde tuttukları görülüyor. Bu iki konuda bankaların yasalara titizlikle uymaları gerekiyor.
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|