


Bill Gates'in hedefleri belli... Türkiye'nin hedefini bilen beri gelsin
Bu iki cümle arasındaki "alaka" bağını durup dururken bulmadım.
Herşey Necdet Menzir yüzünden oldu.
Kendisini görünce "Sayın Ulaştırma Bakanım saygılar sunarım" dedim, "Böyle diyorsun ama İnternet Haftası sırasında aklına gelmiyoruz, sanki Bill Gates'le konuşan başkası, İnternet Üst Kurulu'nu kuran başkası" diye şaka yollu cevapladı. Ben de "Bir kısım medya gerçekten hayırsız" diye topa çıkınca kendimizi karşılıklı çay içerken bulduk.
Gerçekten Microsoft'un en önemli isimlerinden Süreyya Ciliv anlatmıştı, Menzir'in Bill Gates'in dikkatini çektiğini.
Gates-Menzir görüşmesinde başka neler görüşüldüğünü sordum...
Necdet Menzir Microsoft'u ziyaret ettiğinde, kendisine Bill Gates'in "akıllı evler" projesini anlatırken kabloyu -elektrik kablosunu- da yoketmek istediğini söylemişler.
Düşünün telsiz telefon devrimini...
Telefonu telden kurtarıyorsunuz.
Aynı şekilde hoparlörleri kurtaracaksınız (şu anda bu sistem piyasada satılıyor ama daha gelişmesi gerek)
Lambalar kordonsuz olacak.
Kablo yok olacak!
Teknik terimle "spagetti" manzaraları yaşanmayacak.
Bill Gates'in en önemli hedeflerinden biri bu!
***
Sonra gelin Allah aşkına memleketin gündemine bakın!
SABAH geçenlerde haklı olarak "dandik" dedi.
Yine aynı film, aynı senaryo: Hükümet kurulamıyor.
Biz senaryo yazmaktan bıktık Ankara senaryo yaratmaktan bıkmadı.
Sonra sıra reform paketlerine gelecek.
Sonra Anayasa değişikliği...
Sonra sistem kilitlendi olacak, başkanlık sistemi tekrar gündeme gelecek.
"Baba iner mi" sohbetleri başlayacak!
Sol-Anayol konusunda 100 bininci yazı da yazılacak.
Bu arada kablosuz televizyonlardan haber izlemeye başlayacağız.
İşte o zaman da böyle kısır döngüler içinde dolanacaksak -Tanzimattan beri sistem arıyoruz- durum vahim.
Hedefimiz yok!
Bir tane hedef söyleyen var mı?
Muassır medeniyetler...
Tamam da nasıl?
Yönü belli olmayan yelkenliye hiç bir rüzgar yardımcı olmaz.
Hadi rüzgar yok!
Şu yöne kürek çekin diyecek lider çıkmıyor.
Herkes ayrı bir yöne kürek çekiyor.
Kim Türkiye'nin minik minik gemilerden oluşmadığını, hepimizin aynı gemide olduğunu hatırlayacak!
Artık sandığa da gidildi soruldu...
Onlar istedikleri kadar partiler arası farklarını tartışsınlar...
Şu anda vatandaş Ankara'dan bahsederken "Bunlar" demeye başladı...
Sokaktaki insan laf salatası değil hedef gösteren, icraat yapan ve fedakarlık sergileyen bir siyasi atmosfer görmek istiyor.
haberiniz olsun!
Çanakkale'de bir güzel restoran keşfettim
Yolum düştü, Güzelyalı-Çanakkale'de Hüseyin Karabulut'a ait Bulut Motel'de mola verdim, "Nerede yemek yemeli" diye sordum...
"Değirmen Restaurant" dediler ve eklediler "Rezervasyonsuz kabul etmezler, hemen arıyoruz."
İçimden dedim ki: "Kardeşim sanki Le Select'e gidiyoruz da..."
Bu yazıyı yedikten sonra yazıyorum...
Ve biliyorum ki Değirmen Restaurant sahipleri iki hanım -İdil Dişçi ve Figen Görgüler- biraz tedirgin.
Çok güzel, çok zevkli, çok keyifli küçük bir yerleri var.
Tabakların tasarımından menünün şıklığına kadar bir incelik hakim.
Ama sonuçta restoranda aslan payı yemeği yapanın...
Kırşehirli Kemal Tunç Usta döktürüyor.
Biber Borani'ye doyum olmuyor. Pilav ayrı bir sanat eseri...
Yolunuz düşerse sakın kaçırmayın.
Saatini ayarlayın, yoldaysanız önceden cepten arayın.
Değirmen Restaurant'ın telefonu: (286) 232 80 30
Tedirginlik demiştim değil mi?
Ben yazarım da Kemal Usta transfer olur mu diye korkuyorlar!
Valla bu işler böyle...
Bizim meslekte de öyle...
İşinde iyiysen transfer teklifi gelir.
Onu da patron düşünsün!