


İnternet ve biz
"Belki de matbaanın bulunuşundan daha önemli bir olay.."
Bu sözleri Mustafa Akgül, İnternet için söylüyor.
İnternet haftası içindeyiz ve İnternet Yüksek Kurulu, Türkiye'ye bu yeni iletişim aracının önemini anlatmak için çırpınmakta.
Dünyada yaklaşık 200 milyon kişinin kullandığı bu iletişim ağına, Türkiye de yaklaşık 300 bin kullanıcıyla girmiş durumda.
Yani matbaa kadar gecikmemişiz.
Ama gelişmiş ülkelerle kıyasladığımızda bu sayı devede kulak kalıyor.
Dünyadaki internet kullanımının ancak binde 1-2 sine sahibiz.
Bu oran içimizi karartıyor.
Çünkü dünyanın geleceğini internet iletişimi belirlemekte.
Geçenlerde ünlü CNN muhabiri Peter Arnett bile, ekranı bırakıp internet gazeteciliğine transfer oldu.
Milyarlarca dolarlık alışveriş, internet aracılığıyla gerçekleşiyor.
Saydam demokrasinin ve serbest iletişimin kaçınılmaz aracı olan internet, bütün dünyada yaygınlaşıyor.
İnternet devrimini kaçırmanın bedeli, sanayi devrimini kaçırmaktan daha ağır olabilir.
***
Bugün Ankara Hukuk Fakültesi'nde "İnternet ve Hukuk" başlıklı bir panel yapılıyor.
Son derece ilgi çekici bir konu.
Yıllar önce okuduğum bir kitapta Plekhanov, gelişen teknolojinin, hukuku nasıl değiştirdiğini anlatıyordu.
Okla avlanan ilkel Afrika kabilelerinden örnek veriyordu Plekhanov.
Kabileler, bir hayvana birden çok ok isabet etmesi olasılığına karşı bir paylaşım hukuku geliştirmişlerdi.
Oklara kabile işaretleri koymak mümkündü.
Hangi kabilenin oku kalbe en yakın noktadaysa en büyük payı o alıyordu.
Daha sonra bu kabileler tüfekle avlanmaya geçtiklerinde, bu hukuku da değiştirmek zorunda kalmışlardı.
Çünkü kurşuna, ok gibi işaret konamıyordu.
Teknolojik gelişme, hukuk üst yapısını zorunlu olarak değiştirmişti.
***
Teknoloji ve hukuk ilişkisine ilginç bir örnek de İsveç'te yaşandı.
1973 yılında, İsveç'e gittiğimde bankamatik teknolojisi yeni yeni yaygınlaşıyordu.
Genç bir kız, bir yolunu bulmuş ve makineyi yanıltarak para çekmişti.
Bu kız yakalandı, yargılandı ve sonunda beraat etti.
Çünkü İsveç yasalarında dolandırıcılık, "bir insanın başka bir insanı aldatması" olarak tanımlanıyordu.
Kanunda, bir insanın bir makinayı aldatmasının karşılığı yoktu.