


Bir daha... bir daha
Tarhan Erdem'in son araştırması ilginç.
Bugün seçim olsa... Oyların dağılımı:
DSP...... 32.5
MHP..... 31.2
FP......... 12.5
Diğerleri barajı aşamıyor. Yani meclise sadece 3 parti giriyor.
Tarhan Erdem, en karmaşık seçimlerde bile iyi sınav vermiş, inandırıcı bir firma... Dalan'ın Sözen karşısında kaybedeceğini bile tahmin etti. Ama araştırmayı yayınlamadı.
Yâni, demek istediğim... Ciddi bir kamuoyu yoklamasıyla karşı karşıyayız.
Sırtımızı dönemeyiz.
*
Bir ay içinde ne değişmiş de böyle bir sonuç çıkıyor.
Belli ki, mecliste yaşanan türban krizinden sonra yapılmış bu araştırma.
3 partinin davranış biçimi, puan cetveline böyle yansımış.
Nedir o davranışlar. Kısaca hatırlayalım.
1- MHP'li Nesrin Ünal'ın, başörtüsüz gelip yemin edişi.
2- Fazilet'in Merve Kavakçı üzerindeki ısrarı.
3- DSP'nin tepkisi.
..........
Belki başka faktörler de vardır. Ama sanırım araştırmanın asıl çekirdeğini bu 3 nokta teşkil ediyor.
DSP'yle MHP, fırlayıp yükselmiş. Fazilet daha da inişe geçmiş.
Sonuç: 3 partili bir meclis.
Diğerleri dışarda.
*
Böyle bir mecliste DSP ortak olarak kimi seçebilir?
Herhalde Fazilet'i değil.
Mecburi istikamet MHP.
Çünkü halk öyle istiyor... Rahşan Ecevit ne kadar kaygı duyarsa duysun, anketin sonucu yine DSP-MHP beraberliğini emrediyor.
Fazla mızıkçılık edilirse de, bu def'a MHP-FP diye başka bir alternatif var.
Yâni, MHP'siz olmuyor. Hesap ortada.
Öyleyse 3 gündür süren kavga nedir? Halk kaygı duymadıktan sonra Rahşan Hanım'ın MHP'den -şahsen- kaygı duyması ne ifade eder?
- Efendim MHP'yi sevmiyorum.
Kabul... MHP de size bayılmıyor zaten.
Ama biz niye seçim yapıyoruz.
Sonuca itiraz için mi? Ecevit seçimden önce ortağımı halk seçecek demedi mi?
İşte ortak.
18 Nisan tablosunda da aynı ortak, şimdiki araştırmada da aynı ortak.
Halk diyor ki:
- Başbakan Ecevit olmalı, koalisyon ortağı da MHP olmalı.
Siz halâ bu tabloya saygı değil, kaygı duyun bakalım.
Bakın dün, Diyarbakır'da, yıllardır kan davası güden iki aşiret barıştılar.
Vali'nin düzenlediği bir törende, silahlar kapıya bırakıldı, Kur'an okundu ve taraflar tokalaştı. Enfes bir manzaraydı.
Ankara'ya örnek olur inşallah.
*
Diyorum ki, Tarhan Erdem, mümkün olsa da, asıl şimdi bir araştırma daha yapsa.
Hani şu, Rahşan Ecevit'in sert çıkışından sonra... Bahçeli'nin özür şartı ileri sürmesinden sonra... Hani şu, Ecevit'in Bahçeli'yle görüşme talebinin reddedilmesi'nden sonra...
Çok merak ediyorum. Puanlar nasıl oynamış acaba? Çıkmış mı, inmiş mi, diğer partilerden başka oylar da tırtıklanmış mı? Ne olmuş?
Sahiden merak ediyorum.
- Özür dile.
- Hayır, dilemem.
- Öyleyse gelme, uzak dur.
Türk halkı böyle şeylere çok ilgi duyar. Ya kızar sinirlenir, ya sevinir beğenir, ama mutlaka bir refleks gösterir.
Acaba o nedir, nedir?
Çok merak ediyorum.