Siyasetin, yangına müdahale eden itfaiye anlayışıyla hareket edeceği bir dönem yaşıyoruz. Ama bizimkiler alevleri seyrediyor.
Partiler sanki Türkiye'yi erken seçime mecbur eden sebepleri unuttu..
Üretimin ve ihracatın daralması, işsizliğin çığ gibi büyümesi, turizmden beklenen dövizin yarıya yakın düşmesi..
Bu daha az vergi, daha büyük kamu açığı, durgunluk içinde enflasyonun artması, özetle ekonomik çöküntü demektir.
Türkiye, böyle bir çöküntüyü taşıyacak maddi ve manevi güce sahip değil.
Mutfakta yangın başlamış, alevler evi sarmak üzere, ama itfaiyeciler halâ itişiyor, bir takım oluşturamıyor. Bu takımın nasıl kurulacağı millete henüz bir ay önce sorulduğu ve cevabı da alındığı halde..
Siyaset, ülkenin önünü bu kadar kapar mı?
Ecevit dün "Elimizde olmayan bir nedenle MHP ile diyalog kapısı kapandı" dedi.
Oysa sorumluluk kendilerinindir.
Demirel'in deyimi ile "Anadan doğma suçlu" ilân ettikleri MHP'nin tepkisi haklı, hatta iyimser bir bakışla yararlıdır bile.
Bu alınganlığı Rauf Tamer'in dediği gibi MHP'nin çağdaşlık yönündeki değişim iddiasını destekleyen bir tavır olarak değerlendirmek de mümkündür.
Ama niyet önemli ve sonucu Ecevit'in bu buhranlı dönemde iktidar sorumluluğunu gerçekten isteyip istemediği tayin edecektir.
Ecevit dün ANAP'a, DSP-ANAP-DYP koalisyonu teklifini götürdü.
Mesut Yılmaz, tercihlerinin DYP'li değil MHP'li hükümet olduğunu söyledi ve bu amaçla diyalog köprüsünü onarma çabalarına hemen başladı.
Belli ki DSP ile MHP'yi uzlaştırma çabaları sonuç vermezse Ecevit'in işi bitecek.
Ama biz DSP-MHP-ANAP koalisyonunu kurtaracak idrakin her şeye rağmen mevcut olduğuna inanmak istiyoruz.
Bugün seçim olsa..
Seçim sonuçlarını şaşırtıcı bir doğrulukla tahmin eden A&B Araştırma Şirketi'nin yeni çalışması, ciddi uyarılar taşıyan sonuçlar ortaya koydu.
Araştırma seçimden iki hafta sonra, Merve Kavakçı krizinin yaşandığı günlerde yapıldı.
"Bugün bir seçim yapılsa kime oy verirsiniz?" sorusuna dayalı araştırmada, DSP'nin yüzde 32.5'e, MHP'nin yüzde 31.2'ye yükseldiği, Fazilet'in yüzde 12.5'e indiği görülüyor.
ANAP yüzde 8.5, CHP yüzde 6.4 ve DYP yüzde 4.9 oyla barajın altında ve meclisin dışında kalıyor..
Bu sonuçlarda herkese dersler var.
Halk DSP'nin dürüstlüğünü, sorumluluk alma cesaret ve özverisini, MHP'nin son dönemdeki değişim ve uzlaşma yanlısı görüntüsünü desteklemiş, rejimle kavga eden Fazilet'i cezalandırmış, sandıkta azlettiği liderlerini taşımaya razı umutsuz teslimiyetleri yüzünden ANAP ile DYP'yi silmiştir.
Böyle giderse, bir sonraki mecliste merkez sağın partileri olmayacak.
DYP ve ANAP örgütleri, gaflet ve dalâlet içinde yitirilen günlerin, boyunlarına "demokrasiye ihanet" yaftası hazırladığını acaba görecek mi?
Fazilet yanlışından dönecek mi?
DSP ve MHP, halkın açtığı kredilere lâyık olmanın basiretini gösterecek mi?