Temiz toplum, temiz toplum diyoruz. İtalya'yı örnek alalım diyoruz. Haysiyet ve şereften bahsediyoruz. Zaten işin en kötü tarafı burası. Bir insan, haysiyet, şeref ve dürüstlükten fazla bahsediyorsa, ona biraz şüpheyle bakacaksın.
Türkiye Ligi'nde her sezon son yaklaştıkça tuhaf neticeler doğuyor. O şerefliler, şerefsiz-şerefli neticeler alıyorlar. Çünkü onlar şerefi hiç kimseye bırakmıyorlar. Ama bakın, Karabükspor diye bir takım var. Demir-çelik ağırlıklı bir işçi kenti. Helal olsun onlara. Çıkıyorlar sahaya, küme düşmeleri garanti olmasına rağmen, gidiyorlar puan alıyorlar, geliyorlar rakiplerini yeniyorlar. Hiç de şereften falan bahsetmiyorlar. Helal olsun Karabükspor'a ve Karabüklüler'e...
Diğerleri mi? Onların isimlerini verirsek mahkemelik oluruz. Türk adaleti, o şerefli insanların açtığı davalarla bizleri mahkum eder. Ama bir dava var ki, bunun önüne geçemezsiniz. Toplumun değer yargıları...
Futbolcu küfür ediyor. Hakem sarı kart gösteriyor. "Türkiye'de bazı kelimeler topluma mal olmuştur. Bunun için futbolcu atılır mı?" manasında ilginç bir savunma yapıyor. Küfür, direkt kırmızıdır. Ama hakem TV'de eveliyor, geveliyor. Kocaelili futbolcular, "Fenerli futbolcular 90 dakika küfür etti. Hiçbirini atamadı" diyor. TV'de hakemin savunmasını duyunca, Kocaelili futbolculara hak vermemek mümkün değil.
Penaltıyı, faulü göremezsin, vermezsin. Ofsaytı atlarsın. Ama sana küfür eden adamı atlarsan, hele sarıyla atlamaya kalkarsan, kusura bakma! Hemen o işi bırak. Sergen'in sarı kartı olmasa, küfürden dolayı ihraç olmayacak. Yalnız sarı kartla kurtulacak.
F.Bahçe nasıl kurtulur? Bu, bizim değil, F.Bahçeliler'in sorunu. Ama madem bu işle uğraşıyoruz, haliyle söyleceklerimiz olacak. Hep yabancıları getirdik. Onlara kucak açtık, opsiyon tanıdık. Yerliyi hep öldürdük. İşte Fatih Terim. G.Saraylı geçinen, "G.Saraylı'yım" diyen bazı yazarlar bile ona "Şehir kırosu" dediler. "G.Saray'dan kovulmazsa sarı-kırmızılıları çok kötü günler bekliyor. Sonuç felaket olur" dediler. Netice ortada. Fatih'in yanlışları yok mu, var. Biz de eleştireceğiz. O da cevap verecek. Bu da doğal.
F.Bahçe, Trabzon kurtulacak, Beşiktaş, A.Gücü, Altay daha iyi olacaksa, Antalya yukarı çıkacaksa, sorunu kendi içinde arasın. Kendi bünyesini tanıyanla işbirliğinde bulunmak avantajdır. Ama Türkiye'de en zor iş, kendi muhitinde iş yapmaktır. En yakın arkadaşların tarafından arkandan vurulursun. Avrupalı düello eder. Cepheden cepheye savaşır. Biz pusu kurarız. Bu kötü alışkanlığımız yüzyıllar boyunca değişmedi. İnşallah biz de bir gün düello etmeye alışırız.