kapat

14.05.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
I H Y
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ATİLLA DORSAY(adorsay@sabah.com.tr )


Emir Kusturica dönüyor

Kusturica, Balkanlara has sözcük, jest, töreler ve davranışlarla bir tür Balkan usulü komedi yaratmış son filmi 'Kara Kedi Ak Kedi'de. Bir sihirbaz gibi iş gördüğü kamerasıyla oluşturduğu sahneler kolay unutulmayacak

KARA KEDİ, AK KEDİ (Black Cat, White Cat)
Yönetmen: Emir Kusturica/ Senaryo: Gordon Mihiç/ Görüntü: Thierry Arbogast/ Müzik: Dr. Nelle Karajliç, Vojislav Aralica/ Oyuncular: Bayram Severcan, Sırdan Todoroviç, Branka Katiç. Florijan Ajdini, Zabit Memedov, Sabri Süleyman/ Bir Sırp-Fransız-Alman ortak-yapımı.

Emir Kusturica dönüyor. "Yeraltı" filminin siyasal planda uyandırdığı büyük tepkilere kızarak, küsüp köşesine çekilen zamanımızın en yetenekli sinemacılarından biri, nerdeyse dört yıllık bir ayrılıktan sonra yeni filmiyle karşımızda. Sevinmemek mümkün mü?

Çünkü kimse kamerayı Kusturica gibi kullanamıyor. Kimse -en azından Fellini'nin ölümünden beri kimse- onun hayal gücüne erişemiyor, onun gibi sıradışı görüntüler yaratamıyor, insanoğlunu tüm kaba ve gülünç, acıklı ve trajik, igrenç ve şahane yanlarıyla böylesine bir 'İnsanlık Komedyası' içinde ele alıp gösteremiyor. Kimse onun gibi kusursuz portreler çizemiyor, abartıyı bir sanat haline getiremiyor, groteskliğin içindeki süzülmüş inceliği bulup çıkaramıyor.

Yeniden sevgili çingenelerine dönüyor sanatçı... En güzel filmi "Çingeneler Zamanı"nın kahramanları, bu kez daha komediye dönük, daha karikatür düzeyinde kimlikler ve serüvenlerle karşımıza geliyorlar. Hinoğlu hin Matko'nun biri öz babası olan iki yaşlı adamı ve bıçak gibi keskin genç oğlu Zare'yi kendi dümenlerine alet etmesi, ondan bin beter kurnaz ve acımasız Mafya reisi Dadan'ın çirkin kızkardeşlerine koca bulma çabası içinde Matko'yu kıstırıp Zare'yi damat edinme çabaları anlatılıyor.

Bu kalın çizgili gözüken komedi, ele aldığı son derece renkli kişilikleri unutulmaz portreler haline getiriyor. Kusturica kamerasıyla yine bir sihirbaz gibi iş görüyor. Havada asılı kalmış bir cesedin elinden çantasını kurtarmaya çalışan Matko'yu, ayçiçeklerinin içindeki sevişme sahnesini, araba yiyen domuzu, birden diriliveren yaşlı adamı ve başka sahneleri kolay unutamayacağız.

Kusturica, bir yandan da sanki bir tür Balkan usulü komedi yaratmayı deniyor. Balkanlara has sözcükler, jestler, davranışlar, töreler, sanki ortak özellikleri ülkeden ülkeye taşıyan sınır bilmez çingenelerin kimliğinde beliriyor ve sanki Bregoviç'i hatırlatan biçimde, düğünle cenazenin, neşeyle kederin içiçe örüldüğü özel bir Balkan duyarlılığı yaratıyor.

Amerikan usulü komediye alışmış, Steve Martin'i büyük komedyen bellemiş olanlar ne der, nasıl karşılar, bilemem. Ama bu yeni film, kusurları, erdemleri, aşırılıkları ve coşkusuyla yine tipik bir Kusturica çalışması. Özellikle onu sevenler ve özleyenler için...

SALAKLAR SOFRASI
Her filmi gişe rekorları kıran ve sonradan Amerikalılar tarafından yeniden çevrilen Francis Veber, önce tiyatroda büyük başarı kazanan oyununun bizzat yazıp yönettiği sinema uyarlamasıyla karşımızda...

Geçen yıl bizde de Nedim Saban ve ekibince sahnelenip büyük ilgi gören oyun, özenle bulup seçtikleri "salakları" her hafta bir evde toplayıp dalgalarını geçen bir gurup Fransız burjuvasının ve özellikle de Pierre Brochant'ın öyküsünü anlatıyor.

Tam Fransız usulü sevimli bir komedi bu. İnsan karakterine derinlemesine dalış yapan ve canlı esprilere dayanan... Önemli olmasa da iyi vakit geçirten film, özellikle salaklık denen şeyle zeka arasındaki ince sınır konusunda tereddütü olanlar için...

8 MM
Bir dedektif, yaşlı bir kadının ölen kocasının eşyası arasında bulduğu 8 mm.'lik bir filmdeki cinayete dayanarak ölümcül porno filmleri çeken bir çetenin peşine düşer... Yılın en büyük fiyaskolarından biri. Eğer Joel Schmacher'i hâlâ önemseyenler varsa artık ayılabilirler!.. Bir zamanların "Hardcore-Ayrılan Yollar" veya "Cruising-Devriye" gibi benzer temalı filmlerinin yanına bile yaklaşamayan yapım, Nicolas Cage'ı de, porno sanayii gibi önemli bir temayı da ucuz ve klişelerle yüklü sözde bir gerilime feda ediyor. Yazık!..

HAFTANIN YILDIZ TABLOSU:
Mısır Prensi * * * *

Kara Kedi, Ak Kedi * * *

Çıplak Ten * * *

Tango * * *

Kusursuz Çember * * *

Paylaşılamayan Tutkular * * *

Salaklar Sofrası * *

İşte Böyle Bir Kız *

8 MM. *

Tango Dersi *

("Mısır Prensi", "Çıplak Ten" ve "İşte Böyle Bir Kız" filmlerinin eleştirisi yarın...)

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır