


Kabak tadı verdi
Bu defa da Merve'ye saplandık, onun dışına çıkamıyoruz.
Sadece hükümet değil, devletin bütün kurumları kilitlendi.
Milletin ise büyük çoğunluğu Merve'yi konuşuyor.
Peki, ekonomi ne âlemde? Enflasyon nasıl gidiyor? Çarşı pazar ve kepenk durumları nedir? Sanayi hangi noktadadır? Turizm'den ne haber?
Bunların hiçbirini konuşan yok.
Akşam yatıyoruz Merve, sabah kalkıyoruz yine Merve.
*
Ayrıca... hükümet kurma çalışmaları da ağır gitmektedir.
Demirel'in temposu'nu hatırlıyoruz. Müthişdi... Günde 8-10 toplantı yapar, önemli konsültasyonları gece yarısından sonraya sarkıtır, saat 05'lere kadar çalışır, ihtilâfları süratle çözer ve işi bitirirdi.
Şimdikiler galiba Devlet Dairesi'nde çalışan memurlar gibi... Mesai bitince herkes evine dağılıyor.
Akşam oldu mu, kimileri kanal kanal gezip boy gösteriyor, kimileri de pijamayı giyip televizyonun karşısına geçiyor.
Büyük savurganlık.
Hani Türkiye'nin bir gün bile kaybetmeye vakti yoktu.
*
Basın Toplantılarını görüyorsunuz. Sualleri duyuyorsunuz.
Bizim meslekdaşlar da aynı havaya girdi.
İhracatı soran yok.
İç borç, dış borç, özelleştirme, enerji vs... bunları soran hiç yok.
Sadece Merve Kavakçı.
Halbuki sen devletsin. Merve'yi kulağından tutar atarsın... Tartışmayı bitirirsin...
Böyle şey mi olur?
Sabahtan akşama kadar Merve mi konuşulur?
Yapacak çook işimiz var.
Ayrıca da acelemiz var.
*
Laiklik, elbette ki hassas bir konu, ama Türkiye'nin bütün dikkat ve enerjisini gasbedebilir mi?
Hepimizi birden teslim alabilir mi?
Koalisyon protokollerinde baş madde'yi türban teşkil ediyor.
Hani 100 günlük plan program? Hani ekonomik tedbirler paketi?
Türbanı tartışmaktan, öbür işlere bakamıyoruz.
Tartışalım. Ama çözmek için tartışalım. Biz germek için tartışıyoruz.
Sonuç? Elde var sıfır.
*
Türban konusuna bir makul formül bulamayan devlet, tam 50 yıldır dış ilişkileri de tanzim edemedi.
Yunanistan, Suriye, Irak, İran... Sayın sayabildiğiniz kadar... Hepsiyle ihtilâflıyız. Çözemiyoruz.
Türbanda dış mihraklar yok ki efendim.
Gerçi dışardan kaşıyorlar ama kendi kendimize çıkarttığımız bir problem bu.
Merve'den ibaret değil.
Yaygın bir ihtilaf.
- Çöz öyleyse.
Mevcut yasalar elvermiyorsa, yeni yasalar getir. Ama uydurma bir Türkçeyle değil... Gayet net ve berrak olsun.. Üzerinde hukuk cambazları oynayamasın.
Bir Cumhuriyet çocuğu olarak gücüme giden şey, işte bu aczimizdir.
Türban, bize kendini saydırtmalıydı. O ise sadece korkuttu.
Niye korkayım?
Koskoca Cumhuriyet, bir türbanla yıkılacak kadar zayıf mı?
Ne yazık.
Türkiye, 5 yıldır türbanı tartışıyor...
Bir taraftan da hayat -güya- devam ediyor.
Hangi hayat?
Piyasada yaprak kıpırdamıyor.