Gelelim, yılan hikayesine dönen Mavi Akıntı isimli projeye.. Türkiye'ye allayıp pullayıp sokuşturulan bu proje, Karadeniz altından boru hattı ile yılda 16 milyar metreküp doğalgaz alımını öngörüyordu.. Ankara'nın bunu kabul etmesi, Türkmenistan'ı çok kızdırdı..
Türkmenler, Ankara'ya bundan duydukları rahatsızlığı açıkça bildirdikten sonra, bir de, "Rusların elinde size ayıracak bu kadar doğalgaz yok.. Bizden alıp size verecekler.. Aynen İran'ın yapacağı gibi.. Size çok pahalıya gelecek bu iş" diye bizi uyardılar..
Ama Ankara'da dönemin yetkilileri bunları kulak arkası ettiği gibi, geleceği söylenen bu doğalgazın Türkiye içindeki dağıtımını da holdingler ve Rus şirketi ile paylaşmayı bile kabul etti..
Şimdi mali nedenlerin de etkisi ile gerçekleşmeyeceği belli olan bu projede öngörülen 16 milyar mekreküp doğalgazı spot piyasadan bulduğumuzu düşünelim.. Bunu ancak sıvı şeklinde yani, LNG olarak bulabiliriz. Bu sıvı yakıtı yeniden gaza dönüştürmek için 16 milyar metreküplük LNG santrali yapılması gerekmektedir.. Kaldı ki, LNG, gaz halinden çok daha pahalıdır..
Bir de, "Kazakistan'dan doğalgaz alıyoruz" masalı var...
Adamlar 2000 yılında kendileri gaz ithal edecekler. Bunu da açıkladılar.. Bu durumda biz, adamların ithal edeceği gazı mı satın alacağız?
Elle tutulur hiçbir şey yapılmıyor.. Ciddi hesap kitap, bir araştırma yok.. Rezerv tahminleri Kazakistan'da yaşandığı gibi, akıl almaz derecede yanlış çıkıp sürekli azalarak revize ediliyor.
Bir Allah'ın kulu da çıkıp, "Cezayir'de buharlaşan 5 milyon dolar kime gitti?" diye sormuyor..
Neyse ki Kazakistan'da batırılan 300 milyon doların sorumluları, Ankara 12'nci Asliye Ceza mahkemesinde hesap verecekler.. Kurtuluş yok.. Bekliyoruz sonucu..
Bakın size bir başka gözlemimizi daha aktaralım: "Maalesef bizim Enerji Bakanlığı, batılıların gözünde, 'yolunacak tavuk' haline gelmiş durumda.."
Ve yine bir Allah'ın kulu "Bakü-Ceyhan için bugün karar verilse, petrolün akmaya başlaması, en erken 2003 yılında gerçekleşebilecek.. Gerçek budur" demiyor..
Doğru söylememe hastalığının pençesine yakalanmış olan bir Ankara var karşımızda..