kapat

14.05.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
I H Y
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Düşünmesi bile yetiyor
Alman bilimadamınca geliştirilen ve düşünceyi bilgisayar ekranına döken sistem, ilk kez felçli bir Türk'te denendi

Mehmet Erat... 42 yaşında bir Türk... Almanya'da yaşıyor. Dört yıl önce geçirdiği bir kaza vücudunun tamamen felç olmasına neden oldu. Uzun süre komada kaldı, bitkisel hayattan hiç çıkmayacak sanıldı. Ancak Erat, mucizevi bir şekilde gözlerini açtı ve bilinci yerine geldi. Ona hayatının geri kalan kısmını yatalak, tamamen hareketsiz ve bir kelime bile söyleyebilmekten yoksun bir şekilde geçireceğini anlattıklarında, yıkıldı. Artık felçliydi. Karısı ve oğlu vardı. Ailenin reisiydi. Şimdi ise "Bir hiçim" diye düşündü.

En umutsuz olduğu o dakikalarda Profesör Niels Birbaumer imdadına yetişti. Ve Erat'ı, bulunduğu karanlıktan insan içine çekti. Tübingen Üniversitesi öğretim üyelerinden olan Birbaumer uzun yıllardır, düşünceyi anında ekrana döken bir sistem üzerinde çalışıyordu. Erat'ta bu sistemi deneme kararı aldı. Felçli hastaların düşüncelerini önlerindeki bilgisayar ekranına dökecek mucizevi buluş dört yıl önce Erat'a bağlandı.

Günde 12 egzersiz
Ve günde 6-12 kez yapılacak seanslar başladı. Seansların herbiri 10 dakika kadar sürüyordu. Erat, her seansta düşüncelerini yoğunlaştırıp bilgisayar ekranına "Susadım", "Acıktım", "Beni ayağa kaldır" gibi kısa cümleler dökmeye çalıştı. Bu egzersiz basit gibi görünse de felçli hastaların beyinlerini bayağı yoruyordu. İkinci çeşit egzersiz daha zordu. Ekranda beliren harflerden her birini düşünceleriyle seçip, bir kelime ya da cümle kurması isteniyordu kendisinden... Erat bunu da başardı. Şimdi, evdekilerle konuşabiliyor. Bir sayfa yaprağı şeklinde hazırlanmış bilgisayar ekranını düşünceleriyle tamamen doldurması 2 ya da 3 saat alıyor. Şimdi evdekilerle şakalaşıyor. Televizyon seyredip, filmler hakkında yorum bile yapabiliyor.

Kolay ve sıfır riskli
Alman bilimadamının geliştirdiği bu yöntem, şu anda kullanılan tekniklerden hem çok daha basit, hem de hasta açısından daha az tehlikeli... Mehmet Erat'ın yanısıra, bir başka hastada daha denenen düşünce okuma tekniği, başa dışarıdan yapıştırılan elektrotlarla uygulanıyor. Elektrotlar, düşünürken beyinin yaydığı mikrodalgaları enerjiye dönüştürüp bir monitöre taşıyor. Bu zayıf sinyaller burada güçlendiriliyor. Ve bilgisayara gönderiliyor. Esat "A" harfi düşündüğü zaman, önündeki bilgisayar ekranında alfabetik harf dizisinin içinden "A" harfi seçilerek, kurulacak sözcüğün içine gönderiliyor. Bu şekilde cümle kuruluyor.

KABLOLAR TAKILIYOR
Metal elektrodları beyne takmak çok basit bir iş. O kadar basti ki bunu Erat'ın oğlu ya da karısı kolayca yapabiliyor.Bilinmesi gereken tek şey kablonun ucunun nereye yerleştirileceği. O da zaten bir kaç uygulamadan sonra kolayca öğreniliyor. Korkunç hastalığından sonra Erat için adeta ikinci bir doğuşu sağlayan kabloları fotoğrafta Prof. Birbaumer'in asistanı Neumann gereken yerlere yapıştırıyor. Tüm kablo ucları yerlerini bulduğunda Erat "konuşacak". Tabii bu konuşma için sesini değil sadece düşüncelerini kullanacak.

MUTLULUĞU OKUNUYOR
Düşüncelerini ekrana her yazışında, Erat'ın yüzündeki mutluluğu gözlerinden okumak mümkün. Birkaç kelimelik cümle kurmak, bir iki dakikasını alıyor. Bu Erat'ın oldukça hızlı olduğunu gösteriyor.

MUCİZE SİSTEM
Erat'ın düşünceleri önce ekrana dalga boyları halinde geliyor. Bu dalgaları kodlayan sistem Erat'ın ne istediğini algılayarak Almanca ve Türkçe komutlar halinde yansıtıyor. Bilimadamları beyindeki düşünceleri anında ekrana dökebilecek böyle bir sistemi geliştirmek için yaklaşık 10 yıldır çalışıyorlar.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır