Piyasaları etkileyen iki gelişme var: Bunlardan birincisi aylık kur artışındaki yavaşlama. Diğeri de Merkez Bankası'nın bankacılık sistemine verdiği kısa vadeli borç miktarının yaklaşık 700 milyon dolara gerilemesi.
Bu düşüş, piyasanın Merkez Bankası'nın interbank faizlerinde indirim yapacağı beklentisini destekliyor. Ancak borç verilen miktardaki düşüş daha çok Hazine'nin piyasaya verdiği paradan kaynaklanıyor. Faiz ve kur artışı arasındaki kışkırtıcı makasa rağmen, yabancılar henüz Türkiye'ye gelmiyor. Bu ayki maaş ödemesi için de avans kullandığı tahmin edilen Hazine'nin kaynağı kısıtlı. Ay sonuna doğru vergi ödemelerinin devreye girmesiyle APİ'ni yeniden yükseleceği, piyasanın da Merkez Bankası'nın faizi düşürmesi için biraz daha bekleyeceği görülüyor.
Nisan ayında yüzde 4 civarında tutulan aylık devalüasyonun, bu ay yüzde 3.5 civarına ineceği sinyali alındı. Ay başında alınan bu sinyal, geçen hafta 'Merkez Bankası interbank faizini de düşürecek' beklentisini de yaratmıştı. Yıllık bazda yüzde 35'in üzerinde reel faiz, piyasada bu beklentinin yaygınlaşmasını sağlamıştı. Ancak bu indirimin bankaların nakit açığının kapanmasından sonra yapılacağı, bunun için de döviz girişinin sağlanması gerektiği konuşuldu.
11 Mayıs itibariyle nakit açığı bir haftada 890 trilyondan, 433 trilyona indi. Bu tutarın yaklaşık 250 trilyona indiği, dolar bazında miktarın 700 milyona kadar gerilediği tahmin ediliyor.