kapat

10.05.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
I H Y
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
İPEK CEM(ipek.cem@netwisecorp.com )


Türkiye-ABD

Washington'daki Amerikan Türk Konseyi (ATK) toplantıları, ekonomik işbirliği ve ticaretin yanı sıra, geniş anlamda iki ülkenin ilişkilerinin geldiği noktayı da simgeliyor. Bu yıl 18'incisi gerçekleştirilen toplantılara katılım oldukça yüksek gerçekleşmiş. ATK toplantılarında, işadamı ve yöneticilerin yanı sıra, politikacılar, bürokratlar ve sivil toplum örgütlerinden temsilciler de hazır bulunuyor.

Toplantı metinlerine göz gezdirildiğinde, en dikkat çekici konuşmalardan birinin ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Mark Parris tarafından yapıldığını görüyoruz. 6 Mayıs'taki konuşmada Parris, Türkiye-ABD ilişkilerinin yeni ve olumlu bir döneme girdiğini açıklıyor. Kasım 1997'de Türkiye'ye atandığında "hareketli ve ilginç zamanlar"la karşılaşacağı konusunda uyarıldığını söylüyor Parris. Ancak o günden bu yana, dünya ve Türkiye'deki değişikliklerin, bu beklentiyi bile kat kat aştığını ekliyor.

"Hareketli ve ilginç zamanlar" anafikrine uygun olarak yaşadıklarını aktaran Parris, konuşmasında şu ana başlıklar üzerinde duruyor: 1) Türkiye ekonomisinin dünya krizini kazasız belasız atlatması ve iyimser bir bekleyiş içinde olması önemli. 2) Türkiye'nin Kosova'da aktif rol alması, askeri katılımda ilk 3-4 NATO üyesi arasında olması ve mülteci kamplarıyla insani yardımda bulunması övgüye değer. 3) Öcalan'ın yargıya intikali, terörizmle mücadelede yeni ve belirleyici bir döneme girildiğinin işareti, Pişmanlık Yasası Güneydoğu sorunuyla ilgili ulusal bir uzlaşma platformuna yönelik doğru bir adım. 4) 18 Nisan seçimlerinin sonucu bizler için sürpriz oldu.

Bu gözlemlerden hareketle, Parris şu sonuçlara ulaşıyor: 1) Türkiye ekonomide bir dünya aktörü niteliğine kavuşuyor. 2) Türkiye'nin NATO bünyesindeki rolü önümüzdeki yıllarda daha da gelişecek. 3) Güneydoğu bölgesini kalkındırmak için yeni bir fırsat doğmakta. 4) Meclisten çoğunluk desteğini alan yeni hükümetin ömrü aylarla değil yıllarla tarif edilecek.

Parris, konuşmasında, bahsettiği gelişmelerin ABD'nin Türkiye politikasını değiştirmediğini, ancak eskiye oranla Türkiye-ABD ilişkilerinin çok daha sağlam bir temele oturtulduğunu belirtiyor. Öte yandan, Türkiye'nin önümüzdeki birkaç ayı doğru değerlendirmesi halinde, ekonomik açıdan yüklerini hafifletebileceği varsayımını ileri sürüyor. Sosyal güvenlik, bankacılık ve vergi reformları üzerinde duruyor. Özelleştirmenin yeniden hızlandırılması öneriliyor. Bu gelişmelerin, yabancı yatırım getireceğini, IMF desteğini artıracağını ve bütçeye önemli katkı sağlayacağını düşünüyor.

Ekonominin yanı sıra, insan hakları ve demokrasi konularını işleyen Parris, ülkemizdeki sivil toplum bilincinin artmasını alkışlarken, hükümetin insanlık suçlarına karşı "sıfır-toleranslı" olmasını istiyor. Türkiye'nin komşularıyla ilişkilerine kısaca değinen Parris, özellikle AB üyeliği ve Kıbrıs konularının gündem belirleyici olacağını söylüyor.

Parris'in konuşmasında, Türkiye-ABD ilişkilerinde ve Türkiye'nin ekonomik-politik gelişiminde, "sürekli değerini artıran" bir döneme girdiği anafikri veriliyor. Burada, özellikle kamuda karar merciinde bulunanlara önemli rol düşüyor. Bir bakıma, "anahtar belli, ancak kapıyı şaşırmayalım" tarzında telkin yapılıyor. Öte yandan da, ABD, Türkiye ile dostluk tazeliyor, geleceğe olumlu bakan bir yaklaşım sergiliyor. İşte, Türkiye'nin ABD penceresindeki en yeni fotoğrafı.

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır