|
|
ŞÜKRÜ KIZILOT(skizilot@sabah.com.tr
)
|
  
Süre uzatılmalı
Şu günlerde, iş çevrelerinde en çok konuşulan konuların başında "Geçici Vergi" geliyor. Maliye Bakanlığınca uzatılmadığı takdirde, 15 Mayıs 1999 Pazartesi akşamına kadar, 2 milyona yakın esnaf,tüccar ve şirket geçici vergi beyannamesi verecek ve vergi ödeyecek. Ancak 15 Mayıs, Cumartesi gününe rastladığı için sürenin son günü 17 Mayıs 1999 Pazartesi günü olacak. Hemen belirtelim, yasal olarak, geçici vergiyi beyan etme süreci uzatılamıyor. Ancak, geçen yıl faiz ve repo gelirlerinin beyan edilme süresi, Vergi Usul Yasası'nın 17. maddesi ile ilgilendirilerek. İşin doğrusu, dilekçe verilmesine bağlı olarak, bir ay uzatılmıştı. Yine aynı yasaya göre, benzer uygulamaya gidilip, geçici vergi verme süresi, 45 güne kadar uzatılabilir. Bu konuda top Maliye Bakanlığı'nda... Sürenin uzatılması konusunda, kamuoyu büyük bir beklentiye girmiş durumda. Sürenin uzatılmasını bekleyenlerin çok sayıda haklı gerekçeleri var ama bunların içinde özellikle ikisi var ki çok önemli.
Birinci gerekçe, bilinen fıkrayı anımsatıyor.
Savaşı kaybeden komutanı çağırıp, niçin kaybettiğinin nedenlerini sormuşlar. O da;
- Bunun 40 tane nedeni var.
- Peki say bakalım..
- Birincisi barutumuz yoktu, ikincisi...
- Tamam tamam. Kalan 39'unu saymana gerek yok!..
Bu fıkradan sonra acaba uzun uzun gerekçeleri sıralamaya gerek var mı?
Mükelleflerin de çoğunun şu anda vergiyi ödeyecek parası yok. Bu biraz da son bir ayın beyanname verme ve ödeme trafiğinin sıkışıklığından kaynaklanıyor. Örneğin bir şirket 30 Nisan'da kurumlar vergisi beyannamesi verdi ve vergi ödedi. 17 Mayıs'da geçici vergi. 20 Mayıs'da stopaj, 25 Mayıs'da KDV, 31 Mayıs'a kadar da sigorta primi ödeyecek.
Bu arada hemen belirtelim, gelir ve kurumlar vergisi oranları indirildi ama 1999 yılında yine yüksek oranlar üzerinden vergi ödendi. Örneğin gelir vergisi mükelleflerinin fon payı dahil yüzde 60,5'e, kurumlar vergisi mükellefleri de yüzde 44'e ulaşan oranlar üzerinden vergileri hesaplandı. Siz buna gelir vergisi mükellefleri için üç aylık kazanç üzerinden yüzde 15, kurumlar vergisi mükellefleri için de yüzde 25 geçici vergi eklediğinizde, vergi yükü, taşınması zor bir hale geliyor.
GEÇİCİ VERGİ NEDİR?
Geçici vergi, gelir vergisi mükelleflerinden bazılarının ve kurumlar vergisi mükelleflerinin tamamının, 1999 yılının üçer aylık kazançları üzerinden ödedikleri bir vergidir. Oranı, gelir vergisi mükellefleri için yüzde 15, kurumlar vergisi mükellefleri için de yüzde 25'tir. Geçici vergi üzerinden ayrıca fon payı hesaplanmayacaktır.
Ödenen geçici vergi, 2000 yılı Mart ve Nisan ayında verilecek gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde beyan edilecek matrah üzerinden hesaplanacak vergiden mahsup edilecektir. Geçici vergi, 2000'de ödenecek vergiye mahsuben ödenen "ön vergi" niteliğindedir.
Bilindiği gibi, ücret geliri elde edenler, verginin kaynakta kesilmesi nedeniyle, vergilerini, gelirin elde edildiği dönemde öderken, ticari kazanç sahipleri ve serbest meslek kazancı sahipleri, vergilerini, bir yıl geçtikten sonra ödemektedirler. Geçici vergi, bu adaletsizliği gidermekte ve gerçek usulde ticari ve serbest meslek gelirlerinin cari yıldaki kazanç üzerinden vergilendirilmesini sağlamaktadır.
Geçici vergi zarar ya da kazanç olmaması halinde ödenmeyecektir.
KİMLER ÖDEYECEK?
Geçici vergiyi ödeyecek ya da ödemeyecek olanlar yandaki tabloda gösterilmiştir.
Hesap dönemi takvim yılı olan mükellefler yani, özel hesap dönemine tabi olmayan mükellefler) için 1 Ocak 1999 tarihinden itibaren dört ayrı geçici vergi dönemi söz konusudur. Bu dönemler aşağıdaki gibidir.
Birinci dönem: Ocak, Şubat, Mart,
İkinci dönem: Nisan, Mayıs, Haziran,
Üçüncü dönem: Temmuz, Ağustos, Eylül,
Dördüncü dönem: Ekim, Kasım, Aralık.
Kendilerine özel hesap dönemi tayin edilen mükellefler için geçici vergi dönemleri, özel hesap döneminin başlangıç tarihinden itibaren üçer aylık dönemler olarak, işe başlama, işi bırakma veya hesap döneminin değişmesi gibi üç aydan kısa olan vergilendirme dönemlerinde ise;
-İşe başlamada, başlanılan tarihin içinde bulunduğu dönemin sonuna kadar olan süre,
-İşi bırakma veya tasfiye hallerinde, bırakıldığı veya tasfiyeye gidildiği tarihe kadar olan süre ve hesap döneminin değişmesi halinde, yeni hesap döneminin başladığı tarihe kadar olan süre, yeni hesap dönemi olarak gözönüne alınacaktır.
NASIL BEYAN EDİLECEK?
Mükellefler tarafından hesaplanan geçici vergi, ilgili olduğu üç aylık dönemi izleyen ikinci ayın 15. Günü akşamına kadar, beyanname ile beyan edilecek ve aynı süre içinde ödenecektir (15 Mayıs Cumartesi gününe rastladığı için son gün 17 Mayıs olacaktır).
Bir geçici vergi döneminde tevkif edilen (kaynakta kesilen) vergiler belgelendirilecek ve hesaplanan geçici vergiden mahsup edilecektir (düşülecektir).
Geçici verginin yüzde 10'u aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde, yüzde 10'u aşan kısım re'sen veya ikmalen tarhiyata konu olacaktır. Yüzde 10'luk oranın aşılıp aşılmadığı, her geçici vergi dönemi itibariyle dikkate alınacaktır.
Bu durumda, tarh edilecek ek vergi için, vergi ziyaı cezası ve aylık yüzde 12 gecikme faizi uygulanacaktır.
DÖNEM SONUNDA MAL SAYIMI
Geçici verginin hesaplanmasına esas olan üç aylık dönem kazancının belirlenebilmesi için, 31 Mart 1999 itibariyle işletmede mevcut olan malın maliyet bedelinin bilinmesi gerekiyor. Bunun için de, 31 Mart 1999 itibariyle mal mevcutlarını fiilen saymak, ölçmek ve tartmak gerekmektedir.
Ancak, Gelir Vergisi Yasası'nın, geçici vergi ile ilgili mükerrer 120. maddesinde, geçici vergi matrahının hesaplanmasında, dönem sonu mal mevcutlarının kayıtlar üzerinden saptanmasına olanak sağlanmıştır. Bu nedenle, geçici vergiye esas kazançların belirlenmesi sırasında, mükelleflerin 31 Mart 1999 tarihindeki mal mevcutlarını "fiili envanter yaparak" tespit etmeleri zorunlu değildir. Kaydi envanter yanı kayıtlara göre, giren ve çıkan malı gözönüne alarak 31 Mart 1999'daki mal mevcudunu tespit edebilirler. İsteyen mükellefler, dönem sonu mal mevcutlarını fiili envanter yapmak suretiyle de belirleyebileceklerdir.
YARIN: Ödeme koşulları
| MÜKELLEF GRUBU | GEÇİCİ VERGİ | VERGİ |
| MÜKELLEFİYETİ | ORANI | (%) |
| Ticari kazanç elde edenler (Bakkal, kasap, manav, terzi, kitapçı, manifaturacı, kuruyemişçi, ayakkabıcı, gözlükçü, nakliyeci, lokantası, tamirci vs.) | VAR | 15 |
| Serbest meslek kazancı elde edenler | VAR | 15 |
| Zirai kazanç elde edenler | YOK | - |
| Ücret kazancı elde edenler | YOK | - |
| Menkul kıymet geliri elde edenler | YOK | - |
| Diğer kazanç ve irat elde edenler | YOK | - |
| Adi ortaklıklar, kollektif şirketler, adi komandit şirketler | YOK | 15 |
| Basit usulde vergilendirilen ticari kazanç sahipleri | YOK | - |
| Türkiye'de işyeri veya daimi temsilcisi bulunan dar mükellefler | VAR | Kurum 25, Şahıs 15 |
| Kurumlar vergisi mükellefleri | VAR | 25 |
NOT: Yıllara yaygın inşaat ve onarım işi yapanlar ile, Noter bulunmayan yerlerde Adalet Bakanlığınca geçici noter yardımcısı olarak görevlendirilenler (yalnızca bu kazançları nedeniyle), Kazançları Gelir Vergisi Yasası'nın 18. maddesine göre, gelir vergisinden istisna edilen ve hasılatları 7 milyar lirayı aşmadığı için beyanname vermeyecek olan serbest meslek erbabı (şair, ressam, heykeltraş, yazar, bestekar vs.) geçici vergi ödemeyeceklerdir
|
 |
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|