kapat

10.05.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
I H Y
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
CAN DÜNDAR(cdundar@sabah.com.tr )


Tepkiler

Elektronik posta kutuma gelen mesajları yanıtlamakta geciksem de mutlaka okuyorum. Geçen hafta Meclis'te türban kriziyle ilgili yazımın yayınlandığı gün tam 120 mesaj aldım. İzleyen günlerde internet aracılığıyla gelen mesaj sayısı 500'ü buldu. Tek tek yanıtlayamayacağım bu mesajlardan bazılarını burada özetlemek istiyorum; konuya ilişkin toplumsal duyarlılığı ve görüş farklılıklarını belgelemek için... Gönderenlere teşekkürler... "Adları bende saklı..."

"Yazınızı gazetede yayınlanmadan önce, gece 03.30'da web'de okudum. Eski kuşağın bilinç altındaki tortuları taşımayan gerçek demokrasiye inanmış yeni bir kitlenin varoluşu geleceğimiz için büyük umut." (AD)

"Siz nerede yaşıyorsunuz? Bugün türbanla Meclis'e girerlerse, yarın hastaneye acilen yatmak zorunda kaldığınızda türbanlı doktor dini inançlarına aykırı olduğu için müdahale bulunmaz, ertesi gün türbanlı polisimiz müslüman suçlulara dokunmaz. Bunun sonu yok." (EAB)

"Zor zamanda yazdınız. Bunu unutmayacağım. Yazınız türban yanlısı olmasa da meseleyi insan hakları açısından değerlendirdiğiniz ve maç skoru sığlığı ile bakmadığınız için teşekkürler."

"ABD'de bilgisayar mühendisliği doktorası yaptım. Sembollerle uğraşma hastalığı ülkeme dönüş arzumu yok etti. Gelip bu kamplararası anlamsız savaşın bir parçası mı olayım, yoksa borcumu ödeyip burada mı kalayım?"

"New York'ta bir yatırım bankasında çalışıyorum. Lütfen siyasetçilere seçimlerin halkın tercihlerini öğrenmek için yapıldığını hatırlatınız. Merve Kavakçı da, Kamer Genç de millet onları bu halleriyle seçtiği için oradalar. Onları zorla değiştirmeye çalışmak, onları seçenlere ihanettir." (FE)

"Meclis devlete kafa tutma yeri değildir, diyenler, millete kafa tuttuklarını fak etmiyorlar mı..? Hem de milletin meclisinde..." (MF)

"Pekala 'Her şey serbest olsun, herkes inançları gereğince yaşasın' diyelim. Karanlığa, bilimin aydınlığı ile karşı çıkalım. Ancak bunun için örgütlü güç gerekir. Hani o güç nerede? Toplum 12 Mart'larla, 12 Eylül'lerle neden örgütsüz bırakıldı dersiniz? Alman faşizmine, İran karanlığına giden yol da küçük hoşgörülerle başlamadı mı?" (AY)

"Hem türbanı, hem parlamentoyu savunuyorsunuz. Bu nasıl düşünce tarzı?" (AB)

"Ben Müslümanım, iyi bir pratisyen değilsem de, inanan bir insanım. Meclis'teki tabloyu gördükten sonra 'Kızım ya da oğlum bireysel tercih olarak İslami yaşantıyı seçerse, onların bu tercihlerini budayan, kişiliklerini rencide eden bir coğrafyada onları bırakmamalıyım' diye düşündüm." (EY)

"Kravatı suçlarına perde yapanlar konusundaki fikrinize bütün kalbimle katılıyorum, ama başörtüsünün arkasına saklananların farkına varamamanızı da yadırgıyorum. Kullanılıyorsunuz ve bunun farkına bile varmıyorsunuz. Sapla samanı karıştırmamayı öğrendiğinizde çok geç olmaz umarım."

"Maalesef asıl çıkmazımızın anti-demokratik yapılanma olduğunu, demokrasinin bir gün herkese lazım olabileceğini anlatamıyoruz. Meclis'te yaşananlar karşısında korkunç ümitsizliğe kapıldım." (HY)

"Yazınızı üç kere okudum, yanlış mı yorumluyorum diye... Size yakışmayan bir yazı yazdınız. Tamam çeteler de rahatsız edici ama, önce çeteleri kaldırıp, sonra türban olayı çözülecek diye sıralama yok ki." (GÖ)

"Sanırım DSP'nin hatası, sıkma başa ayaklanmakta değil, kirli ellere de ayaklanmamış olmakta... Çünkü türbanın temsil ettiği anlayışla bozkurt işaretinin temsil ettiği anlayış arasında fark yok. Hatta birincisi daha sinsi." (GE)

"Bir cumhuriyetçi ve Atatürkçü olarak Meclis'teki tartışmayı izledikten sonra balkona çıkınca başı örtülü komşum Şefika teyzemin yüzüne bakamadım. Bizi 'Devlet çürük tahtaya basmaz' diyerek yetiştiren 64 yaşındaki annem Meclis'e girse sayın Ecevit, 'Haddini bildirin' diyecek öyle mi?.."(MK)

"Ne yazık ki yazınız sorunları akılcı bir yöntemle çözme yerine, yaratılan olumsuz durumu daha da körüklemekten öteye gidemiyor, çünkü sorumluluktan kaçan yeni kuşak Türk aydınlarının tipik bir örneğini sergiliyor." (TK)

"Hayal dünyan çok geniş... Hayal kurmaya devam et..." (RV)

"Bu içerikteki bir yazıyı sizin kaleme almış olacağınızı düşünmek dahi istemiyorum." (GM)

"Milletin hislerine tercüman olmuşsunuz. Jakoben tavırlı bu yarı aydın zihniyetle mücadele etmek tüm aydınlara düşen en önemli görevdir". (SK)

"Bir an bilgisayar ekranından kalkıp, kendimi Türkiye'ye ışınlayıp alnınızdan öpmek geldi içimden. Aklımdan geçeni kağıda dökmüşsünüz". (İEU)

"Amerika'da okuyorum ve insanların çağdaşlığı hala giyimde aramalarına şaşıyorum. Baş açmak ile çağdaş olunuyorsu niye şimdiye kadar olamadık ki..." (FD)

"Sizi takdir ediyorum, ama bazen olaylara çok duygusal yaklaştığınızı düşünüyorum. Anadoluhisarı'nda ayaklarımı denize sallandırırken bira içebilme özgürlüğüm elimden alınırsa bununla nasıl savaşacağım?" (EO)

"Sizin cenahta da sağduyuyu ve insanlığı elden bırakmayan yazarların varlığını gördükçe nefretim yatışıyor, ümitvar olmuyorum. Sağolun" (TÇ)

"Hem laikler, hem dinciler arasında yobazlar var. Her iki kesim de yobazlarını dizginleyebilse daha kolay anlaşabileceğimize inanıyorum." (EŞ)

"Kazakistan'da öğretmenlik yapıyordum. Öğrenciler daha güzel Türkçe öğrensin diye uydu anteni aldık. Ama Meclis'teki kavgalar Türkiye'nin imajının zedeliyor diye iki gün sonra müdür bey yasaklattı". (LÇ)

"Bir tavsiyem var: Sarı Zeybek'i videonuza takın ve izleyin lütfen". (ÖK)

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır