Ne devirlere kaldık yarabbi... Eskiden ilim adamı, öğretim üyesi, hele hele üniversite yöneticilerinin isimlerini duyduk mu, şöyle bir irkilir, önümüzü ilikler, saygıda kusur etmemeye çalışırdık. Gerçekten de eski üniversiteler de hocaya saygı ayrı bir özellik idi... Hatta hatta bazen öğrenciler hocasının çantasını taşımak için sıraya girerlerdi. Kolay mı, her biri bir bilgi hazinesi olan profesörlerimize ulaşmak bile güç işti.
Şimdi ise durum tamamen değişik... 1968 olaylarından sonra herşey baş aşağı oldu. Diplomaları almak, öğretim üyesi olmak kolaylaştı, hele hele profesör olmak adeta otomatiğe bağlandı. Hatta bir ara üniversitelerimiz öğrenim yuvası olması gerekirken, siyaset, politika arenası haline geldi. İşte çarpılan bu düzeni disipline etmek için YÖK kuruldu. İlk başlarda gayet iyi gidiyordu. Ama şimdi hak getire!... Artık herkes bu durumu apaçık görüyor.
YÖK türlü-çeşitli hatalar yapıyor, önüne gelen YÖK'e saldırıyor, YÖK'çüler ise sanki koltuklarına zamkla, hem de Avrupa zamkı ile yapışmışçasına oturuyorlar. Bir pişkinlik bir pişkinlik ki, sormayın gitsin... Diğerlerini bırakın bir yana, sadece benim bu köşeden yazdığım hatalarından dolayı çoğunun basıp, gitmesi lazımdı ama ne gezer, üzerine alınan yok...
İşte size misal; Amerika'da üniversite okuyan bir sürü mağdur genç var. Onların problemlerini kim halledecek?... California'daki National University'i tanımıyorsunuz... Neymiş oradaki öğrencilerden biri size sahte diploma ile müracaat etmişmiş... Bu kadar yıl kabul ediliyordu da şimdi mi bu üniversitenin geçerliliği kalmadı?...
Soruyorum size; Buna rakip bir üniversite olan, U.S.International Universitesi'nde çalışan Bijan isimli, İran uyruklu bir kişi buraya gelip, Kemal Gürüz ile bire bir görüştükten sonra diploması nasıl geçerli hale geldi?... Biliyor musunuz, bu tip anlaşmalar olduktan sonra Amerika'daki bu rakip üniversiteler arasında öğrenci transferleri ve kaydırmaları kitle halinde oluyor. Bir tanesi batıyor, bir tanesi ise köşeyi dönüyor.
Yine soruyorum size; Sahte diploma ile gelen genç bu diplomayı Harvard Üniversitesi'nden ya da Yale Üniversitesi'nden getirmiş olsaydı, bu üniversitelerin diplomaları da geçersiz sayılacak mıydı?...
Son olarak da Türkiye'yi alt-üst eden ihmalinizden söz edelim; 15 tane başörtülü kız öğrenciyi üniversiteye sokmamak için 100 tane polis çağırmasını biliyorsunuz da, bütün ülkeyi ayağa kaldıracak ve bir sürü ailenin perişan olmasına sebep olacak, devleti dünyalar kadar zarara sokacak imtihan sorularını muhafaza etmek için 2 tane polis çağırmasını bilemediniz mi?... Yazıklar olsun sizlere!... Çekin gidin oradan. ff