Yeni kurulacak hükümetin Avrupa Birliği'ne karşı tutumu ne olacak? DSP ve MHP ilişkileri gözden geçirmekten söz ettiklerine göre ilk seçenek "Ben değişiyorum arkadaş" demek...
Bir de ikinci seçenek var: Topu AB'ye atıp en azından bir süre için "Bekle gör" politikası izlemek.
Avrupa Birliği'nin bugün içinde bulunduğu ortam, Türkiye'ye ikinci şıkkı tercih etmesi gerektiğini gösteriyor. "Biz aynıyız, değişmedik; biraz da sen düşün" demek en akıllısı.
Bekleyip görmenin neden daha iyi bir tavır olduğunu anlamak için "Avrupa'da neler oluyor?" sorusunun cevaplarına bakmalıyız.
En hafifinden başlarsak, İtalya'nın eski başbakanı Romano Prodi Avrupa Birliği'nin bir numarası oldu. Prodi, AB'nin yürütme organı sayılan Avrupa Komisyonu'nun başına geçmesi için gereken güveoyunu Avrupa Parlamentosu'ndan aldı. Başbakan olduğu dönemde Türkiye'nin AB üyeliğine en fazla destek veren Avrupalı liderlerden biriydi Prodi...
İkinci faktör, Haziran ayındaki Avrupa Parlamentosu seçimlerini izleyecek olan uzun yaz tatili dönemi. Avrupa Birliği'nde kimse Ekim ayına kadar hiçbir dosyayı açmaz.
Türkiye Dosyası da önümüzdeki beş ay boyunca açılmayacaklar arasında...
Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerini etkileyecek "Prodi" ve "uzun tatil" faktörlerinin yanında uzun döneme yayılan bir başka gelişme daha var: Avrupa değişiyor.
Hangi Avrupalı diplomata sorarsanız sorun, AB'nin önümüzdeki dönemde kesinlikle bir yapı değişikliğine gideceğini söyler size. Bunu görmek için Avrupa'yı iyi kötü izliyor olmak da yeterli.
Eskiden çift vitesli Avrupa'dan söz edilirdi, şimdi vites sayısı üçe çıktı, bu gidişle de yakında beşlerler.
Ne demekti iki vitesli Avrupa? Birinciler Para Birliği'ne katılıp Schengen Anlaşması ile sınırları tam kaldıranlardı. İkinci gruptakiler ise bunun dışında kalıp yine de AB üyesi olanlardı. İlk genişlemede AB'ye katılacak olan Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri de ikinci vites kapsamındaydı.
Avrupa'nın Kosova kriziyle birlikte Balkanlar'a uzattığı havuça bakarsanız, bir üçüncü grup daha çıkmakta.
Atlantik'ten Urallar'a Avrupa yavaş yavaş şekilleniyor. Atlantik Okyanusu kıyısından Ural sıradağlarına uzanan coğrafyada yeni ülke grupları oluşmakta.
Kimin hangi gruba gireceği önümüzdeki bir yılın sonunda netleşecek. "Atlantik-Ural Avrupası'nda Türkiye'nin yeri neresi?" sorusunun cevabı o zaman çok farklı olabilir. Bu dönem içinde kartları yakmayıp sonucu beklemek en doğrusu.