YARGITAY Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, dünyanın önde gelen haber ajanslarından Reuters'a konuştu.
Savaş'ın, dini radikalizm ve terörizm gibi iki şeytan ile kuşatılan ülkede kendini devletin koruyucusu olarak gördüğü belirtilen yazı özetle şöyle: "Ilımlı görünümü ve yumuşak ses tonunun altında, uzlaşmaz politikasının sadece radikalleri besleyeceğine inananların oklarına dayanabilen çelik gibi bir karakteri var. Aslında, onu tenkit edenler tarafından yakıştırılan "şahin" lakabına yakışıyor. Ancak Savaş, bu yoruma 'Şahin mi' diyerek şaşırıyor ve 'Türkiye gibi ülkelerde terörizm ve siyasi İslam'a hayır diyenler demokrasiye en büyük hizmeti yapmış olurlar. Ancak birisi, nasıl hayır diyeceğini bilmelidir' diyor.
Beyaz saçlı, temiz yüzlü ve 60 yaşındaki Savaş, bu yılın başlarında Kürt ayrılıkçı terörüne de ayrı bir cephede savaş başlattı. Savaş'ın ofisinin duvarında Atatürk'ün altın bir heykeli asılı duruyor. Savaş, "Nasyonal Sosyalizm, Almanya'da yerini buldu. Kim haklıydı? Karşı çıkan yargıç ve savcılar mı yoksa bırakalım olsun diyenler mi?" diyor.
Formunu, her gün bir saat yüzerek ve koşu ya da aerobik yaparak koruyor. Bu arada klasik müzik seviyor. Bach ile yorgunluk gideriyor.
Savaş'ı eleştirenler onu 'Derin Devletin hizmetkarı' olarak tanımlıyor. Savaş'ın HADEP davasını açtıktan sonra generallerle sıkı ilişki içinde olduğunu gösteren fotoğrafları da gazetelerde yayınlandı. Savaş'a yakın bir yardımcısı 'Bir takım generaller, Vural Savaş'ın arkasında duruyor ve ona neyi nasıl yapacağını söylüyor, demek büyük bir yanlış olur. Asla böyle bir şey olmadı. Aynı görüşleri paylaşıyorlar. Böyle bir şeye ihtiyaç da yok' diyerek tepkisini belirtti.