Galatasaray, Çarşamba günkü kupa maçının rehvetiyle çıkınca, bir de golü erken bulunca işin bittiğini zannetti. Futbolda 2 dakika öncesi yoktur. O an vardır. İlk yarı iki defa rakip kaleye gittiler. İkinci 45 dakikada hiç gitmediler. Yedikleri gol geliyorum diye bağırdı. Ama yine de onlar oyuna kendilerini veremediler.
Alpay ve Hakan müthiş mücadele ettiler. Galip gelen taraf Alpay oldu. Hagi hiç yoktu. Fatih, zaman zaman iyi, bazen anormal kötü işler yaptı. Beşiktaş takımı, maçın genelinde daha ahenkli ve kontrollü oynadı. Yardımlaşmaları Galatasaray'a göre çok daha düzenli ve içtendi. Taffarel'in fazla rahatlığı takımını 4-5 yerde rahatsız etti. Sarı-kırmızılılar Hagi'siz oynadıkları kupa maçında çok daha fazla koşup gücü eşit şekilde bölmüşlerdi. Dün aynı beceriyi gösteremediler.
Bazıları hala Ayhan-Mehmet yan yana oynamaz diyorlar. Kuvvetlilerse niye oynamasınlar? Bir kaleci yan topa ona paralel hareket etmez. Diklemesine gider bir an evvel topla buluşur. Yoksa Fevzi gibi topu kalesinde görür.
Hakem Murat Ilgaz tempoyu düşürmeden çok iyi maç yönetti. Aldatmacalara prim vermedi. Ayakta duranı ödüllendirdi. Doğru da yaptı. Avantaj kurallarını iyi uyguladı.
Sonuç iki tarafı da memnun etti. Galatasaray, rakibini kendine yaklaştırmadı. Beşiktaş da berabere kalmakla 1 puanını kurtardı. Aslında ikinci yarı Beşiktaş gelen pozisyonların birini daha değerlendirse ligde Galatasaray için şemsiye bile terse dönebilirdi.
Futbolcuya teknik olarak bazı şeyleri verebiliyorsunuz ama Galatasaray 1-0 öne geçtikten sonra her şeyin bittiğini ve skorun kornuması gerektiği düşüncesi belki de onlara çok pahalıya mal olacaktı.