Seçimler geldi gitti... Bazı partilerimiz halk nazarında yüksek puan aldı, bazı partilerimiz kendini kurtardı, bazıları ise bildiğimiz gibi çıtayı aşamadı ve Meclis dışı kaldı. Bunların dışında bir tanesi de seçimlere girdiği halde, Türkiye genelinde değil barajı aşmak, yüzde 0,58 oy oranı ile yani yüzde 1'in altına inerek tarihe gömüldü... Bu partiyi hepimiz hatırlayacağız, DTP...DYP'den ayrılanların Mecliste kurduğu bir parti idi ama sonu gelmedi. Tabii bu siyasettir, politikadır, kazanmak da var, kaybetmek de... Bu partinin yöneticilerine bundan sonraki hayatlarında başarılar diliyorum. Hepsini de severim.
Geçenlerde bir yakınım, kulağına gelen bir takım dedikoduları anlatınca doğrusu inanamadım ve "Yok canım olmaz böyle şey" dedim. Daha da ileri gitti "Bunlar dedikodu değil, gerçeklik payı çok yüksek" diyerek, iddiasında ısrar etti. Güya DTP yöneticileri, seçim masrafı olarak hazineden kendilerine tahsis edilen 2 trilyon 153 milyar liranın tamamını seçim için harcamamışlar. Bir kısmı köy sandığına gitmiş!.. Seçim günlerinde de hiçbir çaba göstermedikleri herkesin malumuymuş... Hatta hatta küçük yerlerde seçim organizasyonlarını hevesli bazı yerel yöneticiler finanse etmişler...
Fazilet Partisi ve MHP'de seçim harcamaları için devletten aynı parayı, yani 2 trilyon 153 milyar lirayı almışlardı ve seçim için kullanmışlardı. Görüldüğü gibi de bu iki parti Mecliste en çok oy toplayan parti olmuştu. Gerçi oy toplamak, hazineden alınan para ile doğru orantılı değil ama önemli olan alınan miktarın seçim için kullanılıp, kullanılmamış olması.
Ben dedikodulara pek kulak asmam. O yüzden de benim kulağıma bunları fısıldayan yakınıma, "Tahmin etmiyorum ama parti başkanı Hüsamettin Cindoruk ile çok sevdiğim İsmet Sezgin ağabeyime bunu sorarım" dedim. Ve işte soruyorum; "Pek sevgili DTP yöneticileri, şu dedikoduları önlemek için seçim hesaplarınızı bana gönderir misiniz?... O neticeleri bu köşede yayınlayayım da, böyle arkadan konuşanların ağzının payını vereyim..."