kapat

26.04.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
I H Y
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
RAUF TAMER(rtamer@sabah.com.tr )


Prens Aleksander

Yugoslavya'nın bir kralı var... Londra da yaşıyor.

Ailesi sürgündeyken 1945'te Londra'nın bir otelinde doğdu... İngilizler o oteli (Claridge's Hotel) o gün için Yugoslav Toprağı ilan etmişlerdi ki, eğer bir gün rejim değişirse, kral, Yugoslav tahtına, kanuni yollardan geçebilsin diye.

Yugoslav halkının beklentisi de bu.

Ama?..

İşte, aması var.

O'nu, kendi ağzından dinleyelim. Kendi kaleminden okuyalım.

(Newsweek/5 Nisan 99)

***

Diyor ki Prens:

- İttifak liderleri, Miloseviç'i güçlendirmek yerine, onu iktidardan uzaklaştırmaya yönelik bir çıkış noktası bulmalıydı. Yâni, NATO'nun saldırısı Miloseviç'e ve O'nun mafyasına verilebilecek, en büyük hediyedir.

Çünkü diyor:

- Miloseviç, Kosova'yı teslim edebilir. Sonra da Batıyı suçlamaya başlar. Ardından, öbür senaryo'ya geçer. Milliyetçilik duygularını sömürerek, Voyvodina ve Sancak Bölgelerinde gücünü arttırır. Çünkü o bir hayduttur. Öyle bir haydut ki, komünist dönemin sonunda demokrasi ve insan hakları için önüne gelen fırsatı kasten kullanmadı. Diktatörlüğü tercih etti... Onunla yapılacak her anlaşma, bölgenin güvenliğini tehdittir.

Ve prens soruyor:

- Bombardıman bittiği zaman ne olacak?

***

Yugoslavya'ın haline bakın.

10 yıl önce, bütün komünist toplumların önündeydi. Şimdi ise kurtuluş umudu gözükmeyecek bir şekilde en dipte... Batı, Miloseviç'i terbiye edilebilir bir eski komünist zannetti. Halbuki o Yugoslavya'da herşeyi sömürmüş ve mafyasıyla birlikte ülkenin iliğini kemirmiştir. Çok iyi İngilizce biliyor. Avrupalı misafirlerini çok güzel ağarlıyor. Onlara kraliyet kurallarıyla davranıyor.

Tabii, onların, tam birlik olamadığını ve kara harekatı için bir hazırlık'a geçemediğini de görüyor.

***

İşte bunları anlatıyor Prens Aleksander.

Önemle de şunu vurguluyor:

- Önümüzdeki günlerde bu sonu gelmeyen trajediyi bitirmek amacıyla Miloseviç'in iktidardan indirilmesi için İttifak Liderlerinin alacağı karar çok önemlidir. Miloseviç ve mafyası'nın, Belgrad halkından çalınmış, ve şimdi Kıbrıs, İsviçre gibi ülkelerde bankalara istif edilmiş paralarının peşine düşmeliyiz. Yugoslav halkı Miloseviç'ten kurtulursa, Avrupa milletlerinin arasına girebilecektir.

***

Anladım ki, yüreği sızlayarak yazmış bu satırları prens...

Totaliter rejimin ve mülteci olmanın ne demek olduğunu en iyi o biliyor.

Ve kalbi, birgün Yugoslavya'ya dönmek arzusuyla çarpıyor.

Neden olmasın?

45 doğumludur.

Genç sayılır.

Memleketine vereceği çook hizmetler var.

Sürgünden dönenlerin ve mültecilik acısını çekenlerin, sonunda büyük yurtsever olarak mühim işler başardığını hep görmedik mi?

Yugoslavya'nın Londra'da yaşayan kralı, inşallah bir gün tahtı'na kavuşacaktır. Hem de Demokrasinin nimet ve kıymetini iyice öğremiş olarak.

......

Evet... bugün iç siyasetten uzak, değişik bir bölgede gezdik... İyi de ettik. Farzedin ki, pazar tatili yaptık.

Yarın,! yine iç siyasete döneceğiz.

Kaldığımız yerden devam.

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır