kapat

26.04.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
I H Y
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SEDAT SERTOĞLU(ssertoglu@sabah.com.tr )


Bizon gecesi

Müzakerelerin en kritik anlarından biri.. Durum, dipolamatların tabiriyle, 18+1 haline gelmiş. Yani masanın bir tarafında 18 ülke, öte tarafında Türkiye. Sinirler müthiş gergin.. NATO'nun 50'nci yılının ortak bildirisi ve 2000'li yılların stratejik anlayışıyla ilgili iki ayrı karar, çıkmama tehlikesiyle karşı karşıya.

Tam bu noktada, Dışişleri Bakanı İsmail Cem, toplantı odasından çıkıp, Cumhurbaşkanı Demirel'in bulunduğu yere geliyor. Durumu anlatıyor. Demirel, İsmail Cem'e üzerine basa basa şunu söylüyor:

"Türkiye'nin çıkarlarını iyi koruyun. Ancak, masadan katiyen kalkmayın. Müzakereleri katiyen kesmeyin.."

İsmail Cem toplantı salonuna geri dönüyor. Bu, İsmail Cem'in, Demirel'le, bu son derece kritik konuda, birbiri ardına gleen üçüncü görüşmesi..

Şimdi üç saat geri gidiyoruz.

Saat 13.00. Reuters Ajansı "Türkiye engelliyor" başlıklı haberini yayınlıyor. Zirveyi izleyen 3 bin dolayında gazeteci heyecanlı.

Saat 15.00. Amerikan Haber Ajansı "Hala bir anlaşma yok" diyor.

Oysa, saat 16.00'da başkan Clinton'un basın toplantısı var. Clinton, Ronald Reagan Uluslararası Ticaret Merkezi'nin anfi tiyatro salonunda, 2000'li yılların dünya düzenini doğrudan etkileyecek olan Washington Ortak Bildirisi'ni açıklamak zorunda..

Bu saatler öncesi ve içinde bizim diplomatların arasında da tartışmalar çıkıyor. Demirel müdahale ediyor ve önlüyor..

Ne oluyorsa saat 15.00 ile 15.35 arasında oluyor.. Dışişleri bakanlarının anlaşamaması üzerine, neredeyse, devlet ve hükümet başkanları olağanüstü toplantıya çağrılacak. Durum bu kadar ciddi.

İşte tam bu noktada, devreye ABD ve İngiltere giriyor. Clinton ve Blair doğrudan müdahale ediyor, orta yol bulunuyor ve Türkiye'nin isteği kabul ediliyor.

Yani, AB'nin oluşturacağı Avrupa Savunma ve Güvenlik Kimliği "EDSI" isimli kurumun NATO'dan olası istekleri otomatik olarak kabul edilmiyor ve NATO'nun oy birliği şartı getiriliyor.

Türk heyeti çok mutlu. Dışişleri Bakanı İsmail Cem Türkiye saatiyle 02.00'da düzenlediği basın toplantısında ekibini övüp, ön plana çıkartıyor.

Bizon yediler
Bu işin bir de gecesi vardı. Gece, Beyaz Saray bahçesinde kurulmuş olan çadırlarda 980 kişilik yemek getirildi.

Burada ilginç bir protokol uygulanıyor. Liderler davete kıdemlerine göre geliyorlar. En kıdemsiz olan en önce, en kıdemlı olan en son Beyaz Saray'a geliyor. Demirel kıdem sıralamasında Çekoslovak Cumhurbaşkanı Vaclav Havel'den sonra ikinci sırada.

Bariton Thomas Hampson, Soprano Renee Fleming, Dvorjak'ın ay şarkısı isimli eseriyle başlayıp, Bernstein'ın West Side Story isimli yapıtından Tonight isimli şarkıyla kapadıkları programı dinliyorlar.

Yemeğe ise "kömür ateşinde kızartılmış yuvarlak soğan dilimleriyle süslü tavukla" başlıyorlar. Yanında, tatlı patates, mısır, biber, portakal ve mango ile yapılmış salata var.

Bu arada garsonlar şarap olarak Chardonnay 1997 servisi yapıyor.

Sonra ana yemek. Bakalım neymiş:

Ana yemek, filmlerde sıkça gördüğümüz, kızılderililerin korumaya çalıştığı, ama beyazların sürekli katlettiği ünlü bizonun bonfilesi. 980 kişiye kaç bizon lazım gelmişti bunu öğrenemedik. Bizon bonfilesinin yanında, Cabarnet soslu ufak sebzeler, ilkbahar patatesi ve mantar. Şarap, Merlot 1996..

Sonra, Shallot soslu marine edilmiş Mozzarelle ve Andiv.. Kadehlere konan ise Gremant 1985...

Ve nihayet, Beyaz Saray'ın dünyaca ünlü Fransız aşçısının hazırladığı NATO ellinci yıl pastası yeniyor.

Yemeğe katılan bizim resmi heyetten bazılarına soruyoruz:

"Yemekler nasıldı?"

"Mükemmeldi" cevabı alıyoruz.

Artık diplomatik nedenlerle mi, yoksa gönülden mi böyle söylüyorlar, bilemiyoruz.

Demirel bugün John's Hopkins hastanesinde ikinci kez sağlık kontrolünden geçecek. Ardından tekrar Washington'a dönecek. Ve çok önemli görüşmeler yapacak.

Yarın da bunları yazacağız...

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır