Trabzonspor'un gücü bu kadar. Seyirci çok şey beklediği için hırsını sahaya yabancı madde atarak alıyor. Bu tip şeyler kulübe büyük zarar verir. Bunun örnekleri de var. Maç başlıyor, dakikalar ilerledikçe Trabzonspor'un sahadaki etkinliği azalıyor. Bordo-mavili ekibin en büyük noksanlığı, topu savunmadan fazlaca ileri vurarak çıkmaları. Her topu uzun vuruyorlar, vurdukları her top da kendilerine tehlike olarak geri dönüyor.
Galatasaray'ın zaten istediği bu. Hagi çizgiye giderek kendisini kaybettiriyor, aldığı her topta en az 20 metre dribling yapıyor veya istediği yere topu gönderiyor. Galatasaray'ı durdurmak istiyorsan öncelikle Hagi'yi kontrol altında tutman gerekir.
Dün gece Galatasaray takımında kötü oynayan ve özellikle mücadele etmeyen hiçbir futbolcu yoktu. Hangi taktikle nerede oynarsan oyna maç kazanma hırsın, isteğin olmazsa hiçbir şey yapamazsın. Trabzonspor takımı kendi şehrinin özelliğini kaybettiği için bu noktalara geldi. Belki şimdi mecburen öze dönerlerse yine doğruyu bulmuş olurlar. Ama sabredecekler, birkaç seneyi gözden çıkaracaklar.
Bu Trabzonspor bu kadrosuyla daha iyi oynar mı? Evet ama bu kadroyla şampiyon olur mu? Kesinlikle hayır...
Hakem Bülent Uzun böyle yüksek tansiyonlu bir maçta iyi yönetim gösterdi. Kartlarını yerinde kullandı. Galatasaray belki de bu sezon oynayabileceği en zor maçı çok kontrollu ve dikkatli oynayarak lehine çevirdi.
Bence artık sarı-kırmızılı takımın önü açıldı. Bundan sonra şampiyonluğu kaybetmeleri çok zor. Fatih Terim takımını iyi çalıştırmış. Futbolcuları yere sağlam basıyorlar. İkili mücadelelerden genellikle ayakta çıkan Galatasaraylılar oldu. Yani o iyi motive hikayesi bir yere kadar. İyi motiveden önce Galatasaray iyi idman yapmış. Bu sahada gözüküyor. Gerisi hikaye.
Trabzonsporlular'ın kendi stadının koltuklarını parçalamalarına bir anlam veremedim; Günah. Bu paralar gene onlardan çıkacak.