kapat

26.04.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
I H Y
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Türkiye'ye büyük övgü
Washington Post Türkiye ve Arnavutluk'taki mülteci kampları arasındaki büyük farkı yazdı

Kosova'daki şiddet ve savaştan kaçarak yardım elini açan ülkelere sığınan Kosovalı Arnavutlar, mülteci kamplarında barındırılıyor. Kampları gezen yabancı basın Kırklareli'ndeki kampın bir cennet olduğunu anlatıyor yazılarında. Arnavutluk'taki mülteci kampı ise tam bir sefalet...

Amerikan Washington Post gazetesi Gazi Osman Paşa kampını, kuaförü, psikiyatristi olan ve çocuk kahkahalarının yükseldiği bir tatil köyüne benzetti. Yazı şöyle sürüyor: 4 bin Arnavut'un yaşadığı ağaçlarla kaplı kampta onlarca salıncak var. Kızılay gönüllüleri kaynayan kazanlarda kuzu eti haşlıyor ve pilav pişiriyor. Bir çok futbol topu var etrafta... Günde iki kez yetişkinlerin biraraya geldiği kahve sohbetleri düzenleniyor. Bir kuaför ve iki psikiyatristleri bile var. Arnavutça eğitim yaptıkları sınıfta asılan Türkiye'nin kurucusu Kemal Atatürk'ün portresi altındaki tahtaya Amerikalı rap şarkıcısı Snoop Dog'un ismini yazmışlar. Akşamları dans gösterileri düzenleniyor. Burada hiç kimse, Yugoslav askerinin zoruyla evini terkederken duyduğu korkuyu duymuyor.

Kamp yetkilileri mültecileri "misafirler" olarak çağırmayı tercih ediyor. Kocası ve iki çocuğuyla Priştine'den gelen Fatmira Munise "Hiçbir şeyimiz kalmadı. Ama burada olmaktan mutluyuz" diyor. Bir başka mülteci de "Daha önce Makedonya'daki kampa mülteci olarak gittik. Cehennem gibiydi. Burası çok güzel. Çocuklarım iyi besleniyor" diye konuştu.

Çadırda bir dere
Arnavutluk'taki Kukes kampına gelenler ise yine bir yaşam savaşı ile karşı karşıya.

İngiliz Independent gazetesi "Yağmurda çadırların içinden bir dere geçiyor sanki" diyerek sefaleti anlattı. Kukes kampında tüm çadırlar, son günler yağmurlu olduğundan çamur içinde ve nemli. Yatmak için şilte bile yok. Mülteciler, "Yeterli battaniye yok. Birbirimize sarılıp ısınıyoruz" diyor. Tuvalet yok. Çukurların üzerine yapılan kulübeler tuvalet olarak kullanılıyor. Su yok, yemek pişirmek için ateş bile yok. Mülteciler sürekli soğuk gıdalar yiyor.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır