kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 4 Kasım 2007, Pazar
Son Dakika
ARAYIN
Google
Google Arama
atv
Kanal 1
ABC

'Öteki olanlara karşı hoyrat bir toplumuz'

21.10.2007
- Herkes artık birbirini dinci, laik, yobaz diye fişliyor. Medyadaki kadar toplumda da kamplaşma var. 'Yaşam tarzım elimden alınacak' korkusu gırla.. Bu kadar korkuya mahal var mı sizce?
- Bence bu korkuya, bu korku ölçüsünde mahal yok ama aynı zamanda bu sahici bir korku. Dolayısıyla bunu yok var sayamayız. Türkiye'nin demokratik kültürü çok yerleşik olmadığı için hoşgörü daha ziyade laftan ibaret. Hoşgörülü bir toplum değiliz, tersine hoyratız! Özellikle 'ötekiler'e karşı; Kürtler'e, kadınlara, gayrimüslimlere, Aleviler'e karşı çok hoyrat bir toplum. Bu hoyrat toplumda da, dini referansları olan şimdiki iktidar gibi bir iktidar çok mutlak bir çoğunlukla egemen olursa, ötekinin hakkını görmezden gelme ihtimali pekala var. Demokratik kültürümüz yok çünkü.

- Mahalle baskısı denen şey var mı?
- Bence yok. Bazı mahallelerde, Anadolu'da birtakım yerlerde mahalle baskısı kelimesine uygun görüntüler var ama vardı zaten. Topluma çok nüfus etmiş bir şey değil; toplumun üst katmanlarında, şehirli, aydın kesimlerinde olan bir şey.

- Aydınlar bunu neden yapıyor peki?
- Türkiye'nin içinden geçtiği dönüşümle de ilgili bir şey. Türkiye'de, Cem Karaca'nın meşhur şarkısındaki 'İşçisin sen işçi kal' hali mevcuttu. Büyük şehirler ve taşra birbirlerine değmeden yaşardı. Özal döneminde serbest piyasa ekonomisine geçişle başlayan transformasyonla Anadolulu müteşebbisler arttı. Basındaki durum da bununla ilgili. Eskiden herhangi bir televizyonun yanından geçmesi dahi düşünülemeyecek isimler program yapıyorlar, televizyon yönetiyorlar artık.
TÇ: Toplumsal transformasyon dediğin şey sonuç olarak siyasi iktidara yansıyor. Önce yerel yönetimleri ele geçirdiler, sonra da merkez idareyi...
- Tabii bunlar geleneklerini büyük ölçüde halen koruyarak sofraya oturuyorlar. Daha önce alınmadıkları evlerin yemek sofrasına o lehçeleriyle, o kıyafetleriyle, gelenekleriyle oturuyorlar. Bunun içinde dini değerler de var tabii.

- 'Türkiye Malezya olur mu?' polemiği?
- O tamamıyla Türk medyasının bir kesiminin başımıza sardığı saçma sapan bir tartışma. Mesela şu anda Malezya konuşmuyoruz, iki hafta önce bitti o tartışma! Türkiye dünyanın en önemli fay kırıklarının üzerinde, her türlü sismik sarsıntıyı çok kuvvetli hisseden bir ülke. Bu nedenle de gündemi süratle değişiyor.

- Fay kırıkları üzerindeyiz madem, şeriat ya da darbe olasılığı var mı?
- Türkiye'de şeriat tehlikesi değil, etnik sorun çok daha önemli, Şu an Kürt meselesi öncelikli. Bunun alacağı yön, benimsenen siyasetler ya Türkiye'de durumu çözer ya da Türkiye'yi parçalanmaya sürükler. İkinci yöne ilerlerse de darbe tehlikesi olabilir.