kapat
Üye OlÜye Girişi
Bugünkü SABAH Gazetesi
  |  Benim şehrim | 13 Mayıs 2007, Pazar
Son Dakika
ARAYIN
atv
Kanal 1
ABC
acı çektiren ayakkabılar.

Böyle moda olmaz olsun

Moda, günümüzde hayatımızın önemli bir parçasını kaplıyor. Öyle ki trendy olmak, güzel görünmek adına her türlü eziyet çekilir hale geliyor. Ancak durum, bundan yüzyıllar önce de çok farklı değilmiş. İşte tarihin en kötü moda akımları.....
Ayak dondurma yöntemi
Kadınların güzellik için acı çekmeleri bundan yüzyıllar öncesine dayanıyor. 10. yüzyılın sonlarında Çinli kadınlar, küçük, yumru gibi ayaklara sahip olabilmek için ayaklarını dondurup gelişmesini engellerdi. 20. yüzyılın sonlarına dek devam eden bu gelenek, belki de tarihte bugüne kadar yapılmış en saçma moda akımıydı. Kadınlar daha küçücük yaştaki kızlarının ayak parmaklarını, bu moda uğruna kırıp, ipekten sargılarla ayağın altına doğru sararlardı. Böylece ayağın gelişimi engellenir ve yumru gibi ufacık ayakları olurdu. Ayakları en fazla yedi santim uzunluğunda olur ve ayağın altındaki eğim ortadan kalkardı. Bu geleneğin neden başladığı ise hâlâ netlik kazanmış değil. Ülkenin imparatoriçelerinden Taki'nin yumru ayak doğduğu ve onu kıskanan diğer kadınların bu geleneği başlattığı rivayetler arasında.Üstelik bir süre sonra 'küçük ayak' ülkede sadece moda değil, satatü ve iffet anlamına da gelmiş. Hayatları boyunca tek başına yürüyemeyen kadınlar, iffetli ve namuslu sayılmış.

İnsan piresi çeken kravatlar
15. yüzyıl Rönesans hanımefendileri de giydikleri, insan piresi çeken özel bir kumaştan üretilen kıyafetleriyle 'moda kurbanı' olarak tarihteki yerlerini aldılar. İnsan piresi (pulex irritans) yakalamak için üretilen bu kumaşı, kadınlar sırf moda diye 200 yıl boyunca giymeye devam ettiler. Aslında bu cesur kadınlar modaya ayak uydururken bir taraftan da bu pirelerin yakalanmasını sağlıyorlardı. Fakat pirelerin kumaştan, kıyafetin geri kalan kısmına yürüme ihtimali olduğu için yakaları takmayı bıraktılar.

Teşhirci togalar
Romalıların geleneksel kıyafeti toga, günümüzde de moda olmaya devam ediyor. Cemiyet hayatından kimseler, evlerinde özel toga partileri veriyor ve toga giymeyeni içeri almıyorlar. Beyaz bir kumaşın farklı şekillerde vücuda sarıldığı toga, Roma İmparatoru Nero zamanında, kadınlar için bir teşhir simgesi haline gelmişti. Nero'nun isteği ile ülkedeki kadınlar, transparan, tüm vücudu ortada bırakan togalar giymeye zorlandılar. Teşhir öyle bir boyut aldı ki, ülkedeki seks hayatı canlanacağına, sekteye uğradı. Ülkenin önde gelen filozoflarından Seneca bu duruma tepkisini, "Kadınlarımızın artık sevgililerine gösterecek hiçbir şeyi kalmadı. Zaten sokakta herkesin her şeyini görüyoruz," diyerek dile getirdi.