kapat
   
SABAH Gazetesi
 
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Ahmet Ors @ SABAH
SMS:
4122-AO MESAJ
 

Salep içimizi ısıtıyor

Karlı günlerde sokaklarda üşüyenlerin en büyük hayali sıcacık bir fincan salep değil de nedir? Kışın içilmesinin en önemli nedeni de öksürüğe ve soğuk algınlığına iyi gelmesi

Günlerdir adım adım gelişini takip ettiğimiz kar nihayet hafta başında tüm şiddetiyle İstanbul'u kasıp kavurdu. Akşam hava karardıktan sonra benim gibi hala kapağı evine atamamış bir grup talihsiz hemşerimle birlikte Taksim'de Atatürk Kültür Merkezi önündeki dolmuş kuyruğuna takıldım. Sabahtan kalın bir palto giymiş, ellerimi, başımı korumaya çalışmıştım. Böylelikle yeterli tedbiri aldığımı sanıyordum. Ama doğa gücünü kapıp koyuvermişti. O güvendiğim, sözüm ona kalın paltom, rüzgarın gücü karşısında yetersiz kaldı; vücut sıcaklığım hızla düşmeye başladı. Dolmuş kuyruğunda soğuk ve tipiye dayanmamı sağlayan, hayalini kurduğum dumanı tüten, sımsıcak bir fincan salep oldu. Sıcak fincan adeta avuçlarımın içindeydi. Salebin kendine özgü aromasını, üzerine serptiğim toz zencefil ve tarçının kokusunu burnumda hissettim. İşte o anda sıra bana geldi ve kendimi Bostancı dolmuşunda buldum.

ÇOCUKLUĞA DÖNÜŞ
Eve gelince de ortamın sıcaklığına uyum sürecini tamamladıktan sonra hayalini kurduğum salebi pişirip yudum yudum içtim ve kendimi tekrar çocukluk günlerimde hissettim. Çocukken havalar çok soğuduğunda ya da hastalandığımda annemin "Sana bir salep yapayım, içini ısıtsın," dediğini hatırlarım. Ne güzel bir sözdür bu "için ısınması." Çoğu zaman bu işlevi sıcak sıcak sofraya getirilen çorba yerine getirir. Ama karakışın en azgın günlerinde bu işi çorbadan da iyi yapan, saleptir. Annemin "sana bir salep yapayım", dediği günlerde gazoz dışında markalı meşrubat yoktu. Limonata gibi serinletici, salep gibi ısıtıcı içecekler hep evde, özenle hazırlanırdı. En iyi toz halinde salep de Mısır Çarşısı'ndan alınırdı. Gerçi paketler halinde de salep satılırdı ama Mısır Çarşısı'ndakilere daha çok güvenirdik. Çünkü salep pahalı bir ürün. Nişasta katılabiliyor, kolay kolay yapılan hile fark edilmiyor. Hileyi yapansa bu işten karlı çıkıyor. İşte bir çorba kaşığı kadar toz salebi biraz süt ve şekerle macun haline getirirsiniz. Yarım litre soğuk sütün geri kalanını yavaş yavaş ilave ederek kısık ateşte pişirirsiniz. Bu şekilde salebin pütürüklenmesinin önüne geçilmiş olur. Salep pişirmenin püf noktası, kaynayıp koyulaşıncaya kadar kısık ateşte sürekli karıştırılması. Aksi takdirde malzeme dibe çöker, tencerenin dibi tutar ve salep sütle bütünleşemez. Bu on beş, yirmi dakikalık uğraş, fincanda mis gibi kokusunu çevreye yayan o güzelim içecek yudumlanırken hemen unutuluverir. Bugün birçok firmanın piyasaya sürdüğü hazır salepler var. Sıcak süte karıştırıp içiyorsunuz. Ama bana sorarsanız, karıştıra karıştıra pişirdiğim salebin lezzeti ve aroması bunlarda yok. Salep bitkisi bir tür orkide. Latince adıyla "orchidacea" familyasından orkidelerin yumrusundan elde ediliyor. Bu familya kapsamına 24 cins ve 90 kadar da tür orkide giriyor. Verimli ve çok zengin bitki çeşitlerine ev sahipliği yapan güzel Anadolu'muzda bu cins ve türlerin büyük bir bölümü kendiliğinden yetişiyor. Ancak bu familyanın bütün türleri salep olarak kullanılmaya uygun değil. Erbabı bunlardan hangilerinin salep yapımında kullanılabileceğini biliyor ve açık olarak ya da paketler halinde bize sunuyor. Salebin bileşiminde nişasta, şekerler, yapışkan özelliği olan musilaj ve bazı azotlu maddeler bulunuyor. Pişerken salebi koyulaştıran işte bu musilaj. Bu madde salep tozunun yaklaşık yarısını oluşturuyor. Koyulaştırıcı etki yapan nişasta bu nedenle hileli saleplere karıştırılıyor.

TEDAVİ EDİCİ ÖZELLİĞİ VAR
Salep sadece insanın içini ısıtan bir içecek değil. Besleyici ve çeşitli rahatsızlıkları hafifletici özelliklerinden dolayı çok eski çağlardan beri tedavide ve özel beslenme rejimlerinde kullanılıyor. Kış aylarında içilmesinin en önemli nedeni de öksürüğe ve soğuk algınlığına iyi gelmesi. Küçücük boyutlardaki yumruların kendilerinden beklenmedik düzeyde besleyici bir öz içermesi nedeniyle, yelkenli gemiler döneminde uzun seferlere çıkan her teknede bir miktar salep yumrusu bulundurulurdu. Eski çağlardaki hekimlerin müzmin ishal ve bir takım safrakesesi rahatsızlıkları olan hastalarına tavsiye ettikleri salebin cinsel gücü artırıcı özelliği bulunduğuna da inanılıyor. Bugün ev dışında içmek istediğimizde ancak pastanelerde bulabileceğimiz salep, eskiden mangal kömürüyle ısıtılan özel güğümler içinde sokak satıcıları tarafından kapı kapı dolaşarak evlere servis yapılıyordu. Sadece bizde değil, 18. yüzyıla dek, henüz evlerde çay ve kahve içme adeti böylesine yaygınlaşmamışken, İngiltere'de meydanlarda ve kalabalıkların toplandığı caddelerde sokak salepçilerinin sabaha kadar dolaştıkları ve salebin büyük rağbet gördüğü biliniyor. Eski kayıtlardan, salep kaynatılırken içine bir parça kök zencefil katıldığını öğreniyoruz. Çocukluğumda salep fincana doldurulduktan sonra üzerine toz zencefil ve tarçın serpilirdi. Zencefilin yakıcı tadı, salebi daha da "iç ısıtır" kılardı. Artık salebe zencefil serpen de kalmadı, sadece tarçın kullanılıyor. Bugün İstanbul'da kar yağışı yok. Ama önümüzde daha şubat ve mart ayının ilk yarısı var. Kar, tipi ve şiddetli soğuklar daha da artarak üzerimize çökecek. Şimdiden salep stoklamakta yarar var.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Midye yemek dikkat ister   / 20-08-2006
 Salep içimizi ısıtıyor   / 29-01-2006
    Pazar Sabah Yazarlar
    Güncel
    Hobi
    Röportaj
  » Gurme
    İyi Yaşa
AHMET ÖRS
Bu sıcaklar için yaratılmış
Dondurma, hava sıcaklığının...
Blair-Murdoch jestleşmesi
Blair-Murdoch jestleşmesi
İngiltere Başbakanı Tony Blair'in görevi bıraktıktan sonra ne iş...
Kozlar İstanbul'da   paylaşılıyor
Kozlar İstanbul'da paylaşılıyor
Sonunda beklenen an geldi. Geçen yıl Raikkonen'in zaferiyle...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.