kapat
   
SABAH Gazetesi
 
   Dünya Kupası
   Son Dakika
   News in English
  » Yazarlar
   Günün İçinden
   Ekonomi
   Gündem
   Siyaset
   Dünya
   Spor
   Hava Durumu
   Sarı Sayfalar
   Ana Sayfa
   Dosyalar
   Teknoloji
   Emlak
   Otomobil
   Detaylı Arama
   Arşiv
   Etkinlikler
   Günaydın
   Televizyon
   Astroloji
   Magazin
   Sağlık
   Kültür Sanat
   Turizm Rehberi
   Cuma
   Cumartesi
   Pazar Sabah
   İşte İnsan
   Sinema
   20. YILA ÖZEL
   Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Mehmet Barlas @ SABAH
 

Deformasyon ve dezenformasyon bir araya gelirse...

Yurttaki ve dünyadaki gelişmeleri halk kitleleri medyadan izler. Kamuoyu, kitle iletişim araçlarından yansıyan haber ve yorumlarla oluşur. Bu açıdan "Özgür ve özerk medya" demokrasinin temel dayanaklarından biridir.
Ancak medya da insanlardan oluşmuştur. Her meslek sahibinin olduğu gibi, gazetecilerin de tutkuları, hatta saplantıları veya önyargıları vardır. "Özgür ve özerk" medyanın sağlığını, medya sermayesinin bağımlılıkları kadar, gazetecilerin önyargıları veya "Profesyonel deformasyon" ları da tehdit eder.
"Deformasyon" şeklin bozulması, çarpılmasıdır. Profesyonel deformasyon ise, bir mesleğin çarpıtılması, özüne dayalı olarak bozulması demektir. Örneğin bir doktor, herkesi hastalıklı görür ve nezleyi bile kan değiştirerek tedavi etmeye başlarsa, profesyonel deformasyon içine girmiştir. Bir gazeteci de mesleğini, insanlara takıp, sevmediklerini yok etmek için kullanmaya başlayabilir.
Bir de "Desinformation" (Okunuşu dezenformasyon) diye bir kavram var Batı dillerinde... Bunda, belirli odaklar gerçeği çarpıtarak kitleleri yanıltacak haberleri çeşitli amaçlarla üretirler. Bu bazen "Psikolojik savaş" ın araçlarından biri olarak da kullanılır.

KORKU
ORTAMI
Gazetecilik mesleğinin varlık sebebi olan topluma doğru bilgi, haber ve sağlıklı yorum sunmak yerine, ideolojisine veya saplantılarına göre gazeteciliği bir "Silah" gibi algılamak şeklindeki "Deformasyon", çeşitli odakların "Desinformation" çalışmaları ile aynı titreşim katsayısını yakaladığı zaman, toplumda moral bırakmayan, kitleleri nefrete ve ümitsizliğe sürükleyen, herkesin birbirinden kuşkulanmasına neden olan bir canavar çıkar ortaya.
Mesleki çarpıklığın, üretilmiş çarpık haberlerle de desteklendiği medyatik ortama, ne demokratik siyaset, ne hukuk ve adalet, ne ekonomi, ne de istikrar dayanabilir. Abartılmış ve çarpıtılmış haberlerle, kimin neye hedef olarak gösterileceği kestirilmez hale gelir. İnsanlar sabah gazeteleri okudukları zaman, hangi krize veya hangi tür bir şoka kurban olacaklarını kestiremezler. Böyle toplumlarda "Başarılı olmak" insanları ürküten bir olguya dönüşür. Yönetimler yapmadıklarından ve ataletlerinden ötürü değil de yaptıklarından yani icraatlarından ötürü suçlanmaktan korkacakları için, suya sabuna dokunmamayı yeğ tutarlar. "Orta karar" olmak bir erdem gibi görülmeye başlanır.
Böyle ortamlarda yargı kararlarının yerini "Medyatik linç" ler alır. Yargıçlar hukuka değil, kamuoyunda esen rüzgarlara ağırlık verirler.
Toplumun yüzlerce yıl içinde bulunduğu ortamın öğeleri, birbirlerine düşman veya birbirlerinin tehdidi olarak görülmeye başlanır. Farklılıkların birlikteliği bir zenginlik değil de bir tehlike gibi algılanmaya doğru yönelir.
Sade Türkiye'de değil dünyanın çeşitli demokratik ülkelerinde de, deformasyon ile dezenformasyonun birlikte, devlete ve topluma ne zararlar verdikleri defalarca görülmüştür. 2'nci Dünya Savaşı sonrası çöküntüden "Misafir emekçiler" in ucuz alın teri ile çıkan Batı Avrupa ülkelerinde baş gösteren yabancı düşmanlığının arkasında, çarpık gazetecilik kadar, ırkçıların pompaladığı çarpık haberlerin katkısı yok mudur.

BİLİNÇLİ
TOPLUM
Soğuk Savaş'ın başlangıç yıllarındaki McCarthy'cilik, Amerikan toplumunun en parlak beyinlerini hedef almamış mıdır? Yeteneksiz gazeteciler ve sanatçılar bu dönemde, başarılı rakiplerini komünist diye damgalama kampanyasına katılmamışlar mıdır? Türk toplumu bu tür süreçleri defalarca yaşadığı için, deneyimli olması gerekiyor. Son olarak 28 Şubat döneminin tipik dezenformasyon operasyonu olan "Andıç" a, deformasyona girmiş gazetecilerin ne şekilde alet olduklarını da görmedik mi mesela? Ancak hiç unutmayalım ki, mesleki çarpıklığa ve çarpıtılmış habere karşı en etkili savunma mekanizmalarından biri "Özgür ve özerk medya" ise diğeri de "Bilinçli toplum" dur.
Özgür ve bilinçli medyanın mensupları, aralarındaki deformasyona uğramış meslektaşlarını bilirler. Belirli merkezlerden pompalanan çarpıtılmış haberlere de kendilerini kaptırmazlar.
Bilinçli toplum da kendisine sunulan her haberi ve yorumu, hiç beyin ve akıl süzgecinden geçirmeden, düşüncesini ve tutumunu oluşturmaz.
Bu şekilde ülkede demokrasiyi "Rejimin tehdidi" gibi göstermeyi amaçlayan haber ve yorumlar, kamuoyu oluşmasında rol almaz. Hukukun ve adaletin yerini, söylentilere dayalı nefretler ve öfkeler almaz. Gazeteciler kendilerini politikacıların rakibi gibi görmez. Köşe yazarları iktidarın alternatifi siyasi liderler gibi algılanmaz.
Bunları bilerek yaşamamız gerekiyor özetle.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Yatağın altındaki timsah ya bir paranoya değilse?   / 06-06-2006
 Askerle polisin arası neden açık olsun ki?   / 05-06-2006
 İnsanı en fazla yamyamlar severler   / 04-06-2006
 Koç'a ve Sabancı'ya sinirlenmek yanlış olur...   / 03-06-2006
 Analog beyinler dijital çağda zorlanıyor   / 02-06-2006
 Bizim uzlaşmamız Ankara-Atina uzlaşmasından daha mı zor?   / 01-06-2006
 "Bakalım ne olacak" diye kriz beklemek alışkanlığı...   / 31-05-2006
 Fatih 19 yaşında altı dili çok iyi biliyordu...   / 30-05-2006
 CHP için öncelik disiplin mi, iktidar olmak mı?   / 29-05-2006
 Kayıp yılların küllerini kime gönderelim ki?   / 28-05-2006
ALİ KIRCA
Yalnızca gözlerin yaşadığı bir hayata...
YILMAZ ÖZDİL
Değerli hastalar... Ölün de kurtulalım
IMF...
ERGUN BABAHAN
Rejimin gerilimleri ve çözüm yolları
Seçilmiş sivil...
MEHMET BARLAS
Deformasyon ve dezenformasyon bir araya...
BALÇİÇEK PAMİR
Kocam başka kadınlara gidebilir mutlu olacaksa, izin...
UMUR TALU
Gak ve guk!
Fazla konuşulmaz, okul kitaplarında da pek...
FATİH ALTAYLI
Bu eğitimle AB'ye gireceğiz
SABAH'ta bir haftadır Türk...
ERDAL ŞAFAK
Yeni bir heyecan
Başbakan Erdoğan ile...
Rum kesiminde toplu mezar
Rum ve Türk uzmanlar, kemiklerin en az 4 kişiye ait olduğunu...
ABD'li siyasetçilere Türkiye gezi rüşveti
"İnsansız uçak Predator üreten General Atomics şirketi Cumhuriyetçi...
İnatçı keçi Sergen
İnatçı keçi Sergen
Beşiktaş'ın jübile teklifini, "Futbol oynayacağım" diyerek reddeden...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Pazar Sabah | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Künye | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu