kapat
   
SABAH Gazetesi
 
   News in English
   Son Dakika
  » Yazarlar
   Günün İçinden
   Ekonomi
   Gündem
   Siyaset
   Dünya
   Spor
   Hava Durumu
   Sarı Sayfalar
   Ana Sayfa
   Dosyalar
   Teknoloji
   Emlak
   Otomobil
   Detaylı Arama
   Arşiv
   Etkinlikler
   Günaydın
   Televizyon
   Astroloji
   Magazin
   Sağlık
   Cuma
   Cumartesi
   Pazar Sabah
   İşte İnsan
   Sinema
   20. YILA ÖZEL
   Turizm Rehberi
   Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Balcicek Pamir @ SABAH
 
'Babamı hemen herkes seviyor ama ben bir türlü geçinemiyorum'
'Beni yılın satıcısı seçmişler, iyi mi?'

'Babamı hemen herkes seviyor ama ben bir türlü geçinemiyorum'

"Erkek için baba kaybetmenin acısı farklı olur biliyor musun?" dedi bir arkadaşım. "Bir anda yarımız gitmiş gibi olur. O ana kadar anlaşamadığın babana ne çok söyleyeceğin şey olduğunu fark edersin birden. Sonra aklına kendin gelir"

Erkek çocukları için babaları çok önemlidir. Kızlar için de önemlidir ama baba-oğul ilişkisi farklı olur. Bir nevi aşk, nefret ve kıskançlık üzerine kurulmuştur. Hani anne ile kız misali. Geçenlerde bir arkadaşım babasını kaybetti. Herkes gibi o da yıkıldı. Fazla gösteremedi, acısını içine attı. Gözyaşı bile dökmedi. Sonra bir gece hafif de içince, "Erkek için baba kaybetmenin acısı farklı olur biliyor musun?" dedi. "Bir anda yarımız gitmiş gibi olur. O ana kadar anlaşamadığın babana ne çok söyleyeceğin şey olduğunu fark edersin birden. Sonra aklına kendin gelir. Ya onun gibi erken yaşta gidersem, ya onun gibi bir hayatım olursa... Acaba ben de onun gibi mi davranıyorum çocuklarıma?" Ünlü işadamı Dikran Masis ile konuşurken arkadaşımın bu sözleri geldi aklıma. Sonra bir de Teoman'ın parçası. Bugün benim doğum günüm/ Hem sarhoşum hem yastayım/ Bir bar taburesi üstünde/Babamın öldüğü yaştayım/Kelimeler büyüyor ağzımda/Bildiğim tüm hayatlar/Paramparça... Babasıyla ilişkilerini anlatan Eskidji'nin sahibi ünlü işadamı Dikran Masis'e bakıyorum. 25 yaşında kapıyı vurup çıkmış. Çıkış o çıkış. Zengin çocuğu kendisini bir anda sokaklarda bulmuş. Babasıyla yıllarca küs kalmış. Sonra bir gün babası ölmeden bir süre önce "Sen büyük adamsın," demiş ona. O gün hayatını sorgulamaya başlamış Dikran Masis. Hâlâ da sorguluyor. Baba oğul ilişkilerini anlatan bir kitap bile yazmayı düşünüyor. "30 yıl süren bir baba-oğul mücadelesi yaşadık," diye anlatıyor. "Hani yukarıdan aşağıya düştüğünüz zaman, kemik sesleri duyarsınız ya... Ben o sesleri duya duya iş hayatında bir yerlere geldim. Bir gün hiç unutmam, babamın bronz bir heykelini yaptırdım. Güzel bir parça oldu. Sevgimi göstereceğim ya... 'Parasını sakın muhasebeden alma, cebinden öde,' dedi bana. Bende heykel parası nerede? Bütün arkadaşlarından yardım istedim. Babam sildi ya, iş yapmam lazım. Hepsi babama geri gitmemi önerdiler. Çünkü çok sevilen bir adam. Üç kere Aşkale'ye askere gitmiş. O zaman gayrimüslimleri sık sık askere alırlarmış. Ona rağmen bir gün bile ülkesi aleyhine tek laf etmeyen bir adam benim babam. İnanılmaz milliyetçi. İşçi dostu, adam gibi adam. Herkesin sevdiği adam ama ben geçinemiyorum."

***

Dikran Masis babasını kaybettiğinde ne yapmış? Dönüp şöyle bir arkasına bakmış. Yine babasının kurduğu iş, yine babasının kurduğu formasyon, para deseniz önemli bir kısmı yine babasının bıraktığı para... Babayı inkâr etmek mümkün mü yani? Peki niye bu kadar sene küs kalmışlar, değer miymiş? Cevabını bulabildiğini sanmıyorum. Ama kendi oğluna yılları hediye etmesiyle övünüyor, onu biliyorum. Nasıl mı? "Hiçbirimiz çocuklarımızı beğenmiyoruz. Ama biliyorum ki ülkeyi ileri götürmek, aileyi sağlamlaştırmak için fedakarlık yapmamız gerekiyor. Bundan sonra çocuklarımız için çalışmalıyız. Onlara para kazandırmak için değil, yanlış anlamayın. Sahip olduğumuz işi onlara teslim etmek için. Biz kendimizi arkaya çekecek, gerekirse tırnaklarımızı yiye yiye çocukların şirketleri yönetmesini izleyeceğiz. Oğlum Oxford'u bitirdi. Ona iş yapması için
kredi almasında yardımcı oldum. Şimdi iş yapıyor. O yardımla zaman kazandı. En değerli şey zamandır." Karşımda iş hayatındaki atılımlarıyla büyük başarı kazanan biri var. Sivri karakterli, kendine son derece güvenen, hafif ukala, düşündüğünü söylemekten hiç çekinmeyen bu adam, konu babaya gelince duruyor... Duruyor ve düşünüyor. Daha halledebilmiş değil. "14 yaşından beri o gün ne yanlış yaptıysam not ederim. Akşam onları okurum," diyor. Nasıl bir baskı bu, nasıl bir mükemmeliyetçilik. Aslında gizliden gizliye babaya kendini beğendirme arzusu yatmıyor mu altında? Ya onca küslükten sonra babasının adını soy ismi yapmasına ne demeli? Galiba hayatımız boyunca hep kendimizi birilerine beğendirmek için uğraşıyoruz. Erkekler, babalar, kadınlar ve annelere... Onaylasınlar istiyoruz. Onaylamıyorlar. Onlar bizi beğenmiyor, biz çabalıyoruz. Hayat geçip gidiyor işte... Not: Dikran Masis röportajı ilerleyen sayfalarda...

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Güneyde bir arazi bulsak taş bir ev yapsak   / 14-05-2006
 Farkındayım ve korkmuyorum   / 07-05-2006
 Alman Başbakanı mayo değiştirince ayıp, iş bizim milletvekiline gelince büyük haber   / 30-04-2006
 Bankada çok fazla para var   / 23-04-2006
 Dengesiz komşu istemem   / 16-04-2006
 Baba, bence annemi boşa   / 09-04-2006
 Seviyeli dayak   / 02-04-2006
 Bir yerlere ait misiniz?   / 26-03-2006
 Şampiyon olmanın bedeli   / 19-03-2006
 Sakın karar almayın   / 12-03-2006
    Pazar Sabah Yazarlar
  » Güncel
    Hobi
    Röportaj
    Gurme
    İyi Yaşa
BALÇİÇEK PAMİR
'Babamı hemen herkes seviyor ama ben bir türlü...
MEHMET ALTAN
Çukurova'da
Akdeniz'i gözünüzün önüne getirin... Sonra...
KAZIM KANAT
İsterim ki, denizden gelen rüzgâr yüzüme...
ÖNCEL ÖZİÇER
Ağzı olan konuşsun ama...
İki tip insandan dinlenip...
ALİ ESAD GÖKSEL
Kahvenin kaç yıl hatırı olur?
Kahve bütün dünyada...
ŞERİF ERCAN
Bu yarışı dostluk kazandı
19 Mayıs'ta sona eren Göcek...
ERDAL ŞAFAK
Rüyaları çözen adam
Dünya şu sıralar Sigmund Freud'un...
Berlin'de nefes kesen gösteri
Berlin'de nefes kesen gösteri
Berlin Airshow'a bir bayan pilot ve Boeing yapımı uçak damgasını...
Korean Air Türkiye'de
Korean Air Türkiye'de
Dünyanın en büyük havayolu taşımacılarından biri olan Kore Hava...
'Baklava bizimdir bizim kalacaktır'
Bizler, kendi kafamızda yarattığımız efsanelere inanıyoruz. Bunların ne kadar...
Ece'den mutfak dersleri
Geçtiğimiz ekim ayında açılan Kapadokya Meslek Yüksek Okulu, gencecik aşçılar...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.