kapat
   
SABAH Gazetesi
 
   News in English
   Son Dakika
  » Yazarlar
   Günün İçinden
   Ekonomi
   Gündem
   Siyaset
   Dünya
   Spor
   Hava Durumu
   Sarı Sayfalar
   Ana Sayfa
   Dosyalar
   Teknoloji
   Emlak
   Otomobil
   Detaylı Arama
   Arşiv
   Etkinlikler
   Günaydın
   Televizyon
   Astroloji
   Magazin
   Sağlık
   Cuma
   Cumartesi
   Pazar Sabah
   İşte İnsan
   Sinema
   20. YILA ÖZEL
   Turizm Rehberi
   Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Mehmet Altan @ SABAH
 

Meğer Gayrettepe'de herkesi soyuyorlarmış...

Geçen hafta yazdığım yazıda "soygunculuktan" çok istisnai bir durumdan söz eder gibi söz ederek büyük bir hata yaptığımı, gelen geçmiş olsun telefonlarından ve mesajlarından anladım... Hele söz konusu yer Dedeman Oteli'nin bulunduğu cadde ise orada "soyulmamak" bir pazar yazısı olabilirmiş ancak. Örneğin, gelen mesajlardan birinde İrfan Yalın, Dedeman Oteli'nin karşısındaki bu olayın belki de "bininci vaka" olduğunu söylüyor, hiç kimsenin yakalanmamasına olan hayretini haykırıyordu...

***

Bir başka okurumuz, soygunların durmayacağından, hırsızların bulunmayacağından o kadar emin ki soyulanlara "pratik" bilgiler vermeyi daha anlamlı bulmaktaydı. "Sayın Altan, sizin başınızdan geçen Gayrettepe'deki hırsızlık olayı maalesef ilk değil, son da olmayacak, ben Gayrettepe'de çalışıyorum. İki ay önce Gayrettepe'de benimle çalışan bir mesai arkadaşımın da kendisi dışında kimsenin işine yaramayan evraklarının bulunduğu çantasını akşama doğru çaldılar. Ertesi gün sabah Levent'te hayvan hastanesinin yakınında çöp kutusuna atmışlardı. Sağolsun çöplerini sürekli oraya atan firmanın bir personeli aradı, "Çantanızı çöpten aldım gelin alın" diye. Çantayı çöpten alıp haber veren firma personelinin söylediği şu; hırsızlar çaldıkları işlerine yarıyor ise alırlar, işlerine yarar bir şey bulamadıklarında burada çöpe atıyorlar. Ben de her sabah işe gelirken çöpü kontrol ediyorum, millete haber veriyorum, demişti. Allah yardımcınız olsun."

***

Engin Hanım da eğer "kapkaççılarla" işbirliği içinde olan birkaç görevli varsa onlarla kapkaççıları birbirine düşürme yöntemini şöyle naklediyordu. Bu yöntemi ona bir şoför anlatmıştı: "Şoför: Abla karakola gidin. Yalnız karakolda, çantanın içinde para yoktu demeyin. Birkaç bin dolar falan vardı deyin... Abla, eğer bunlar birkaç çürük elma ile iş yapıyorlarsa, birbirlerine düşecekler, 'Çantada para yoktu' deyince de bir ton dayak yiyecekler..." Engin Hanım bu öğüdü gene Dedeman'ın orada çantasını kaptırdıktan sonra almıştı.

***

Öner Özbek ise soyulmamak için "hırsıza mal beyanı" tavsiye ediyordu: "Hocam Merhaba, Geçmiş olsun, gerçekten çok üzücü bir durum. Kısa bir süre önce aynısını ben de yaşadım. Kurban Bayramı tatilinden bir gün önce, işlek bir cadde üzerine bıraktığım arabamın, ben dönene kadar camı kırılmış ve bagajı karıştırılmıştı. Ben de kalabalık bir caddede hırsızlık olacağını tahmin edemediğim için, başıma geleni ancak yola çıktıktan sonra arkada şıngırdayan cam seslerinden fark ettim. Olayı anlayınca, arabada çanta ve dizüstü bilgisayar bırakmamakla ne kadar iyi ettiğimi düşünüyordum ki bu sefer bayramdan sonraki ilk gün büroma hırsız girmiş ve ne kadar bilgisayar, yazıcı vs. bulduysa hepsini toplamış götürmüş. Çoğu bilgilerimin yedeklerini maalesef hala bulamadım. Vakanın yaşandığı gün bir arkadaşım ziyaretime gelmişti ve her tarafımı darmadağınık görünce şaşkınlığını gizleyememişti. Birkaç gün sonra o arkadaşımın arabasına da aynı muameleyi reva görmüşler ne yazık ki. Galiba en iyisi, arabada bir eşya bırakmamakla birlikte bagaj örtüsünü de açık bırakarak hırsıza mal beyanında bulunmak. Hırsız kendi öğrenince pahalıya mal oluyor."

***

Şişli ile Beşiktaş karakollarının sınırında olan Gayrettepe'deki soygun sırasında yitirdiğim çantanın peşinden inanılmaz bilgiler öğrenmekle kalmadım, CD'sini hırsıza kaptırdığım İncesaz Grubu'nun müziğini merak eden, hemen bu müziği dinleyen incelikli okuyucularla karşılaşmanın hazzını da yaşadım. Bir benzinci ise son soygunların tek hedefinin bilgisayarlar olduğunu söyledi.

***

Geçen haftaki yazıda, "Gayrettepe'de polis arabası görseniz bile, arabayı Dedeman'ın oraya park etmeyin" demiştim... Okuduğum onca olaydan sonra ise neredeyse "Arabanızı cebinizde taşıyın" deme noktasına geldim... Bu arada, çantayı Levent'teki çöplükte de bulamadım...

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Yeni bir buluş...   / 09-04-2006
 Burada yatan fani güneş tutulmasını görmüştür   / 02-04-2006
 Su, su, su...   / 26-03-2006
 Küresel vicdan ya da çocuklar neden ölür?   / 19-03-2006
 Aşk şiirleri ve SABAH'ta yirminci yıla girerken...   / 12-03-2006
 Meğer Gayrettepe'de herkesi soyuyorlarmış...   / 05-03-2006
 Sahilde...   / 26-02-2006
 Hırsıza pazar yazısı   / 19-02-2006
 Vapurlar, martılar, simit   / 12-02-2006
 Zanzibar'dan Zanzibar'a...   / 05-02-2006
    Pazar Sabah Yazarlar
  » Güncel
    Hobi
    Röportaj
    Gurme
    İyi Yaşa
BALÇİÇEK PAMİR
Dengesiz komşu istemem
Tanımadığı insanlara karşı...
MEHMET ALTAN
Paris ihtiyarlıyor mu?
İki hafta önce, sadece Paris'in...
REFİK DURBAŞ
Kültür başkenti İstanbul
Bazı kentler kültürel...
KAZIM KANAT
Beyoğlu işgal altında
Hani gençler, "Oha oldum yani"...
Deniz manzarası eşliğinde kahvaltı keyfi başka olur
Deniz manzarası eşliğinde kahvaltı keyfi başka olur
Hem Kalamış Koyu hem de Adalar ve Marmara'ya hakim manzarasıyla...
Havada en rahat uyku
Havada en rahat uyku
Havada otel konforu ve sağlanan hizmet kalitesi Skytrax tarafından...
Şarap dünyasının son gözdeleri
Verona'daki 15. Şarap Yarışması'nın şampiyonu tarihi II. yüzyıla uzanan Segura...
Mis kokan zencefilli kurabiyeler
Beyoğlu Kumbaracı Yokuşu'ndan aşağı doğru inerken küçücük bir dükkan...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.