kapat
   
SABAH Gazetesi
 
   News in English
   Son Dakika
   Yazarlar
   Günün İçinden
   Ekonomi
   Gündem
   Siyaset
   Dünya
   Spor
   Hava Durumu
   Sarı Sayfalar
   Ana Sayfa
   Dosyalar
   Teknoloji
   Emlak
   Otomobil
   Detaylı Arama
   Arşiv
   Etkinlikler
   Günaydın
   Televizyon
   Astroloji
   Magazin
   Sağlık
   Cuma
   Cumartesi
   Pazar Sabah
   İşte İnsan
   Sinema
   20. YILA ÖZEL
   Turizm Rehberi
   Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Çıralı bahçeleri portakal kokuyor
Organik olsun ya da olmasın yiyelim
Çıralı bahçeleri portakal kokuyor
Amerika'ya Kolomb taşıdı

Çıralı bahçeleri portakal kokuyor


Antalya'nın Çıralı köyündeki Organik Tarım Kooperatifi hiçbir zararlı madde katılmayan portakal, limon ve avokado üretmeye de başladı. Üstelik şimdi portakalın tam zamanı.

Psikoloji testlerinde insanın gözüne en cazip görünen meyvelerin turuncu, portakal renkli oldukları anlaşılmış. Geçtiğimiz hafta sonu Antalya'nın Çıralı köyünde, Caretta kaplumbağalarının yumurtladığı görkemli sahil şeridinin hemen arkasında uzanan bahçelerdeki olgun portakallarla süslü ağaçlara baktığımda güzel bir oyuncak görmüş çocuk gibi mutlu oluşum herhalde bundan kaynaklanıyor. Ama galiba bunun bir nedeni daha var. O da Çıralı'da büyük bir özveriyle organik üretim yapılıyor olması. Çıralı'daki bahçe sahipleri beş yıl kadar önce bir araya gelip, organik üretim yapmaya karar vermişler. O zamana dek zararlılara karşı ilaçlanan, bol bol gübrelenen ağaçlar, organik tarımın gereği bu kimyasal destekten yoksun kalınca, önce üç yıl süreyle yeni düzene alışmak için bir geçiş dönemi yaşamışlar. Bu süre içinde üretim dibe vurmuş. Ama sonra insan bünyesine zararlı hiçbir ilaç ve gübre içermeyen organik üretim düzenine alışıp, yeniden serpilmiş, gelişmişler.

ÜRETİM VERİMİ DÜŞÜK
Çıralı Organik Tarım Kooperatifi'nin üyeleri tüketiciler için güvence oluşturan uluslararası denetim firmalarının sertifikalarıyla insan sağlığına zarar verebilecek hiçbir madde kullanmadan nefis portakallar, limon ve avokado üretiyorlar. Ancak tüm olumlu yanlarına rağmen organik üretimde verim düşük; standart üretim uygulamalarına göre üçte bir oranında daha az ürün veriyor. Daha sağlıklı oluşu, tüketicimizin bilinçsizliği yüzünden ilaçlı ürünlere göre onlara fiyat avantajı sağlamadığı gibi, kooperatif üyelerinin ellerindeki o güzelim portakallara alıcı bulamayıp, semt pazarlarında yok pahasına sattırdıkları da oluyor. Çıralıların bu olumsuzluklara kahramanca direnişleri çok fazla sürmeyecek gibi görünüyor. Günün birinde onlar da yel değirmenleriyle savaşan Türkiye'nin diğer idealist Don Kişotları, organik üreticiler de dayanamayıp pes eder, daha az emek vererek daha fazla verim almalarını sağlayacak zehir şişelerinden, suni gübrelerden yardım umarlarsa, kimse "niçin bizde organik, sağlıklı üretim yok" diye sormaya kalkmasın... İster organik, ister organik olmayan yöntemlerle üretilsin, portakal ekonomik açıdan yeryüzünün en önemli beş ya da altı meyve türünden biri. Bugün de yabani türlerinin çeşitliliği ve bu bitkiye özel zararlıların en fazla oluşu göz önünde tutulduğunda, portakalın anavatanının Güney Çin olduğu tahmin ediliyor. Nitekim Çin belgelerinden, bu bitkinin M.Ö. 2400 yıllarında bile Çin'de üretilmekte olduğu anlaşılıyor. Buna karşılık Babil'in ünlü asma bahçelerinde portakal ağaçları bulunmadığı gibi, Tevrat'ta da adı anılmıyor; eski Yunanlıların portakalı bildiklerine ilişkin kanıt da yok. Romalılar M.S. 1. yüzyılda Hindistan'a kadar uzandıklarında, buradan portakal fideleri getirip, Kuzey Afrika'ya dikmişler. Buradan da İtalya'ya geçmiş. Ancak o sırada henüz çok pahalı olan ve ender bulunan bu meyve Roma İmparatorluğu'nun çöküşüyle tarihe karışmış.
DİĞER GURME HABERLERİ
 Geleceğin şarap merkezi
 Cadde'de kahvaltı keyfi
 Polonya seferinde lohusa şerbeti
 İstediği şarabı içebilen var mı?
 Türkler evde en çok balkabaklı mantı istiyor
 Şili'de bağbozumu zamanı
 Soframızda nur kaza bela geri dur
 Küçük buluşlarıyla servet kazandılar
 Çikolatada kalite devrimi
 Öğle tatiliniz için yemek tarifleri
 Antalyalı aşçılar Avrupa yolcusu
 "İnek eti yemek niçin yasaktır?"
 Komşuların gözü Anadolu mutfağında
 Marakeş'ten maşa, meşe köşe ve Ayşe
 Taşköprü yerine Çin sarımsağı almayın
 Anadolu'nun en şık tatlısı: Aşure
 Mutfak sanatı üniversiteye girdi
 Şarapçıların savaşı sektörü ikiye böldü
 Halk mutfağımızdan sapasağlam tavuk
    Pazar Sabah Yazarlar
    Güncel
    Hobi
    Röportaj
  » Gurme
    İyi Yaşa
Abdi İpekçi Arena'yı hiç unutmayacaklar
Abdi İpekçi Arena'yı hiç unutmayacaklar
Üç hafta önce yayınladığımız bir haber Hakkarili gençlerin...
Futbol dünyasının ikinci davası: Sakat milliler
Futbol dünyasının ikinci davası: Sakat milliler
Faslı oyuncu Oulmers'in davası sonuçlandı. Milli takıma giden yabancı...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.