kapat
   
SABAH Gazetesi
 
   Son Dakika
  » Yazarlar
   Günün İçinden
   Ekonomi
   Gündem
   Siyaset
   Dünya
   Spor
   Hava Durumu
   Sarı Sayfalar
   Ana Sayfa
   Dosyalar
   Teknoloji
   Emlak
   Otomobil
   Detaylı Arama
   Arşiv
   Etkinlikler
   Günaydın
   Televizyon
   Astroloji
   Magazin
   Sağlık
   Cuma
   Cumartesi
   Pazar Sabah
   İşte İnsan
   Sinema
   20. YILA ÖZEL
   Turizm Rehberi
   Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Sunay Akin @ SABAH
 

Hayaller kenti İstanbul

İstanbullu çocukların çoğu, masal kitaplarının bir anahtar gibi düşler dünyasının kapısını açtığı Andersen'in, İstanbul'a geldiğini bilmezler. Danimarkalı yazar, kenti ilk kez gördüğünde, ancak bir masalcının yakalayabileceği bir benzetme yapar. Andersen'e göre kubbesi ve minareleriyle her cami birer Nuh'un Gemisi'dir. Bir Türk futbol takımının, ilk kez Avrupa kupalarında final oynadığı Kopenhag kentinin kayalıklarına, Andersen'in masalından yola çıkılarak denizkızı heykeli konulmuştur. Kız Kulesi'ni gördüğünde ünlü yazarın ne düşündüğünü bilemeyiz; ama, denizin ortasında, gelen geçen gemilere göz kırpan Kız Kulesi, İstanbul'da Nuh'un Gemisi'ne benzetilmeyi en çok hak eden yapıdır. Sahi, Andersen'in "Hayal Kenti" adını verdiği İstanbul'a gelmiş olmasının anısına, Kız Kulesi'nin kayalıklarına neden bir denizkızı heykeli konulmaz? Minareler olduğu kadar, deniz fenerleri ve kuleler kentidir İstanbul. Hem deniz feneri hem kule olan tek yer ise Kız Kulesi'dir. Üstelik, Boğaz'dan geçen gemilere engel olmasın diye İstanbul'un saçlarını toplayan beyaz bir toka olan Kız Kulesi, masallarıyla da ünlüdür. Tarihi yapıya "İstanbul'un masalcı ablası" dersek, yanılmış olmayız. Falcının, kızını yılan sokacağı haberi üzerine, padişah tarafından yaptırıldığını, ama sandalla getirilen bir üzüm sepetinden çıkan yılanın kehaneti gerçekleştirdiği masalını yıllardır anlatır durur Kız Kulesi. Çocuğunu asma köprüde sallayan bir annedir İstanbul. Kız Kulesi de, onun soğusun diye suya tuttuğu biberonudur. Kız Kulesi'ne en yakın kuleler, ters dönmüş bir bilardo masasına benzeyen Selimiye Kışlası'nın kuleleridir. Bu masanın ayakları da kuleleridir elbette. Kuleleri deniz feneri görevi yapmazlar ama, Selimiye kışlasının kulelerinden yayılan ışık, dünyanın tüm sağlık merkezlerini aydınlatmıştır. O ışık, Kırım Savaşı sırasında İstanbul'a gelen ve hemşirelik mesleğinde bir devrim yaratan Florance Nightingale'in ışığıdır. Kışlanın bir kulesinden diğerine, gecenin bir vaktinde inleyen her yaralıya elinde feneriyle yardıma koştuğu için Nightingale "Lambalı kadın" olarak anılır. İstanbul'a deniz yoluyla gelenler, Boğaz'ın Marmara girişinde iki sağlık kulesinin arasından geçerler. Bunlardan biri Lambalı Kadın'ın kulesidir. Diğeri ise, Topkapı Sarayı'ndaki Hekim Kulesi.

YÖN VEREN KULELER
Çocukların, Andersen'in İstanbul'a geldiğini bilmediklerini yazdık. Peki ya büyükler; onlar, Selimiye Kışlası'nın kulelerini tanıyorlar mı bakalım?.. Yüzyıl öncesinde, İstanbul'dan Marmara Denizi'ne açılan bir gemi, Sivri Ada yakınlarında durur ve kaptan önüne değil, küpeşteden Selimiye Kışlası'na bakardı. Geminin arkasındaki bayrak direğiyle kışlanın ön kulesi, arka kulesi ve Çamlıca Tepesi'nin en yüksek noktası bir hizaya geldiğinde dümen sabitlenirdi. Bilinirdi ki, bu rotada dosdoğru gidilirse Çanakkale Boğazı çıkacaktır karşılarına! Denizcilere Çanakkale Boğazı'nı gösteren bir yön tabelasıdır Selimiye Kışlası'nın kuleleri. Gemilerin yönlerini bulmakta daha gelişmiş yöntemler bulundu ama kışlanın kuleleri dillerini kaybettiler.

GALATA'DAN UÇMAK
Bir diğer yön tabelası da Galata Kulesi'dir. Trafik işaretlerinde, mavi tabela içindeki beyaz ok, yolun tek yönlü olduğunu, aksi istikamette gidilemeyeceğini gösterir. Galata Kulesi de, gökyüzünde maviliğine uzanan bir ok gibi durmaktadır. Onun bu benzerliğini ilk algılayan Hezarfen Ahmet Çelebi'dir. Yaptığı kanatlarla IV. Murat döneminde kuleden atlayarak uçmayı başaran Hezarfen Ahmet Çelebi, kulenin kendisine dönüşü olmayan bir yolu gösterdiğini biliyordu. Yalnızca İstanbul'a değil, dünyanın birçok köşesine havaalanları açılıp uçuş kontrol kuleleri kurulmuşsa, bunda Hezarfen'in de payı büyüktür. Hep düşünmüşümdür; Yeşilköy'deki Atatürk Havaalanı'na, Galata Kulesi'ne benzeyen bir uçuş kontrol kulesi ne de güzel yakışır. İlk uçan insanlardan biri olan Hezarfen'in, bulutların dünyasına konuk olduğu Galata Kulesi'nin daha küçüğü bir kuleden, her gün uçakların iniş ve kalkışına yardımcı olmak ne büyük bir zevktir, kimbilir!?. Bedri Rahmi Eyuboğlu, Kız Kulesi ile Galata Kulesi arasında çöpçatanlık yapar bir şiirinde. Şaire göre, Kız Kulesi'nin aklı olsa Galata Kulesi'ne varmalı ve bir sürü çocukları olmalı!.. Ne var ki, Bedri Rahmi Eyuboğlu, bu konuyu ele aldığı şiiri yazdıktan kısa bir süre sonra, Galata Kulesi'ne Avrupalı bir gelin olan Eyfel Kulesi'ni önerir. Bu iki tekliften gerçekleşeni ikincisidir. Yani, Galata Kulesi'yle Eyfel kulesi evlenmiş, bir sürü de çocukları olmuştur. Çocuklar, Çamlıca Tepesi'ndeki radyo verici antenleridir. Bereket versin şekilleri annelerine, boyları babalarına çekmiştir!..

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Barış'ı çok özlüyorum!..   / 04-02-2006
 Kar yağıyor   / 28-01-2006
 Yaşamı ayağa kaldırmak, yeniden!...   / 21-01-2006
 Elleri kanlı bir kahraman   / 14-01-2006
 Sahi, neyin adıdır İclal?   / 07-01-2006
 Noel Baba Nasrettin Hoca'ya karşı   / 31-12-2005
 O en kuvvetli insan...   / 24-12-2005
 Hayaller kenti İstanbul   / 17-12-2005
 Dan Dan Dans!   / 26-11-2005
 Prag'da olup İstanbul'da olmayan   / 12-11-2005
    Cumartesi Yazarlar
  » Güncel
    Yaşama Dair
    Sinema
    Gurme
BALÇİÇEK PAMİR
Bir haftada temizleniyoruz
Bitirdiniz beni. Mail,...
ALİ POYRAZOĞLU
Ev değil tımarhane
Aileden kalma evde oturuyorum. Burada...
Kuru gıda sektörünün yüzde 80'i kayıt dışı
Mehmet Reis, kuru gıda alanında çekirdekten yetişmiş, kendi soyadını taşıyan...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.