kapat
   
SABAH Gazetesi
 
   Son Dakika
   Yazarlar
   Günün İçinden
   Ekonomi
   Gündem
   Siyaset
   Dünya
   Spor
   Hava Durumu
   Sarı Sayfalar
   Ana Sayfa
   Dosyalar
   Teknoloji
   Emlak
   Otomobil
   Detaylı Arama
   Arşiv
   Etkinlikler
   Günaydın
   Televizyon
   Astroloji
   Magazin
   Sağlık
   Cuma
   Cumartesi
   Pazar Sabah
   İşte İnsan
   Sinema
   20. YILA ÖZEL
   Turizm Rehberi
   Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Tarantino'yla Tanışacak
Karadağlı Michael Madsen'dan bile kötü!
Tarantino'yla Tanışacak

Tarantino'yla Tanışacak

- Sizin için hikaye nasıl başladı?
- Bir gün Elif Dağdeviren aradı ve New Films International'dan bir yapımcının benimle görüşmek istediğini söyledi. Buluştuğumuzda Amerika'da çekilecek olan Living&Dying adlı filmdeki Duca rolü için beni düşündüklerini söylediler. "Bir Tutam Baharat"ı izlemişler, oradaki performansımı çok beğendikleri için benimle görüşmek istemişler. Tabii İngilizcemin çok iyi olması da önemli bir etken olmuş.

- Siz bu filmde ilk defa kötü bir karakteri canlandırıyorsunuz. Nasıl bir deneyimdi?
- Evet, filmin kötü adamıyım. Zengin, güçlü ve bütün şehre sahip olan, karanlık işlere karışan bir adam Duca. Kötü karakteri oynamak paletimdeki farklı bir rengi kullanmamı sağladı. İnşallah insanların hoşuna gider, beklentilerini karşılar.

- İki ünlü sanatçı Michael Madsen ve Arnold Vosloo ile karşılıklı sahneleriniz var. Çekimlerde gördüğümüz kadarıyla bu sahnelerde bayağı bir kapıştınız...
- Benim neredeyse bütün sahnelerim Michael Madsen'la. Arnold'la da çok sahnem var. Üç karakterin; yani ben, Michael ve Arnold'un bir araya geldiği bağırmalı çağırmalı bir sahne var. Çok güzel, keyifli bir sahne oldu.

'ÇOK İYİYDİN, SEN DE ÖYLE!'
- Hatta zaman zaman replikleriniz, vücut dilinizle de birbirinize meydan okuduğunuz anlar oldu...
- Bir şeyler inşa etmek gibiydi. Onlar doğaçlama yapmaya başlayınca ben de başladım ve sahne alkışlarla bitti. Herkes birbirini kutladı, "Harika oldu, süper oldu, çok iyiydin, sen de çok iyiydin" diye.

- Michael Madson'ı Türkiye'de siz seslendiriyorsunuz...
- Evet. "Rezervuar Köpekleri"nde ve birkaç filmde daha Michael'ı seslendirdim. O da "Peki ses tonunu nasıl yaptın?" diye sordu. Çünkü kısık bir ses tonu var onun. Ben de onun gibi konuşmaya başladım, çok hoşuna gitti. Bunun üzerine Rezervuar Köpekleri'yle ilgili kimsenin bilmediği hikayeleri anlattı bana.

- Türkiye'de pek hoş olmayan şeyler yaşadı. Bunlarla ilgili konuştunuz mu?
- Çok kötü bir döneminde Türkiye'deydi. Karısı doğum yapmak üzereydi, komplikasyonlar olmuş, hastaneye kaldırılmış. Aslında çok duygusal bir adam ve kendisini affettirmek istiyor. "Mutlaka ailemi de alıp Türkiye'ye gelmek istiyorum" dedi.

- Bu film Türkiye'ye gelince seslendirme yapılması gerektiğinde ne olacak? Michael Madsen'ı kim seslendirecek?
- Bilmiyorum gerçekten ne olacak, onu Michael'la da konuşup esprisini yaptık. Herhalde önce kendimi konuşacağım sonra sesimi değiştirip Michael'ı konuşacağım (gülüyor).

- Dallas sokaklarında yürüyen herhangi biri kadar Teksas aksanına sahipsiniz. Bunu nasıl başardınız?
- Yönetmen Jon Keeyes'le telefonda ilk konuştuğumuzda nasıl bir aksan istediğini sordum. Filmin Teksas'ta geçeceğini bildiğim için Teksas aksanıyla konuşuyordum; "Şu anki aksanın çok iyi" dedi. Hatta bir ara sette abartmaya başladım! En sonunda o da gelip "Kovboy filmine döndü, biraz daha törpüle de şehirli bir Teksaslı olsun" dedi.

- Ekiptekiler başta Türk olduğunuza inanmamış galiba...
- Evet, birçoğu başta inanmadı. Teksaslı bir oyuncu geldi diye düşünmüşler. Hatta "Teksaslı'sın ama görev için mi Türkiye'desin?", "Eşin Türk, o yüzden mi orada oturuyorsun?" gibi sorular sordular.

- Bu filmde rol alarak Amerikan Oyuncular Sendikası'na da üye olmuş oldunuz, değil mi?
- Evet çünkü Amerika'da bir film çektiğiniz zaman üye olmak zorundasınız. Ama bu demek değil ki sadece Amerika'da oyunculuk yapacağım, kendi ülkemde de film çekeceğim.

- Sette sizi Robert de Niro'ya benzettiler...
- Aaa ne güzel! Robert de Niro benim çok beğendiğim bir oyuncu. Ama daha çok var ya... Onların iyi niyetinden kaynaklanan bir şey. Bana da "Senin Sopranos'ta oynaman gerekiyor" ya da "Martin Scorsese ile çalışman lazım" gibi şeyler söylediler. Madsen da Quantin Tarantino ile tanıştıracağını söyledi.
DİĞER İYİ YAŞA HABERLERİ
 Rahat bir vücutla deliksiz uyku uyuyun
 Başkalarının hayatını yaşamayın
 Botoksun Fransız kralı
 Bangladeş yetimhaneleri-ne Türk modeli
 Terapistim yok koçum var
 Çocuk da yaparım iç çamaşırı defilesine de çıkarım
 Kendiniz için yaşayın
 800 bin kadına üreme sağlığını öğrettiler
 Ağrınızı kontrol edebilirsiniz
 Kendinize yaptığınız baskıdan hemen kurtulun
 Tabletle gelen güzellik
 Kendine on dakika ver
 Kanser tanısında yeni uygulama
 Enerjinizi doğru kullanmayı biliyor musunuz?
 60'lı yılların kadını geliyor
 Hip-Hop'çıdan koleksiyon
 Modern, enerjik ve feminen
 Sağlığa en yararlı tişörtler
 Bu botlarla kışı seveceksiniz
    Pazar Sabah Yazarlar
    Güncel
    Hobi
    Röportaj
    Gurme
  » İyi Yaşa
Erkek çözüm ister kadın ise paylaşmak
Erkek çözüm ister kadın ise paylaşmak
"İletişimin amacı uzlaşmak değil, anlamak" diyen psikiyatrist Prof.
Onlar uzak diyarların 'fahri' konsolosları
Kimi Afrika'da bir ülkenin kimi Hint Okyanusu'nda bir adanın kimi de...
Onların adını terör koydu: Militan ile Mehmet Ağar
Diyarbakır'da bir ilköğretim okulunun 1. sınıfında okuyan bir kız ile...
Avrupa Topluluğu'nun salyangozu hamburgere karşı
Bu iki derneğin ismini iyi öğrenin. 'Slow Food' sizlere dünyanın hangi ücra...
Ayva tatlısının tam zamanı
Mis gibi kokusu, pembemsi turuncu rengi ve benzersiz tadıyla ayva tatlısı, kış...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.