kapat
   
SABAH Gazetesi
 
   Son Dakika
   Yazarlar
   Günün İçinden
   Ekonomi
   Gündem
   Siyaset
   Dünya
   Spor
   Hava Durumu
   Sarı Sayfalar
   Ana Sayfa
   Dosyalar
   Teknoloji
   Emlak
   Otomobil
   Detaylı Arama
   Arşiv
   Etkinlikler
   Günaydın
   Televizyon
   Astroloji
   Magazin
   Sağlık
   Cuma
   Cumartesi
   Pazar Sabah
   İşte İnsan
   Sinema
   20. YILA ÖZEL
   Turizm Rehberi
   Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Sizinki yiyor mu yoksa?
Sizinki yiyor mu yoksa?
Sağlıklı beslenmek isteyenlere
Nerede Ne Var?
Ne Yiyelim?

Sizinki yiyor mu yoksa?

Yemek konusu tam bir derya. Dipsiz bir kuyu... Kimi çocuk daha doğuştan problemsiz. Bütün biberon mamalarını iştahla mideye indirip karşılaştıkları ilk sebze püresine bile ayılıp bayılıyorlar. Derken, sabahları anneler tarafından ısrarla sunulan bisküvili bulamacı da seviyorlar. İçinde annenin o günkü ruh haline dayalı olarak ilave edilmiş ek besinler bulunabiliyor bu bulamacın. Mesela şöyle bir şey; bisküvi, süt, az miktarda kaşık maması, ceviz, pekmez, yumurtanın sarısı... Bazı anneler muz veya elma, havuç püresi de koyuyorlar bu karışıma. Diyorum ya, kimi bebek hiç itirazsız yiyor bunları. Kimisi de istemiyor, kafasını çeviriyor, kusuyor, ağlıyor, bağırıyor. Bu durumlarda anneler kendilerini gerçekten çok çaresiz hissediyorlar. Çocuklarının gelişimi için o bulamacın bitmesini şiddetle arzu ediyorlar, o biter bitmez de yeni bir hedef beliriyor önlerinde, öğle yemeği! Bunun için de önceden hazırlıklar başlıyor. Ispanak püre haline getiriliyor mesela, sonra kıymalar defalarca çektiriliyor, meyveler bin kez yıkanıyor. Çeşitli kombinasyonlarla bebeğin en sağlıklı şekilde büyümesini sağlamaya çalışan anneler için bir süre sonra bu yeme içme işleri hayatın merkezine oturuyor ve uzun bir süre boyunca da anneler bu işe kafayı fena halde takmış bir halde ortalarda dolaşıyorlar. Çocukları yemek yemeyen anneler kendilerini çoğunlukla suçlu hissediyorlar, iyi bir anne olamadıklarını düşünüyorlar, bu kesin. Bu yüzden de çevrelerinde yemek yiyen bütün bebekleri kıskanıyorlar. Sonra bütün tarifleri okuyor, bütün kalori hesaplarını bu kez kendi çocukları için yapıyorlar. Şiddetle mucizevi bir iştah şurubu arıyor, soruyor, soruşturuyorlar. Ancak tabii, sadece yan etkisi iştah açmak olan bir alerji ilacından başka bir şey çıkmıyor karşılarına. Derken efendim, bir süre sonra teslim bayrağını çekiyorlar. Yani nedir? Kabulleniyorlar. Nasıl kabullenmesinler ki? Bakın size bir örnek vereyim. Ben kesinlikle yemek yemeyen bir çocuktum. Diyetisyenlere, şunlara bunlara götürüldüm, türlü şurup içtim, cebimde kayısılarla dolaştım ama neredeyse otuz yaşıma kadar "ay ne kadar zayıfsın!" tümcesinin bin türlü versiyonunu dinleyerek gezdim. Çocukluğumda yemediğim köfteleri halının üzerine atar, annem masada değilse yiyemediğim her şeyi çaktırmadan başkalarının tabaklarına aktarırdım. Saatlerce babamın kucağında oturur, annemin anlattığı masalı dinler ama ancak tabağımdan iki kaşık pilavı bitirmiş olarak kalkardım. Anlayacağınız annemin her türlü çabasına karşın yemek yemeyi sevmedim ve yemedim. Derken ne oldu dersiniz? Aynen böyle bir kızım oldu benim de. Evet tabii, onun arkasından tabakla koşmak hiç işime gelmiyor. Her gün üç öğün için üç masal, üç oyun ve üç peygamber sabrını bir yerlerden bulup çıkartmak hiç kolay değil. Ama yapıyorum işte. Yesin, biraz daha yesin ve Afrika değil de Avrupa standartlarına göre normal bir kilosu olsun istiyorum ama olmuyor. Diyeceğim o ki; bu iş istemekle olmuyor. Kimi çocuk hakikaten yiyor. Kimi çocuk hakikaten de yemiyor. Olay bundan ibaret.

ECE ARAR EMENER

DİĞER YAŞAMA DAİR HABERLERİ
 Kış aylarında sinüzite dikkat
 Aceleniz varsa
 Genç kızlar da makyaj yapar
 Ekonomik durum bahane spora düşkün değiliz
 Mekanik saatler geri döndü
 Bu tatil hiç bitmesin
 Kötü sözlerine gülmek yanlış
 Vega serzenişte
 Dost kara günden bellidir!
 Bayram şekeri Kylie, DVD'leriyle piyasada
 Stil
 Güzel kirpikler için
 Saçlarınızda farklı ışıltılar
 Prevert'in dediği gibi, "PARISTANBUL"
 Kişiye özel takı ve kıyafet tasarlıyor
 Aşık mı oluyorum bunca yaş farka rağmen
 Bela Bartok'un anısına
 Yeni yıl kararlarım
 Erken doğurma uyarı sistemi
    Cumartesi Yazarlar
    Güncel
  » Yaşama Dair
    Sinema
    Gurme
PROF. DR. ERDEM YEŞİLADA
Diyare tedavisinde probiyotik etkin bir...
PROF. DR. BENGİ SEMERCİ
Bu çocuk uyumuyor, peki niye?
Çocukların uyumaması,...
"Aşk Mevsimi"nin kahramanları 30 yıl sonra tekrar karşılaşırsa
"Gerçek Dedikodu"da oyuncular aslında iyi. Özellikle Jennifer Aniston...
Harry Potter serisine rakip bir masal ve düşler alemi
Harry Potter serisine rakip bir masal ve düşler alemi
"Narnia Günlükleri" aslında çocuk filmi-büyük filmi ayrımının artık...
Çayın önce uzmanı sonra tutkunu oldu
Çay 5 bin yıllık geçmişi ve kültürüyle hayatımızın vazgeçilmez bir...
Yenibosna'ya Ahıskalı göçü
Yenibosna'daki Çobançeşme Mahallesi yaklaşık bir yıldır Ahıskalı Türkleri'nin...
Üst kimliğimiz ahlaklı Türk vatandaşı olmalı
Babası Münir Nurettin Selçuk. 22 Şubat 1930'da karlı bir İstanbul gecesi...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.