kapat
   
SABAH Gazetesi
 
   Son Dakika
  » Yazarlar
   Günün İçinden
   Ekonomi
   Gündem
   Siyaset
   Dünya
   Spor
   Hava Durumu
   Sarı Sayfalar
   Ana Sayfa
   Dosyalar
   Teknoloji
   Emlak
   Otomobil
   Detaylı Arama
   Arşiv
   Etkinlikler
   Günaydın
   Televizyon
   Astroloji
   Magazin
   Sağlık
   Cuma
   Cumartesi
   Pazar Sabah
   İşte İnsan
   Sinema
   20. YILA ÖZEL
   Turizm Rehberi
   Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Soli Ozel @ SABAH
 

Hangi TSK?

Mehmet Ali Ağca'nın akıl almaz bir şekilde tahliye edilmesi Türkiye'nin nasıl bir ülke olacağıyla ilgili kavganın yeni bir aşaması sayılabilir. Bu bağlamda Ağca'nın zamanında Maltepe askeri cezaevinden, görevli askerlerin yardımıyla elini kolunu sallayarak çıkıp Türkiye'den kaçtığı unutulmamalıdır. Ulusal Güvenlik Devleti mekanizmaları ve mantığı çerçevesinde Ağca gibiler, Latin Amerika'da da görüldüğü üzere, darbeyi meşru kılacak gelişmelerin zeminini hazırlamışlardı. Ağca ve arkadaşları devletin bazı birimleri tarafından o günlerde ve sonrasında korunmuşlardı.

Sivil
demokratikleşme
Bu açıdan, TSK'nın kendisini bundan sonra siyasete göre nasıl konumlandıracağı AB sürecinden önce Türkiye'de sivil demokratikleşme açısından hayati önemdedir.
Avrupa ülkelerinin bazılarında Soğuk Savaş'ın bitmesiyle Gladio skandalı patladı. Devlet içindeki gizli örgütlenmeler açığa çıktı, kapsamlı bir temizliğe gidildi. Soğuk Savaş'ın bitmesinden memnun olmayan, bunun gerektirdiği demokratikleşme ve şeffaflaşma adımlarından kaçanların güçlerini koruduğu Türkiye'de ise bu temizlik gerçekleşmedi. Aydınlı, Özcan ve Akyaz'ın Foreign Affairs'deki "Türk Ordusunun Avrupa Yürüyüşü" başlıklı yazılarına göre 1990'ların sonuna gelindiğinde TSK da ülke sorunlarına yaklaşımda değişikliğin şart olduğunu nihayet görmeye başlamıştı. "Kürt ayrılıkçılığı, Marxist eylemcilik, radikal İslam ve aşırı milliyetçilik gibi on yıllardır uğraştığı iç tehditleri yok edememenin sonucundaTSK bu tehditlere karşı sivil önlemleri dikkate almaya daha hazır hale geliyordu". Özellikle PKK ile yapılan çatışmalar bağlamında "Türkiye'nin güneydoğusunda görev yapan seksen bin subay dil, ideoloji ve kültür açışından çoğulcu olan ülkelerinin gerçekleriyle yüzleşmişlerdi". Bu durumda toplumun benimsediği AB üyelik hedefi ve bunun zorlayacağı süreç tekrar değerlendirildi. İç meselelerin yumuşaması ve hallinde bunun olumlu katkı yapacağı sonucuna varıldı. Yerleşik partilerin siyaseten iflasının da etkisiyle İslamcı hareket içinden gelen bir parti iktidar olduğunda duruş değişmedi.

Teknik ve demokratik devlet
Yazarlara göre "yeni siyasetçiler genel mutabakata sadık kaldıkları taktirde İslamcılıkları yalnızca rahatsız edici olur, pazarlığı bozmazdı". Ulusal güvenlik devleti yapılanmasından teknik ve demokratik devlet yapılanmasına geçerken kırılganlıklar doğal olarak artacaktı. Gene de "Türk ordusunun bu yönelimden yakın zamanda çark edeceğini düşünmek için pek neden yoktur". Ancak yazarlara göre AB'nin yükümlülüklerini yerine getiren bir Türkiye'ye üyelik konusunda engel çıkarması riski her zaman var "Ankara'nın Kıbrıs'ı tanımaması, İslamcıların Türkiye'de güçlerini arttırması, Kürt ayrılıkçılığı üyeliğe engel olabilir. Eğer Kürt ayrılıkçıları Avrupalılaşmış bir Türkiye'de kendileri için bir gelecek görmeyerek şiddete başvurmayı sürdürürlerse, Türk ordusu da elindeki imtiyazları ulusal güvenlik adına muhafaza etmek isteyebilecektir". Bunun da meali iç ve dış güvenlik kaygılarıyla TSK'nın Türkiye'deki sivilleşme ve demokratikleşme sürecini durdurabileceği olsa gerektir. Bu durumda Türkiye'nin rotasında devam edip etmeyeceği konusunda asli sorumluluk sivil siyasetin ve iktidarındır. Türk siyaseti tutarlı bir demokratik ve teknik devlet vizyonunu geliştirmeli, hükümetler bunu uygulamalıdır. 1970'lerin karanlığının aksine ne ne dış konjonktür darbeye müsaittir. Dolayısıyla işleyen bir hukuk devleti ve demokrasi kurmadaki başarısızlığın vebali de başka hiç bir merciye ait olmayacaktır.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 TSK ve Avrupa   / 12-01-2006
 Sahneden çıkış   / 08-01-2006
 AYI ile dans   / 05-01-2006
 Muhasebe   / 01-01-2006
 Siyasetin sınavı   / 29-12-2005
 Gözlüğün rengi   / 25-12-2005
 Tahran'a bakış   / 22-12-2005
 Şişli   / 18-12-2005
 Şam'ın inadı   / 15-12-2005
 Gerçeğin dili   / 11-12-2005
SOLİ ÖZEL
Hangi TSK?
Mehmet Ali Ağca'nın akıl almaz bir...
Sabaha karşı 03'te Ulusoy başkan oldu
Sabaha karşı 03'te Ulusoy başkan oldu
Günlerdir sadece spor değil, siyaset ve iş dünyasının gündemini...
Oğlum ruh gibiydi
Oğlum ruh gibiydi
Saffet Ulusoy, kendisine yapılan "Oğlunu vazgeçir" teklifini, "1.5...
Mumcu: Kızılay'la et ve tırnak gibi olalım
Mumcu: Kızılay'la et ve tırnak gibi olalım
Anavatan lideri Mumcu, Pakistan'da BM'nin bile ulaşamadığı bölgelere...
'Papa'yı vurdum' demeye 5 milyon $
Abdi İpekçi'yi öldüren Mehmet Ali Ağca'nın röportaj başına 5 milyon...
'Topal davasında polis soruşturması eksikti'
Topal davasının hâkimi İskender Tepebaşılı: "Bir şarjörde Çatlı'nın...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Pazar Sabah | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar | Arşiv | Künye | Ana Sayfa
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Üretim ve Tasarım   Merkez Bilgi Grubu