kapat
   
SABAH Gazetesi
 
   Son Dakika
   Yazarlar
   Günün İçinden
   Ekonomi
   Gündem
   Siyaset
   Dünya
   Spor
   Hava Durumu
   Sarı Sayfalar
   Ana Sayfa
   Dosyalar
   Teknoloji
   Emlak
   Otomobil
   Detaylı Arama
   Arşiv
   Etkinlikler
   Günaydın
   Televizyon
   Astroloji
   Magazin
   Sağlık
   Cuma
   Cumartesi
   Pazar Sabah
   İşte İnsan
   Sinema
   20. YILA ÖZEL
   Turizm Rehberi
   Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Yeni yıl kararlarım
Yeni yıl kararlarım
Ne pişireyim diyenlere atölye
Bunlara Dikkat
Bebek ve çocuk fuarı
Anneler alışverişe

Yeni yıl kararlarım

Uzun zamandır yeni yıl için kararlar almamıştım. Ama kızımla ilgili bir listenin de hiç fena olmayacağına karar verdim. Daha yılın ilk günlerindeyiz; önümüzde elliden fazla hafta olduğuna göre, bu listeyi gözümün önünden ayırmazsam, belki bazı şeyleri yoluna koyabilirim. İşte listem:

1. Bu yıl biberon kesinlikle bırakılacak. "Gece yatarken süt içiyor çocuk, fena mı?" sorusunun yanıtı bundan sonra "fena" olarak verilecek. Çocuğun olur olmaz zamanlarda biberonla bir şeyler içmesinin yemek yeme isteğini azalttığı akıldan çıkarılmayacak.

2. Yemekle beraber oyun oynama ritüeli artık son bulacak. Tatil köylerinde rastladığımız, "çocuğunun peşinden tabakla asla koşmayan, yemediği zaman üstelemeyen yabancı anneler" moduna geçilecek. (Velhasıl bu nasıl olacak?)

3. İkinci maddeye bağlı olarak, kendi başına yemek yemesi için elden ne geliyorsa yapılacak. Kendi başına yemek yediğinde takdir edilecek, takdirin boyutu elbette abartı boyutlarına varmayacak. Acayip hassas bir denge gerektiren bu duruma çok dikkat edilecek.

4. Kesinlikle dağıttığı eşyaları toplaması sağlanacak. Bunun hayatın bir gerçeği olduğu, "dağıtan toplar" tarzında bir hayat felsefesinin bulunduğu uygun bir dille anlatılacak.

5. Terlik giymesinin bir yolunun mutlaka olduğu akıldan çıkarılmayacak. Her biri birbirinden farklı dört terliği olmasının bir işe yaramadığı kafaya sokulacak, artık bir daha "Acaba bunu beğenir mi?" diyerek yeni bir şey alınmayacak, sadece çocukları terlik giyen şanslı annelere durum ayrıntısıyla sorulacak.

6. Beşinci maddeye istinaden bir kitap fikri geldi şimdi aklıma. Çocukları yemek yiyen, durduk yerde ağlamayan, eşyalarını toplayan, terlik giyen anneler bulunacak ve her madde için "Nasıl başardınız?' sorusu sorulacak. Sonra bu fikirler birleştirilecek ve nefis bir kitap olacak. Dur ben bunu bir düşüneyim.

7. Kış mevsimi ile yaz mevsimi arasındaki fark örneklerle anlatılacak. Kışın tişört ve şortla dışarı neden çıkmamamız gerektiği özetlenecek. Yazın kar botlarını neden giymemesi gerektiği konusunda pek ikna edici bir konuşma yapamıyor gibiyim. Yine, altıncı maddedeki annelere; nasıl olup da kış mevsiminde çocuklarının hem atkı, hem de eldiven ve şapka takabildikleri, üstelik paltolarının nasıl bütün düğmeleri kapalı olduğu sorulabilir.

8. Ben telefonla konuşurken, kızımın da acilen benimle konuşma gereksinimi olması fikrinden yola çıkarak; büyüklerin bazen telefonda önemli şeyler konuşması gerektiği, bu sırada çocukların da başka bir işle meşgul olabilecekleri fikri aşılanacak.

9. Yolda karşılaştığımız bir tanıdıkla konuşurken "merhaba" gibi kolay bir sözcüğü kullanmanın zor olmadığı, hatta bunun kesinlikle iyi bir şey olduğu şimdiye kadar anlatılamadıysa da, bu yıl içinde mutlaka anlatılacak. Artı, annenin arkasına saklanmanın ya da annenin konuştuğu kişi ilgi gösterdiğinde yabaniler gibi sesler çıkarmanın doğru olmadığı kesin bir dille ifade edilecek.

10. Yeteri kadar kitap okuduğumuza inansam da bu yıl bu, günlük eylemler arasına alınacak ve "yatmadan önce iki küçük öykü" okuma zorunluluğu hayata geçirilecek. "Daha da isterim" dediğinde bir yenisi okunmayıp hayatta birtakım kurallar olması gerektiği ifade edilecek ve "Devamı yarın akşam, hadi bakalım uykuya!" denilerek nefis bir uyku öpücüğü ile uyuması sağlanacak. İki öykü onu uyutmuyorsa altıncı maddedeki anneler bir kez daha kıskanılacak...

Ece Yerdeniz

DİĞER YAŞAMA DAİR HABERLERİ
 Güzel kirpikler için
 Saçlarınızda farklı ışıltılar
 Prevert'in dediği gibi, "PARISTANBUL"
 Kişiye özel takı ve kıyafet tasarlıyor
 Aşık mı oluyorum bunca yaş farka rağmen
 Bela Bartok'un anısına
 Erken doğurma uyarı sistemi
 Çocuğunuza özgüven kazandırmanın dört yolu
 Elektronikseverlere dans çağrısı
 Eğlence için son alternatifler
 Pop müziğin galibi Kutsi
 Tuz aslında bir ilaçtır
 Saatinizin amacı olsun
 Bu koleksiyon şans getiriyor
 S t i l
 Kadınların varis korkusuna neşter
 Beni en çok üzen hayalimin tam bir kabusa dönüşmesi
 Engel tanımayan iş kadınları
 Akan ve yanan gözleri evde tedavi edebilirsiniz
    Cumartesi Yazarlar
    Güncel
  » Yaşama Dair
    Sinema
    Gurme
ALİ POYRAZOĞLU
Aman dikkat!
Efendim haberiniz olsun, bugün size...
SUNAY AKIN
Sahi, neyin adıdır İclal?
"İclal" sözcüğünün...
PROF. DR. BENGİ SEMERCİ
Yarı yıl tatili ve karneler
Aslında bayram tatili...
Halk masalı değil televizyon şovu
Halk masalı değil televizyon şovu
Espiri yoksunluğu, karakterlerin oturmamış olması Keloğlan'ı anlatan...
Genç olmanın dayanılmaz ızdırabı üzerine bir film
Genç olmanın dayanılmaz ızdırabı üzerine bir film
"Noi Albinoi-Buzdan Hayaller"i sevmiştim. Gerçi filmi yeregöğe...
60 yıldır iyi etin peşinde
Beyti Güler eti ve onu pişirmesini en iyi bilen kişi olarak tanınır.
En leziz rakı mezeleri
Türk mutfağının özel tatlarıdır mezeler. Sofranıza renk katacak bu...
Daha iyisini bulacağım diye aşkı kaçırıyoruz
Sezonun en çok izlenen dizisi 'Aliye'nin senaristlerinden Mehmet Bilal, ikinci...
Bana bir kedi yaz
Şair ve yazar Haydar Ergülen Karaf Magazin Dergisi'nde unutulmaz bir yazıya...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.