kapat
   
SABAH Gazetesi
 
   Son Dakika
  » Yazarlar
   Günün İçinden
   Ekonomi
   Gündem
   Siyaset
   Dünya
   Spor
   Hava Durumu
   Sarı Sayfalar
   Ana Sayfa
   Dosyalar
   Teknoloji
   Emlak
   Otomobil
   Detaylı Arama
   Arşiv
   Etkinlikler
   Günaydın
   Televizyon
   Astroloji
   Magazin
   Sağlık
   Cuma
   Cumartesi
   Pazar Sabah
   İşte İnsan
   Sinema
   20. YILA ÖZEL
   Turizm Rehberi
   Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Turgay Noyan @ SABAH
 

Dar alanda kısa tartışmalar

Yelkende takım ruhu eğitimine tüm dünyada gösterilen ilgi her geçen gün daha artıyor. Büyük şirketler yönetim kadrolarının bu eğitimden geçmesine özellikle dikkat ediyorlar... Çünkü bir yelken takımında başarıyı hemen her şeyin büyük bir düzen ve anlaşma içinde yürümesi sağlayabiliyor. Aynen kurumsallaşmasını tamamlamış, ciddi şirketlerde olduğu gibi. Eğer yetkin ve uyumlu bir ekip değilseniz, o teknenin başarılı olabilmesine imkan yok. İşin püf noktası işte bu son cümlede yatıyor. Yetkin ve uyumlu bir ekip... Yetkinlik "yapacağı işe hakim olacak kadar bilgili ve deneyimli" olmak demek. Uyum ise mürettebatın birbirleri ile münasebetlerinin tamamında bulunması gereken olmazsa olmaz şart. Bir başka deyişle olumlu ilişkilerin tamamı. Eğer bu uyum yoksa ne doğru ve zamanında manevra yapabilirsiniz, ne de sağlıklı bir seyir... Denizde uyum, sadece kalabalık yarış takımları için değil, iki üç kişilik ailelerden meydana gelen tekne ekipleri için de en gerekli unsur... Yelkenle dünya seyahati yapan teknelere baktığınızda bunların tamamına yakınının çiftler ya da çocukların da eklenebildiği aileler tarafından gerçekleştirildiğini görürsünüz... Oradan buradan toplanan kadrolarla yapılan uzun yelken yolculukları "ciddi organizasyonların dışında" her limanda birilerinin ekipten kopmasıyla sonuçlanırlar... Bunun çeşitli örneklerini arkadaşlarıyla birlikte "Mavi Yolculuk" yapan çeşitli kişilerden dinledim. Karada iyi dost olan, birbirleriyle iyi anlaşan insanların arasında bile dar alanda kısıtlı imkanlarla yaşanan bir ortamda, tartışmalar, kırgınlıklar hatta ciddi kavgalar yaşanabiliyor... Peki okyanus aşan bir teknede birbiri ile ters düşen hayatta beklentileri farklı kişiler arasında neler yaşanabilir? Yirmi küsur gün birbirleriyle dip dibe yaşamak ve bir yere varmak zorunda olan insanlarda yukarıda söylediğimiz "yetkinlik ve uyum" yoksa işler nereye varabilir?.. Ataköy Marina Yayınları, 1990'lı yıllarda yatçılık dünyasını çok uzun süre meşgul eden "Apollonia Olayı"nı anlatan Dehşetin Seyir Defteri adlı bir kitap çıkardı. Okyanus geçen bir yatta 2 kişinin öldürülmesiyle sonuçlanan olaylar, denizle ilgilenmeyenlerin de ilgisini çekebilecek kadar heyecanlı. Ufacık bir jestin, bir özür dilemenin bile ortalığı güllük gülistanlık hale çevirebilmesi mümkünken teknede yaşananlara şaşırmamak mümkün değil... İşin en vurucu yanı da kitapta anlatılanların hepsinin yaşanmış, bire bir gerçek olaylar olması. Usta denizci Ali San'ın tercüme ettiği kitabı kısa bir sürede bitirdim. Tabii arada sıkça durup "Ben olsam ne yapardım" diye düşünmeden edemedim. Galiba benzer hataları hepimiz yapıyoruz... Özellikle denize çıkan insanların okumalarını tavsiye ederim. Dehşetin Seyir Defteri dar alanda yapılan kısa tartışmaların bile ne kadar dehşet verici olaylara dönüşebildiğini görmek açısından ibret verici...

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Boatshow'a beklerim   / 18-12-2005
 Gelişime ayak uydurmak   / 04-12-2005
 Dar alanda kısa tartışmalar   / 27-11-2005
 Yelken ve teknoloji   / 20-11-2005
 Van'a bir yelkenli gidiyor   / 13-11-2005
 Okyanuslar ve denizciler   / 06-11-2005
 Yarışanlar değil, ülkemiz kazanıyor   / 30-10-2005
 Deniz subayının izinde   / 23-10-2005
 Çam sakızı kaptan armağanı   / 16-10-2005
 İsteyince oluyormuş   / 09-10-2005
    Pazar Sabah Yazarlar
    Güncel
  » Hobi
    Röportaj
    Gurme
    İyi Yaşa
GÜNTAY ŞİMŞEK
Üsküdar ve havada yasak aşk
Kısa süre önce İstanbul...
TURGAY NOYAN
Denizlerde alt-üst kimlik tartışması
Fethiyeli Aglim...
Bangladeş yetimhaneleri-ne Türk modeli
Bangladeş yetimhaneleri-ne Türk modeli
Türk ve Bangladeşli gençler, kendi sivil toplum kuruluşları...
Terapistim yok koçum var
Terapistim yok koçum var
Son yılların gözde mesleği "koçluk" giderek yayılıyor. Elmas Genç ise...
Oğlumun intiharına saygı duyuyorum
Gazeteci Zülfikar Doğan, Almanya'da trenin altına atlayarak intihar...
Ölümünden beni sorumlu tuttular
Gazeteci Zülfikar Doğan'ın Güneş Gazetesi yazarı eşi Duransel Doğan:...
820 Ali işte, 134 Zeynep sokakta
İstanbul'da 19 bin çocuk kayıt yaptırdığı halde okula devam edemiyor.
Oğlanlar okula kızlar işe
İstanbul'da okula gitmeyen çocukların önemli bir kısmı zorunlu göçle...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.