kapat
   
SABAH Gazetesi
 
   Son Dakika
  » Yazarlar
   Günün İçinden
   Ekonomi
   Gündem
   Siyaset
   Dünya
   Spor
   Hava Durumu
   Sarı Sayfalar
   Ana Sayfa
   Dosyalar
   Teknoloji
   Emlak
   Otomobil
   Detaylı Arama
   Arşiv
   Etkinlikler
   Günaydın
   Televizyon
   Astroloji
   Magazin
   Sağlık
   Cuma
   Cumartesi
   Pazar Sabah
   İşte İnsan
   Sinema
   20. YILA ÖZEL
   Turizm Rehberi
   Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Mehmet Altan @ SABAH
 

Ölü göçmen kuşlar

İnsanlara mevsimlerin değiştiğini haber vererek mavisi solan göklerden usulca uçarak geçerler onlar. Her yıl aynı zamanda. Doğanın muhteşem düzeninin en güzel belirtisi gibi hep artlarında onları hüzünle izleyen bir insan kalabalığı bırakarak, kendilerini izleyenlere sıcak diyarların hayallerini yaşatıp, yaklaşan soğukları haber vererek giderler. Dönüşlerinde ise neşeyi ve sıcağı taşırlar geldikleri topraklara. Gökyüzünün çingeneleri gibi hiçbir yere uzun süre bağlı kalmadan, her yanda bir başka yuva kurarak dolaşır dururlar.

***

Bu neşeli kalabalığı şimdi hepimiz tedirginlikle izliyoruz. Avrupa Birliği onların Türkiye'ye konuk olanlarında insanları da öldüren tuhaf isimli bir virüs olduğunu açıkladı. Henüz çaresi bulunamamış, adına H5N1 denilen bir virüs bu. Üstünden uçtukları göllere, denizlere, otlaklara düşüp ölüyorlar. Dokundukları yerli kuşlara ölümcül hastalıklarını bulaştırıyorlar. Başlarına gelen felaketi anlayamadan, birdenbire onları pençesine alan bu uğursuz hastalığın ne olduğunu bilemeden, bir çare bulamadan yok oluyorlar. Hastalıklarını insanlara da bulaştırıyorlar. Sevgiyle baktığımız kuşlara şimdi korkuyla bakıyoruz. Hüznü ve neşeyi değil şimdi ölümü taşıyorlar. İnsanlara da yaydıkları büyük bir dramı yaşıyorlar.

***

Pire Limanına demirleyen bir gemide "ölü göçmen kuşların" bulunması bu büyük dramın küçük bir ayrıntısı gibiydi. Ölü göçmen kuşlar. Liman işçileri Mısır'dan gelen Mary Ann yük gemisini boşaltırlarken biri ölü üçü ağır hasta dört bıldırcın bulmuşlar. Ölü ve hasta bıldırcınlar bana yıllar önce topluca kaybolan iki bin beş yüz güvercini anımsattı. Amerikalılar her yıl bu zamanlarda özel olarak yetiştirdikleri posta güvercinlerini yüz elli-iki yüz millik bir mesafede yarıştırırlar. Posta güvercinleri gidilecek mesafeyi yüzde beş zayiatla tamamlarlar. 1998 yılında ise tümü birden sırra kadem bastı. Arkalarında hiçbir iz bırakamadan kayboldular... Kimse ne olup bittiğini anlayamadı. Açlıktan çıldırmış şahinler mi güvercin sürüsünü yok etmişti yoksa olmayacak bir iş olmuş fırtına da yollarını mı şaşırmışlardı, anlaşılamadı. Doğanın çözülemeyen sırlarından biri olarak kaldı bu olay.

***

Esrarengiz bir şekilde kaybolan güvercinler gibi şimdi esrarengiz bir şekilde hastalanıp gemi güvertelerinde ölen bıldırcınlar. Geminin mürettebatı, Yunanistan'a gelirken geminin üzerinden "göçmen kuşların" geçtiğini, ölü ve hasta güvercinlerin o sürüye ait olabileceğini söylemişler. Amerika'da topluca kaybolan güvercinler için bu kadarcık bir bilgi de alınamamıştı.

***
Kaybolan güvercinler. Ölen bıldırcınlar. Hastalanan göçmen kuşlar. Gökyüzünde yaşanan esrarengiz bir dehşetin kurbanları. Leylekler. Kara leylekler. Şahinler. Kara çaylaklar. Küçük orman kartalları. Şimdi hepsi hastalanıyor, ölüyor ve ölümü kanatlarında bütün dünyaya, insanlara yayıyorlar.

***

Bütün kuşlar ölecekler mi? Yeryüzü kuşlarını kayıp mı edecek? Kuşların olmadığı bir dünyayı düşünebiliyor musunuz? Varlıklarına alıştığımız, özgürlük simgeleri gibi gördüğümüz, mevsim değişimlerini onlardan haber aldığımız, seslerindeki müziği dinlediğimiz o kuşlar kaybolduğunda hayatımızda herhalde sıkıcı bir yavanlaşma olurdu. Hayallerimiz bile biraz eksilirdi sanki.

***

Ölüyorlar ve öldürüyorlar şimdi. Sevgiyle baktığımız küçük dostlarımız şimdi bize düşman gibi gözüküyor. Niye böyle bir felakete uğradılar acaba, neden birer ölüm habercisine dönüşerek ölüyorlar.

***

Dört bıldırcın bulmuşlar. Biri ölü üçü ağır hasta. Geminin üstünde uçarken anlayamadığımız bir lanetle vurulup düşmüşler. Hem neşemiz, hem hüznümüzdü onlar. Şimdi korkumuz ve kederimiz oluyorlar.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Guguk Kuşu İstanbul'da   / 11-12-2005
 İyimser misiniz kötümser mi?   / 04-12-2005
 Gökyüzüne işeyenler   / 27-11-2005
 On üç aylıkken öldünüz mü?   / 20-11-2005
 Pazartesi deniz yırtılırsa diker misiniz?   / 13-11-2005
 Göller, arifeler bayramlar   / 06-11-2005
 Şiir için son çağrı...   / 30-10-2005
 Ağızda pilav pişse benden Tuna kadar yağ   / 23-10-2005
 Ölü göçmen kuşlar   / 16-10-2005
 Gençler kalın kitap okumaz mı?   / 09-10-2005
    Pazar Sabah Yazarlar
  » Güncel
    Hobi
    Röportaj
    Gurme
    İyi Yaşa
BALÇİÇEK PAMİR
Kendinizi şımartın oyun oynamaya gidin
Cumartesi cep...
MEHMET ALTAN
Işık'ın dedesi, Orhan Kemal'in babası Abdülkadir...
REFİK DURBAŞ
Gönülden düşen şiir
Şiir kitabı yayınlayan yayınevi...
KAZIM KANAT
Roma'da spagetti Porto'da şarap sorma!
Bizim Levent...
ÖNCEL ÖZİÇER
Bedel ödetmeyen hayat arkadaşı
Ben öyle hayvanlarla...
THY 2006'da farklılaşacak
THY 2006'da farklılaşacak
Yeni uçaklarla filosunu genişleten Türk Hava Yolları, yolcularına...
Atlasjet'in A319'u geldi
Atlasjet'in A319'u geldi
Dört adet Airbus A-319 sipariş eden Atlasjet ilk uçağına kavuştu.
Çocuk da yaparım iç çamaşırı defilesine de çıkarım
İkinci çocuğunun doğumundan sadece iki ay sonra ünlü iç giyim markası...
Kendiniz için yaşayın
Sevdiklerinize kendinizle aynı derecede değer vermek hiç de zor...
İdeolojinin keskin kılıcı bilimin ışığını söndürdü
Rektör Yücel Aşkın'ın başlattığı Van yöresine ait Norduz koyun ve keçisinin yok...
Rejans'ın mutfak sırları kitap oldu
İstanbul'un en eski Rus restoranı tarihi ve yemekleriyle kitap haline geldi.
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.