kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Son Dakika
    Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
  » Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Otomobil
    İşte İnsan
    Sinema
    Turizm Rehberi
    Teknoloji
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Prof. Dr. Bengi Semerci @ SABAH
 
Dikkat çocuğunuza yönelmiş bir silah var
Soru - Cevap

Dikkat çocuğunuza yönelmiş bir silah var

Çocuğunuza yönelmiş bir silah var! Ya da çocuğunuz elindeki silahı birine yöneltmiş! Hangisi daha kötü geliyor, karar vermek çok zor. Eminim ki tüm anne babalar çocuklarını her ikisinden de korumak isteyeceklerdir. Buna rağmen çoğu aile çocuklarını koruyamıyor. Bunu nasıl yapacaklarını bilmiyorlar. Hatta çoğu kez çocuklarını korumak zorunda olduklarının da farkında bile olmuyorlar. En acısı bunu fark ettiklerinde çocuklarını bir kurşunla, bir silahla kaybetmiş ya da birini öldürdüğü gerekçesiyle tutuklanmış, katil olarak bulmaları oluyor.

NASIL KORUYACAĞIZ?
Çocuğumuzu silahlardan korumayı öğrenmek zorundayız. Anne baba olmanın temel işlevlerinden biri, çocuklarımıza doğruları öğretmek, diğeri ise onları tehlikelerden korurken, biz olmadığımız zaman nasıl korunacaklarını göstermektir. Tabii önemli işlevlerden biri de bunları başarana kadar, elimizde olan nedenlerle onları yalnız bırakmamaktır. Yani yanlarında olup umursamamak, yani bildiklerimizi aktarmamak, yani kendimizi tehlikelerden, hastalıklardan korumamak, yani silahlara yakın durup onları ebeveynsiz bırakmak kötü anne babalıktır. Bunları yaptığınızda, kendi çocuklarınıza olan görevlerinizi yerine getirmemişsiniz demektir. Her çocuğun her şeyden önce sağlıklı ve yaşayan ebeveynlere ihtiyacı vardır.

ELLERİNE SİLAH VERMEMEK
Kendimizi korumayı takip eden ilk şey, onları silahtan ve şiddetten uzak tutmaktır. Çocukluklarından itibaren aldığınız oyuncaklar, verdiğiniz örnekler onun gelişiminin temel taşı olur. Erkek ve kız çocuklarına farklı oyuncaklar alınır. Bu cinsiyet belirginleşmesi için gereklidir. İlk bilinmesi gereken, silahların bir erkek oyuncağı olmadığıdır. Yani bir erkek çocuğunu, oyuncak silahlar alıp, şiddete alıştırarak "erkek" yapamazsınız. Eğer bunu yapacağınızı düşünürseniz, elde edeceğiniz tek şey güçlü, dinlenen, sayılan, kazanan olmak için silaha ve şiddete gerek duyan zayıf kişilikli, kendine güvensiz bir çocuk olacaktır. Onun istediğiniz gibi bir insan olması için gerek duyduğu şey, gücün bilim ve akıl olduğunu öğrenmesidir. Bunu öğretebilirseniz o zaman yeterince "erkek" ve yeterince "kız", daha doğrusu gerçekten insan olan bir çocuğunuz olacaktır. Bunu gerçekleştirirken özdeşim modellerini doğru seçmelisiniz. Öncelikle siz, sonra öğretmeni silah yerine gücü akıl ve bilimde aramalı. Sonra diğer kahramanlar... Unutmayın erişkinler ve aileler olarak, gerçek yaşamdaki kahramanları da, filmlerdeki, romanlardaki kahramanları da siz yaratıyor, ilan ediyor ve çocuklarınıza sunuyorsunuz. Medyanın yarattığı sahte ve şiddeti, silahı yücelten örn e k l e r - den onu korumanız gerekir. Aslında medyanın kahraman, ünlü, başarılı ilan ettiği örneklerin hemen hepsinin, ellerindeki silahları en çok medyaya karşı kullandıklarını fark ettiğinizde, sizler de yaratılan canavarların, ilk yaratanları yediği çocuk masallarının gerçekleştiğini göreceksiniz. Çocukların kendilerini güvende hissetmeleri için ailelerine inanmaları, ailelerin kendilerini güvende hissetmeleri için de hukuk devletinde yaşadıklarını düşünüp, yasalara inanmaları gerekir. Bunu sağlamak ise yönetenlerin görevidir. Hadi biz bunları yaptık ve çocuğumuzun eline silah almasını engelledik. Peki onu başkalarının ellerindeki silahlardan nasıl koruyacağız? Bunu yapmanın ilk şartı onların ellerindeki silahları almaktır. İkincisi ise yeni silahların alınmasını engellemek.

BAŞKALARININ SİLAHLARI
Eğitim, çocukları yetiştirmek bir yandan sürerken, bir yandan da silah ruhsatlarının yeniden değerlendirilmesi, kısıtlanması, eğlence yerlerine, çocuklarınızla yemek yediğiniz, maç seyrettiğiniz, gelin olduğunuz yerlere silah sokulmasının yasaklanması zor olmasa gerek. Unutmayın çocuğunuza yönelmiş başkalarının ellerindeki silahlardan, başkalarının ellerinde çocuğunuza yönelmiş silahlardan daha acıları var: Sizin çocuğunuza yönelttiğiniz bir silah ve çocuğunuzun size döndürdüğü bir silah... 28 Eylül Dünya Silahsızlanma günüydü. O gün gazetelerde dedesinin kurşunuyla ölen küçük kız çocuğunun haberi vardı. Aynı gün Umut Vakfı'nın Taksim'de ki toplantısı gerçekleşti. Vakfı, yapılanları, yapılmak istenenleri Neslihan sizler için derledi. Belki siz de bir silahı gömer, bir canı kurtarırsınız diye, belki siz de Umut Vakfı'nın sessiz yürüyüşlerine "Bireysel silahlanmaya hayır" diyen gür bir ses olarak katılırsınız diye. Haydi anne babalar...

UNUTMAYIN!


*Silahlardan, çocuğunuzun yeterince uzak olduğuna emin olacağınız uzaklıkta durun.
*Elinde silah bir kahramanı yüceltmek, size elinde silah bir çocuk ya da ölü bir çocuk olarak dönecektir.
*Oyuncak silahlar çocuğunuza "erkek" olmayı değil, kendine güvensiz ve çaresiz olmayı öğretir.
*Güçlü olmayı bilim ve doğru kullanılan akıl sağlar.
*Deneyerek öğrenmek en iyi yoldur. Ama silahın kötülüğünü öğrenmek için bir evlat kurban vermek öğrenmenin en acı yoludur.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 İntihar çocukluk mu?   / 24-09-2005
    Cumartesi Yazarlar
    Güncel
  » Yaşama Dair
    Sinema
    Gurme
FİLİZ AKIN
Toplumlar da kanser olur
Sabahın çok erken saatlerinde...
PROF. DR. ERDEM YEŞİLADA
Bitki aynı ismi farklı
Melisa çayı... Yaz...
AYŞE BRAV
Koskoca toplum hırlıyoruz
Dün akşam bir grup arkadaşımla...
PROF. DR. BENGİ SEMERCİ
Dikkat çocuğunuza yönelmiş bir silah...
Bir annenin intikamını almak
Bir annenin intikamını almak
Hollywood, bir kez daha, toplumdaki çürümüşlüğü ve yozlaşmayı bir...
Düğün çapkınlarının başına gelenler
Düğün çapkınlarının başına gelenler
ABD'de çok iyi iş yaptığı bildirilen bu yeni ve küçük bağımsız...
İftarda açık büfe olmaz
Türk mutfağının genç ustalarından Vedat Başaran "Ramazanın özü yemek...
Katil Doğanlar'daki rolü kaptırdı, yıllarca unutmadı
Katil Doğanlar filmindeki başrolün önce Michael Madsen'a verildiğini, sonra da...
"Bıçağı görünce 'İşim bitti' dedim"
Ümraniye'deki muayene-hanesinde üç gaspçının saldırısı sonucu 32 bıçak darbesi...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.