kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cumartesi
  » Aktüel Pazar
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Turgay Noyan @ SABAH
 

Bu sözleri tartışalım

Gittikçe inanmaya başladım. Müslüman mahallesinde salyangoz satmakla, Türk insanına denizi sevdirmeye uğraşmak arasında fazla bir fark yok. Hürriyet Gazetesi'nde Yalçın Bayer'in "Yatlar b.k saçıyor" vecizesinden sonra şimdi de Milliyet'te Melih Aşık'ın köşesinde buna benzer bir yazı yayınlandı. Otuz yılı aşkın bir süredir zevkle okuduğum Melih Aşık'ın kısacık bir yazıya bu kadar fazla yanlışı sığdırmasına gerçekten üzüldüm. "Topbaş'a bir soru" başlıklı yazıyı alıntılar yaparak cevaplamaya çalışacağım. Ancak en baştan söyleyeyim bahsi geçen Büyük Kulüp'le, onun yöneticileriyle, üyeleriyle hiçbir tanışıklığım yoktur. Benim burada yazacaklarım tamamen genel değerlendirmelerle ilgilidir. Yani kimsenin avukatlığına soyunmadım. Aşık, "Kadıköy yakasında, Dalyan - Bostancı arasında kalan sahilin suyu temizlendi. Halk artık oradan denize giriyor" demiş. Yanlış. Su temizlenmedi sadece bazı kötü deşarjların önü kesildi. Burada denizin temizlenmesi için uzun yıllara ihtiyaç var. Temiz olduğunu söyleyerek insanları yanıltan büyük vebale girer. En başta bu lafı edenler olmak üzere kimseye o sulara girmemelerini tavsiye ederim. Üstat: "Büyük Kulüp, Dalyan - Caddebostan arasında Marina yaptırmak için harekete geçti. Ankara'dan gerekli izni aldı. Marina kirlilik yaratır" buyurmuşlar. Yanlış. Marinalar da aynen turistik tesis ya da başka kuruluşlar gibidir. Bilinçli yönetilir, gerekli itina gösterilirse problem yaşanmaz. Çünkü çevre kirliliğini asıl olarak insanlar yaratır. Marinalarda yer alan teknelerin sahipleri amatör denizcilerdir. Yatçılardır. Yatçıların deniz kültürleri ve çevre bilinçleri toplumun diğer kişilerine göre çok daha gelişmiştir. Bir örnek vereyim; artık ülkemizde birçok marinada sintine sularını bile toplayan sistemler devrede... Ancak bunları alıp götürecek düzen kurulmadığı için, marina yönetimleri biriken suları ne yapacaklarını şaşırıyorlar... Melih Bey, "Marina çevresinden denize girilmez" demiş. Yanlış. Bunu okuyanların Aşık'ı bırakın dünyayı Türkiye'den bile haberi yok sanmalarından korkarım. Çevre bir yana bazı marinaların içinde bile yüzülür. Mesela Bodrum Yalıkavak Marina'nın içinde plajı vardır. Haydi "O yeni bir kuruluş o yüzden deniz kirlenmedi" diyelim. Ülkemizin ilk marinalarından Altın Yunus'un mendireğinin iki tarafında, hatta üzerinde plajı vardır. Bunun istisnaları vardır ama azdır. Onların kirliliğinin nedeni de yatlar değildir. Mesela İstanbul'daki Ataköy ve Fenerbahçe marinaları... Bunlardan Ataköy'ün dibinden Ayamama deresi ile resmen lağım akar. Kalamış'ta limanın içine akan lağımın önü ise çok yakın bir tarihte kesilmiştir. Bu yüzden adı geçen marinaların etrafında denize girilemez. Aklı olan daha çok uzun yıllar buralara parmağının ucunu bile sokmaz. Çünkü hala Ayamama ve Kurbağalıdere şehrin tüm pisliğini denize taşımaya devam ediyor. Ülkemizdeki marinaların çoğunluğu birer doğal akvaryum durumundadır. Fethiye'deki Ece Saray'da carettaların yüzdüğünü gördüğümü, Turgut Reis Marina'da levrek sürülerinin, ahtapotların dolaştığına şahit olduğumu söylemem abartı olmaz. Melih Aşık, "Büyük Kulüp'e birkaç kilometre mesafede; Kalamış'ta marina var. Yer sıkıntısı yok" buyurmuşlar. İşte bu söylem yanlışlığın ötesinde vahim. Bakın bu sözler öncelikle yazarımızın bugüne kadar çizdiği sosyal görüş felsefesine ters düşmüş. Ünlü hikayede şekerli kahve isteyen paşaya "Bunu baa etmeceydin" diye isyan eden kahveci durumunda hissettim kendimi. Çünkü "Başkasına ne gerek var" diye mantık yürütürseniz tekelcilikten sızlanan amatör denizcilerin yaralarına tuz basarsınız. İstanbul'da 12 milyon kişiye iki marina vardır. İnsanlar barınacak yer bulamadıkları, bulabildikleri de çok pahalı olduğu için tekne alamamakta, hatta ellerindekini satmak zorunda kalmaktadır. Keşke Melih Aşık üstadımız İstanbul Büyükşehir Belediye Belediye Başkanı Topbaş'a aba altından sopa gösterir gibi. "Bu izni sen mi verdin?" diye soracağına, "Benim orta direğimin denize çıkması için küçük tekne ve sandal barınağı, yanaşma iskelesi, tekne rampası yapmayı düşünüyor musunuz? Programınızda neler var?" diyebilseydi. Belki de geçmiş dönemlerdekilerin aklının ucuna bile gelmeyen bu tür olumlu işler, yeni başkanın aklına düşerdi de denizlerimizden ürkmeyen bir belediye başkanına sahip olurduk...

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Bu sözleri tartışalım   / 05-12-2004
 Denizin üstüne üstüne gitmek   / 28-11-2004
 Cennette şenlik var   / 14-11-2004
 Hamburg Hanseboot Fuarı ve düşündürdükleri   / 07-11-2004
 Avrupa yat pazarında bir Türk markası   / 31-10-2004
 Güney macerası (2)   / 17-10-2004
 Mazeretim var denizdeydim   / 10-10-2004
 Uzaklara çağrı   / 19-09-2004
 Kaptanın kazanılmış hakları ve yeni yönetmelik   / 12-09-2004
 Yönetmelikteki olası sıkıntılar   / 05-09-2004
    Aktüel Pazar Yazarlar
  » Güncel
    Hobi
    Röportaj
    Gurme
    İyi Yaşa
BALÇİÇEK PAMİR
Kaynanaların kaynanası Semra Hanım çok...
ÖNCEL ÖZİÇER
Zeytinyağlı bakla bekleyebilir
Kadın-erkek...
MEHMET ALTAN
"Yoksuluz gecelerimiz çok kısa"
Geçen gün Refik...
REFİK DURBAŞ
Bu sevdadan sana ne?
Sesimi bıraktım sana... Adımı...
ERGUN HİÇYILMAZ
5 asır aynı toprakta yaşadık
Osmanlı'da...
STELYO BERBERAKİS
Kültür farkımız var mı?
İstanbul'daki tavernalarda Rum...
YASEMİN TAŞKIN
Konferanslar bitmiyor
Aynı gün iki ayrı konferansa...
Bebek Sarıyer arasında keyifli bir Boğaz turu
Bebek Sarıyer arasında keyifli bir Boğaz turu
Asuman Dabak, Küba'nın Barbunya Adası'na yaptığı yolculuktan yeni...
ABD-Rus yapımı bölgesel jet geliyor
ABD-Rus yapımı bölgesel jet geliyor
Yıllardır sivil uçak pazarında yeni bir model geliştiremeyen Rusya...
2004'te tıpta bunlar konuşuldu
Her geçen gün yeniliklere imza atan tıp dünyasında bu yıl da çığır...
Süt ve süt ürünlerini çok tüketen kadınlar göğüs kanseri olabiliyor
Yapılan son araştırmalara göre fazla kalsiyum ve hayvansal protein...
Semerkant'ta topik peşinde
'Sofranız Şen Olsun' Ermeni mutfağını anlatıyor. Öyle leziz şeyler var ki,...
Ölümsüz zeytin ağacını ellerimizle yok ediyoruz
Ege ve Akdeniz'in zeytinlikleri acımasızca talan edilerek yazlık siteye...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.