kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cuma
    Cumartesi
  » Aktüel Pazar
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Kazim Kanat @ SABAH
 

İstavrit!...

Biraz önce denizden çıkmıştı. Ölmesin diye su dolu bir leğene konulmuştu. Biraz önce Boğaz'da birlikte yüzdüğü arkadaşlarıyla birlikte gidiyordu. Ölen arkadaşları bir kağıt torbada, yaşayanlar ise içine biraz su konulmuş naylon torbada... Biliyordu ki su dolu naylon torbaya konulsa bile sonu belliydi; Oksijensizlikten ölecekti. Sonra da bir ızgarada ya da yağda kızaracaktı! Afiyet olsun efendim! İstavritin yanında biraz roka ve soğan, elbette rakı... Bizim hikayemiz böyle başladı ama böyle bitmedi. O karanlık günlere dönelim. 12 Eylül öncesine. Beşiktaş'ta Yıldız takımı vardı. Amatördü ama önemli bir futbol kariyeri vardı. Antrenörü ise "Mahallenin ağabeylerinden" Zekai'ydi. Ağabey dedi: "Yarın maçımız çok önemli. Çocuklar kahvede toplandı. Gel biraz moral ver." "Birazdan gelirim" dedim. "Ablan evde istavrit bekliyor. Geçerken uğrar, çayınızı içerim." Elde içi su dolu istavritlerin son kez oksijen soluduğu naylon torbayla kahvenin merdivenlerine dayandım. İşte o an bir istavrit naylon torbayı deldi. Kendini dışarı attı. Elbette öldü. Sonra bir istavrit daha... Naylon torbanın suyunu boşalttım, tüm istavritlerin ölmesini bekledim. Ölmediler... Tekrar torbaya koydum. Birkaç damla su, o istavritleri birkaç dakika daha yaşatacaktı. "Olmadı bu iş" dedim. Merdivenlerden geri döndüm. Amaç istavritleri sokak ortasında dökmeden eve götürmek. Köşeyi döndüm yürüyorum. Kendi kendime söyleniyorum, "yarın maçlarına gider Zekai Hoca ve talebelerine tatlı bir sürpriz yaparım. Böyle daha iyi dedim." Hayalimde kızarmış istavritler ve yanında bir duble rakı. Güüüümmmmmmmm! Kahveden gelen bomba sesi bu. Sonra insanların çığlıkları... Geri dönüp bakamadım. İstavritler sessizce ölürken, insanlar çığlık çığlığa. Oysa ikisi de canlı. Ertesi sabah maça gitmek için evden çıktığım zaman korkunç gerçek suratıma patladı. Aynen o istavritler gibiydim. Bir yudum oksijen alabilmek için sanki naylon torbayı delen bendim. Evet, evet bir istavrit balığı gibi çaresizdim. Hikayenin özeti; Yıldız takımını antrenörü Zekai Hoca talebelerine yarınki maç hakkında konuşma yaparken masanın altına konan bomba patlamış. Takımın yarısı yok! Eğer o istavrit balığı naylon torbayı delip çıkmasa ben de yokum! Çayımı içip çocuklar yarın ki maçı kazanırız derken, ben de havaya uçanlardan biri olacaktım! Simdi söyleyin lütfen; İstavrit balığı benim hayatımı kurtarmak için mi o naylon torbayı delip kendini dışarı attı... Yoksa kendi hayatını mı? Aradan yıllar geçti... Ne zaman Beşiktaş İskelesi'ne gitsem o hüzünlü gün aklıma gelir. Yıldız takımı aklıma gelir.. Zekai Hoca aklıma gelir. Oynanmayan o şampiyonluk maçı aklıma gelir. Size bir şey söyleyeyim mi; o günden sonra Beşiktaş iskelesinin önünde bir daha istavrit balığını leğenler içinde görmedim. Dahası; istavrit tutan balıkçıları...

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
 Birkaç saatliğine patron olmalı!   / 14-11-2004
 İlk harçlığım delikli iki buçuk kuruştu   / 07-11-2004
 Fıska yemiş orfoz gibiyim!   / 31-10-2004
 Ölürken acı çekmeyen tek canlı balıkmış!   / 24-10-2004
 Harman yerinde modern köy düğünü   / 17-10-2004
 Ölümün kıyısında balık avı!   / 10-10-2004
 Ölmekten korkma yaşanmamış hayattan kork!   / 03-10-2004
 Üç Yalçın'dan biri dayak yedi ama kim!...   / 26-09-2004
 İstavrit!...   / 19-09-2004
 Yaşanan hayat duygular değil!   / 12-09-2004
    Aktüel Pazar Yazarlar
    Güncel
    Hobi
    Röportaj
    Gurme
  » İyi Yaşa
Karımı kıskandım ben de kanser oldum
Karımı kıskandım ben de kanser oldum
Emre Altuğ'un son klibinde oyunculuk dersi veren Erol Günaydın,...
Tutku benim pusulam
Tutku benim pusulam
Tahtakale'den aldığı boncuklarla takı tasarlamaya başlayan Tansa...
Yansımalar Pervane'yi tanıtacak
Bab-ı Esrar ve Serzeniş albümleri ile geniş bir dinleyici kitlesine...
Ama Dablam'a çıkan ilk Türk
Dört yıl önce Everest'e tırmanan Tunç Fındık geçtiğimiz günlerde...
Yoksa Anis de mi Bizans'tan?
Bizans tarihinin ünlü uzmanlarının bizden olması gerek. Bizans'ın kültürünü,...
Onlar 'kadrolu akşamcılar'
Rakı tutkunlarının damak tadını bir avuç degüstatör yani tat uzmanı belirliyor.
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.