kapat
   
SABAH Gazetesi
 
    Yazarlar
    Günün İçinden
    Ekonomi
    Gündem
    Siyaset
    Dünya
    Spor
    Hava Durumu
    Sarı Sayfalar
    Ana Sayfa
    Dosyalar
    Arşiv
    Etkinlikler
    Günaydın
    Televizyon
    Astroloji
    Magazin
    Sağlık
    Cuma
  » Cumartesi
    Aktüel Pazar
    Otomobil
    Sinema
    Çizerler
Bizimcity
Sizinkiler
emedya.sabah.com.tr
Google
Google Arama
 
Bu masalın sonu prensese bağlı
Bu masalın sonu prensese bağlı
Seks Fısıltıları

Bu masalın sonu prensese bağlı

Bir varmış, bir yokmuş. Memleketin birinde bir prenses yaşarmış. Prenses hep sarayda, bir fanus içinde yaşadığı için gerçek hayatın, komşu memleketlerdeki hayatların pek farkında olmadan büyümüş. Halbuki onun büyüdüğü zamanlarda ülkesinin birçok bölümü sarayın, devletin ihmaliyle zor günler geçiriyor, halkı sıkıntı çekiyormuş. Prenses büyümüş, serpilmiş. Büyürken de saraya yakın çevrelerden soylu asilzadelerle flörtler, aşklar yaşamış. Ama hiçbir zaman gerçek mutluluğu, gerçek aşkı yakalayamamış. Kaderine razı olup "Gerçek aşk herhalde yok. Yaşanan duygular en fazla bu kadar olmalı" diye düşünmeye başlamış. İşte prenses böyle suni bir dünyada yaşarken, birden bire müthiş bir şey olmuş. Aslında prenses olayın ne kadar müthiş olduğunu başında pek anlayamamış. Prenses, ülkesinin başka bir bölgesinden gelen bir konta aşık olmuş. Kont da prensese. Evet "Mutlu mesut yaşamışlar" demek isterdim ama öyle olmamış. Prenses, kendi yetişme biçimiyle kontunkiler arasındaki farkı çok iyi özümseyemediği, biraz da mağrur olduğu için hiç istemeyerek kontu çok kırmış. Kont prensese birçok defalar "böyle giderse ülkesine geri döneceğini, prensesi terk edeceğini" söylemiş ama prenses pervasızca davranışlarını sürdürmüş. "Nasıl olsa bu aşk bitmez, beni terk etmez" düşüncesiyle bütün hatalarını defalarca tekrar etmiş. Ve beklenen gün gelmiş, kont atına bindiği gibi memleketine geri dönmüş. Kontun gidişiyle prenses müthiş bir mateme bürünmüş, onu eğlendirmek için gelen soytarılar, hokkabazlar, hatta komşu ülkenin prensleri hiç umurunda olmamış. "Keşke kontum yanımda olsaydı da bu hataları yapmasaydım" demiş. Aradan bir müddet geçince ondan haber alamayan prenses tacını, sarayı bırakıp ülkesinin kontun yaşadığı bölgesine gidip yaşamaya, onu anlamaya; o bölgenin insanı gibi davranmayı öğrenmeye başlamış. Ve aradan bir müddet daha geçince konta elçi gönderip artık bu bölgede yaşadığını, onu çok iyi anlamaya başladığını, yaptığı hiçbir hatayı bir daha yapmayacağını söylemiş. Kont ise artık onsuzluğa alışmaya başladığını, bunu becerebilirse, onu bir daha görmeyeceğini söylemiş. Sonra ne mi olmuş; galiba sonrası "Gökten üç elma düşmüş onun, bunun başına" gibi mutlu son olmamış. Son, prensesin gayretine, göstereceği çabaya ve kontu değiştiğine ikna etmesine bağlıymış. İşte hepimiz ilişkilerimizin, elimizdekilerin kıymetini maalesef kaybettiğimiz zaman anlıyoruz. Bizim için ne kadar değerli olduklarını unutup, ilişkiye ve yanımızdakine hoyratça davranıyoruz. İlişkilerin aslında ne kadar nazik, kırılgan olduğunu sevgiyle, ilgiyle, hoşgörüyle beslenmesi, sulanması gerektiğini unutuyoruz. Uyanıyoruz ve at Üsküdar sınırını geçince de "Ver yerini ellere, vur poponu yerlere" misali dövünüp duruyoruz. Mühim olan elimizdeki bizim için kıymetliyse ona gerekli özeni göstermek, onu ve ilişkiyi sarıp sarmalayıp korumak dostlar.

İlişki Cadısı AYŞE

DİĞER GÜNCEL HABERLERİ
 Potalara yeni yıldızlar geliyor
 Engelleri tiyatro, müzik ve resim sayesinde aşıyorlar
 Kuzguncuk semttir set değil
 Artık çocuklar da stresten yakınıyor
 Çırağan'da konferanslar başlıyor
 Türk "Maral"ı Avrupa yollarında
 Newson hayaline kavuştu
 Geceyi gündüze karıştırmayın
 İstanbul'un en güzel balkonları
 Matematik değil hayal gücü
 Delbo'nun acısı ve yaşam aşkı
 Anadol efsanesini herkese anlatacaklar
 Mudo'da rengarenk alışveriş
 Avrupa takvimine Türk kapak kızı
 Köpekler kanserli hastayı kokusundan tanıyabiliyor
 Kısa... Kısa...
 Çarşı Mağazaları adını değiştirdi imajını yeniledi
 Moda haftası kullanma kılavuzu
 Ücretsiz iftar için Fransız Sokağı'na
    Cumartesi Yazarlar
  » Güncel
    Yaşama Dair
    Sinema
    Gurme
BALÇİÇEK PAMİR
Ah şu papatya falları başka bahara kaldı
Türk tasarımcı...
Mutfaklarda diplomalı aşçı dönemi
Aşçılık gözde meslekler arasına girdi. Yeditepe Üniversitesi Gastronomi ve...
 
    Günün İçinden | Yazarlar | Ekonomi | Gündem | Siyaset | Dünya | Televizyon | Hava Durumu
Spor | Günaydın | Kapak Güzeli | Astroloji | Magazin | Sağlık | Bizim City | Çizerler
Cumartesi | Aktüel Pazar | Sarı Sayfalar | Otomobil | Dosyalar
   
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.